İki dilli CHP
CHP’NİN ASIL GÖRÜŞÜ NE?
Kılıçdaroğlu; “Resmi dilimiz Türkçedir... Bizim tek bayrağımız var” deyip, “özerklik” taleplerinin üniter yapıya aykırı olduğunu söylerken, Yardımcısı Sezgin Tankıkulu; “Toplumun bazı kesimlerini şoke etse de, iki dilli hayatı ve özerkliği tartışmaktan yanayız” ifadesini kullandı... Bu durum; “CHP de iki dilli parti oldu” yorumlarına yol açtı... Tanrıkulu’na, Gürsel Tekin’in de destek vermesi, CHP’deki ulusalcıları rahatsız etti.
TANRIKULU NE DEDİ?
BDP’nin gündeme getirdiği “Demokratik Özerklik” tartışmalarına CHP kurmaylarından destek geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, verdiği demeçte, “İki dilli hayatı ve demokratik özerkliği tartışmaktan yanayız” dedi.
CHP’nin Kürt politikasını belirlemek üzere genel başkan yardımcılığı görevine getirilen Diyarbakır Barosu’nun eski Başkanı Sezgin Tanrıkulu, partisinin BDP tarafından gündeme getirilen “iki dilli hayat ve demokratik özerklik” konularını tartışmaktan yana olduğunu söyledi. Kürt raporuyla CHP’nin baskı altında tutulduğunu savunan Tanrıkulu, “Bu görüşler toplumun bazı kesimlerini şoke edebilir. Ancak ifade özgürlüğü sarsıcı fikirler içindir” dedi.
GÜRSEL TEKİN DESTEK VERDİ
Tanrıkulu’nun, “İki dilli hayatı ve demokratik özerkliği tartışmaktan yanayız” açıklamasına CHP’nin ikinci adamı Gürsel Tekin de destek verdi. Tekin, demokratik çerçeve içerisinde her şeyin konuşulabileceğini belirterek, “Türkiye’de keşke 30-40 yıl önce her şey tartışılabilse, konuşulabilseydi. Bir şeyi yasakladığınız sürece onu sorun haline dönüştürürsünüz. Tartışılmak ya da Türkiye’nin sorunlarının konuşulması, tartışılması Türkiye’nin aleyhine değil lehinedir bence. Onun için tartışılmaktan korkulmaz” dedi.
Sezgin Tanrıkulu’nun sözleri ve Gürsel Tekin’in ona verdiği destek, dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na soruldu... Dün, Habertürk televizyonunun canlı yayınına katılan Kılıçdaroğlu; “Demokratik özerklik” tartışmalarına ilişkin olarak şunları söyledi:
“Bizim üniter bir yapımız var. Kim kurdu bu üniter yapıyı? Bizim dedelerimiz kurdu. Emperyalizme karşı savaş verdiler. Mezarlarında yan yana yatıyorlar. Savaşırken ‘sen Türk’tün, sen Kürt’tün, sen Çerkez’din, sen Laz’dın’ diye bir ayrım yapmadılar. Oturup beraber verdiler bu mücadeleyi Biz onların mirasçısıysak onların bize bıraktığı ülkeyi daha da yükseltmemiz lazım, parçalamak değil. Daha fazla kaynaşmamız lazım, bölünmek değil. Onun için eğer ‘Demokratik özerklikten ayrılma’ diye söz ediyorsak bu doğru değil.”
CHP lideri, idari özerkliğin belediyeler yoluyla zaten gerçekleştiğini, ancak bunun siyasal özerkliğe dönüştürülmesinin yanlış olduğunu ve Türkiye’nin üniter yapısına aykırı olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu, “Konuşmalarınızda ‘Kürt sorunu’ kelimesini kullanmamanız bundan sonra da devam edecek mi?” sorusu üzerine ise “Kürt sorunu” ifadesini de kullanabileceğini, ancak olaylara etnik ve dini temelli tanımlamalarla yaklaşmayı doğru bulmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun dünkü bir gazetede yer alan “Kürt sorununa” ilişkin sözlerine ilişkin değerlendirmede de bulundu. CHP’nin, sorunun, öncelikle terör örgütünün teslim olması, ardından toplumsal uzlaşma ile çözülebileceği görüşünde olduğunu tekrarlayan Kılıçdaroğlu, toplumsal uzlaşmanın sağlanması halinde ülkenin kıyı kesimlerinin de buna en büyük katkıyı yapacağına inandığını söyledi.
KAYNAK: YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.