Sümer, BDP’lilere Ateş Püskürdü!
“Ben kimin Kürdüyüm!”
Bölge siyaseti hakkında konuşan Sümer, şunları kaydetti:
“Bölge siyaseti çok karmaşık bir siyaset. Dün haberlerde izledim grup toplantılarında söylenenleri; AKP’nin Kürtleri ve BDP’nin Kürtleri diye ikiye ayrıldılar. ‘Peki biz nerenin Kürtleriyiz?’ diye kendi kendimize düşündük. O bölgede çok hırslı siyaset yapıyoruz. BDP’li olmayan hiçbir Kürt, Kürt değil onlara göre. Dini ve ırkı siyasete dahil ediyorlar. 4 dönem milletvekilliği yaptım, bakanlık yaptım. Biz bu ülkenin birlik ve bütünlüğü için çalışıyoruz. Şu an sıkıştım ben, hangi tip Kürt olduğumu bilemiyorum. AKP’li yada BDP’li değilsem, benim Kürtlüğüm, suçum mudur?”
“Özerklik var zaten, daha ne istiyorlar?”
“Bölge sıkıntıya gidiyor. Halk bunu istemiyor. Ben 10 yıldır meclise gitmiyorum. Bir bakıyorum biri diğerine Benim adım Hıdır diyor, ya bunları bırakalım. Bu ülkenin birliği beraberliği nerede? Biz bölünmeye doğru gidiyoruz. Ne olacak şimdi? Özerklik… ne özerkliği bu? Efendim BDP beni temsil etmiyor. BDP’nin ana partisi HEP’in kurucularındandım. O dönem biz, gerçek demokrasi için uğraş verdik. Herkes vardı partide. Kürt, Türk, Laz, Alevi; ama hepsi gittiler şimdi. Ben Paris Kürt Konferansına katılan ilk milletvekiliydim ve bunun için partiden ihraç edildim; ama bizi kullanmak isteyenler var. Bırakın özerkliği. Şu anda özerklik yok mu? Kürt kökenli İl Genel Meclis üyeleri şu anda yerel yönetim görevini yapıyorlar mı yapmıyorlar mı? Yani zaten bu görevi yapıyorlar. Demokratik özerklik zaten var. Daha nasıl özerklik olacak bilemiyorum. Ben Kürt’üm; ama Kürtçü değilim.
“Kürtçe konuşulsa ne olur?”
Kim olursa olsun doğru olan her şeyi söylerim ben. BDP’liler ile arkadaşım; ama baktım gittiğim yol doğru yol değil deyip kenara çekildim. Ülke yanlış yola gidiyor ve bunu bu duruma BDP’liler getirdiler. Biz bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıyız. Bize yanlışlar yapıldı. Asker bizi sıkıntıya soktu. Bölünme korkusu herkes de var, konuşuluyor. Bu ülke bölünmez. Uğraşanlar var; ama uğraşları boşa çıkacaktır. Herkes istediği şekilde anadilini konuşsun, eğitim öğretimini anadili ile yapsın. Okula giderken yabancı diliniz İngilizce, Almanca, Fransızca değil miydi? Ne var yani Kürtçe konuşulsa. Bu işi kışkırtmasınlar. Rahatsız etmesinler o insanları. Hiç kimse o bölgenin üzerinde siyaset yapmasın. Bizim şu anda bölgede yatırıma ihtiyacımız var, işe ihtiyacımız var. Okul yok orada, cehaletimizden dolayı oluyor bunlar. Sulama kanalları yok, Gaziantep’ten bu tarafa kimse bakmamış. 2. sınıf vatandaş olmuşuz.
Benim kanım asildir. Bana sahte Kürt diyenlerin seviyesine düşmem diyerek şunları kaydetti:
“Ben şu anda bölgemde herkesin özgürce konuşmasını, istediği dili konuşmasını istiyorum. Herkes Güneydoğu’nun üzerinden siyaset yapıyor. Bir rahat bıraksınlar o bölgeyi. Siyaset yok, ya AKP’li olacaksın ya da BDP’li olacaksın başka yolu yok. Bizi adam yerine koysunlar. Bizim üzerimize çok oynuyorlar. AKP ve BDP siyaseti hapsetti.
Salih Sümer son olarak önerilerinden söz etti:
“Türkiye Türklerin ve Kürtlerin ortak vatanıdır. Kürtler barış içinde, özgürce bir yurttaş olarak yaşamak istiyorlar. Dil, eğitim, sağlık sorunlarını çözmek istiyorlar. Demokratik bir anayasayı talep ediyorlar. Bölünme fobisinden kurtulmalıyız diyorlar. Horonda, zeybekte bizim ortak kültürümüzdür diyorlar. Kürtlerin ve Alevilerin oyunu almayan hiçbir siyasi parti Türkiye’de iktidar olamaz.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.