''Erdoğan'ın istemediği hiç bir karar çıkamaz''
“Başbakan’ın istemediği hiçbir karar MGK’dan çıkmaz!”
Kılıçdaroğlu'nun MGK bildirisi için sarfettiği "Hükümetin başarısızlığını tescil etti" şeklindeki sözlerine tepki gösteren Çelik, “Kılıçdaroğlu kendi kifayetsizliğini aynada görüyor sanırım. MGK, Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, hükümet üyeleri ve askerlerden oluşur. Başbakan’ın istemediği hiçbir karar MGK’dan çıkmaz. Kılıçdaroğlu 28 Şubat ile karıştırıyor sanırım. Bize asker bildiri yayınlar ise; AKP’yi muhatap alarak, demokratlık adına buna karşı çıkalım; ama bir başka partiye yönelik açıklamasında hak etmişler diyelim CHP’nin yaptığı gibi. Ben sözcüyüm kardeşim. Asker kendi vazifesini yapsın dedim ben. Siyasetin yapması gereken işe askerler karışmasınlar dedim. Dil tartışmalarına bildiri ile müdahale etmesi, eski alışkanlıkların nüksetmesidir. Bu kabul edilemez" diye konuştu.
“Yargılama yeniden başlatılsın!”
Kılıçdaroğlu’nun, Kayseri’deki yolsuzluk iddialarının hiçbirinin ispatlanmadığını ifade eden Çelik şunları kaydetti: “Savcının hanımı belediyede çalışıyormuş diyorlar. Bu olay, yani Özhaseki’nin Hacı Ali Haburcu’yu savcılığa şikayet etmesi, 4-5 yıl önce oluyor. Savcının hanımı, Büyükşehir Belediyesi’nin Halk Eğitim merkezindeki 115 eğitmenden birisi. 3 ay önce işe girmiş usta eğitmen olarak. Bir Savcı sırf bu iş için eşini orada çalıştırır mı, böyle bir şeye tenezzül eder mi? Bu insanlar savcıya, valiye güvenmiyorlar. Kime güveneceğiz biz? Bugün Kayseri’ye gideceğim. Orada da söyleyeceğim, önce sizde söyleyeyim. CHP’liler; elinizde belge, bilgi, iddia ne var ise yargılamayı yeni baştan başlatın. Savcılığa götürün belgeleri.”
“Tekrar hiçbir şey yok diye iddialar aklanır ise, Kılıçdaroğlu istifa edecek mi? Bu güne kadar Kılıçdaroğlu’nun iddialarının bir teki ispatlanmamıştır. İnsanların şeref ve haysiyetleri ile oynamak ayıptır. Biz çürük elmaları içimizde tutmayız. Bir hata varsa kendimiz görevden alırız hatalı kişiyi.”
“Türkçe’yi okuyamayan Kürtçe’yi de okuyamaz!”
Van Belediye Başkanlığı binasına yerleştirilen Kürtçe tabelalar konusunda Çelik; “Oradaki vatandaşların tabelalar ile bir derdi yok. Benim anadilim Kürtçe’dir; ama ben bile o tabelalarda yazanı anlamıyorum. Türkçe’de de vardır anlaşılamayan bir konuşma tarzı, oradaki tabelalarda öyle anlaşılmıyor. Biz isteyen çocuğuna istediği ismi koyabilir dedik, anadilinizi tabiî ki konuşacaksınız dedik; ama amaç, üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir. Yaklaşım ve sunuş biçimleri yanlıştır. Kürtçü eğilimler Türkçü eğilimleri besliyor. Yani BDP ve MHP birbirlerini besliyorlar” dedi.
“Demokratik devlet: Kendi hataları ile yüzleşebilen devlettir!”
“Anadilini muhafaza etmek ve senden sonraki nesillere bırakmak ırkçılık değildir. Bizim farkımız şudur: 73 milyon vatandaş bir bütünüz biz. Farklı etnisitelere bağlı olabiliriz ama genelden ayrılmayız. Din ve etnisite üzerinden siyaset yapmak ülkeye hayır getirmez. Bugüne kadar asimile edici politikalar uygulanmış. Demokratik devlet; kendi hataları ile yüzleşebilen devlettir. Kürt sorunu benim sorun mudur; ama bu Kürtçülük yapmak anlamına gelmez. Herkes dilini bilsin, öğrensin ve öğretsin. Bir insanın anadilini yasaklamak kabul edilemez.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.