Bahçeli sinir küpü
Konuşmasının başında Kutlu Doğum Haftası etkinliklerine değinen MHP lideri, “Bu hafta milyonlarca Müslüman tarafından paylaşılacak manevi iklim, onların yüksek ahlaka erişmelerine imkan tanıyacaktır. Milletimizi ayakta tutan manevi yapının sarsılmazı, güzel ahlakın zayıflama eğilimi, suçların ve suçluların artışı olarak karışımıza çıkmaktadır. Türkiye bu gün en adi suçların işlenmeye başladığı bir ülke haline gelmiştir. Geleceğimizin teminatı olmaları gereken çocuklarımız ve kadınlarımız başta olmak üzere toplumun büyük kesimi bu olayların açık hedefi haline gelmiştir. Bir ülkede suç ve suçlular artıyorsa yoksulluk, adaletsizlik artış göstermeye başlamış ve sosyal doku yara almış demektir. Otostop yaparak gezen bir İtalya’nın katledilmesi hepimizi derinden üzen ve utandıran bir durum olmuştur” diye konuştu.
Bahçeli’nin konuşmasından bazı başlıklar şöyle:
MEDYA VE HüKüMETİN TUTUMUNU ELEŞTİRDİ
“Hemen her gün işlenen cinayetler, saldırılar, töre katliamları da başbakanın sorumluluğundaki gelişmelerdir. Ulaştığımız bu tablo herkesin başına polis dikemeyeceklerini söyleyerek bu olayları küçümseyen zihniyetin içinde bulunduğu durumu göstermektedir. Hükümetin artan suçları başka ülkelerle mukayese ederek geçiştirmeye çalışması yersizdir. Hadise bütün gerçeğiyle ortadadır. Yoklukla boğuşan yüz binlerce aile içinde şiddetli geçimsizlik had safhadadır. Derin uçurumların yaşandığı bu ekonomik tabloda vicdanlar tahrip olmaya başlamıştır. Yaşanan istismar ve adam kayırma kitleleri ümitsizliğe sevk etmektedir. Bunlarla birlikte zayıflayan inanç ve ahlak değerlerimiz, suçu besleyen bataklık haline gelmiştir. Medyada bu olayların yer alış şekli, süresi ve tekrarı en az hadise kadar toplumu etkileyen ve yaralayan bir olay olmuştur. Kanalların olayları veriş şekli, infiale, karamsarlığa ve bunun yanında suçların sıradanlaşmasına neden olmaktadır. Suçların ve olayların aktarılmasında ölçülü olunmasının olumlu etkiler yaratacağını düşünüyorum.”
EKONOMİDE KARANLIK TABLO
“Hükümete acilen, sosyal, ekonomik ve kültürel tedbirler alma çağrısı yapıyorum. MHP olarak her desteği vermeye hazırız. ülkemiz ve dünya ekonomisinin derin bir bunalım eşiğinde olduğuna yönelik öngörülerimizi önceki konuşmalarımızda vurguladık. Bir çok ülkede gerilim ve kaos hakim olmaya başladı. Mısır, Haiti gibi ülkelerde açlık ve yoksullukla boğuşan halk ayaklanma başlattı. Bulgur pirinç fiyatlarındaki önlenemeyen artış tehlikeli noktaya ulaşmıştır. Fiyatlar böyle devam ettiği taktirde yüz binlerce insanın açlıktan tehlikeye düşeceği gerçeği ortadadır. Fırsatçılarla ve böylesi zamanların değişmez simaları olan vurguncularla ilgili bir tedbir alınmış mıdır? Bu karaborsa ortamından yararlanarak servetine servet katmaya çalışanlar var mı? Sürekli tekrarlayıp durduğu istikrar ve gelişme masalının sonu gelmiştir. Bunun sonunda açlık, yoksulluk ve yolsuzluk vardır. Mutfaklar yangın yerine dönmüş, fiyat artışları orta halli vatandaşımızı gerçek anlamda krize sokmuştur. Saatlerce ekmek kuyruğunda bekleyen vatandaşlarımızın manzarası söylenenlerin bir anlamının kalmadığını göstermektedir. Mazot fiyatındaki artış, zaten zor durumda olan çiftçinin maliyetlerini daha da arttıracak ve dayanılmaz bir hale getirecektir.”
AK PARTİ VE CHP’YE YüKLENDİ
“Anayasa Mahkemesi’nde başlatılan kapatılma davası ile ilgili hukuki süreç bir ayı geride bıraktı. Yargıyı tehdit ederek geçirilen bu süre heba edilmiş ve bir çözüm üretilememiştir. Bu sürecin sorumluluğunun AKP ve CHP’ye ait olduğu tescil edilmiştir. Bu iki siyaset kutbunun karşılıklı istismar anlayışlarının ülkenin bugünkü çıkmaza sürüklenmesinde büyük payı olmuştur. İktidar ve ana muhalefet partisinin milli ve manevi değerleri bu çatışmanın aracı haline getirmesi manidardır. Başbakan krizin geliştiğini ve kemikleşmekte olduğunu görmemektedir. İçinde bulunduğumuz bunalımı sağduyu ile yönetmek yerine bu belirsizlik ortamını siyasi çıkar mecralarına yönlendirme çabasına girmiştir.”
BAROSSO ZİYARETİNİ ELEŞTİRDİ
“Bilinçli bir gerginlik siyasetinin izlenmesi, yargının baskı altına alınması, AB ve ABD’nin müdahalelerin tehdit olarak kullanılması, reform adı altında AB planlarının hayata.. 301 ile ilgili gelişmeler Türklük değerlerine en büyük hakarettir. Barosso, ziyaretinde laiklikten başörtüsüne, demokrasiden parti kapatmaya, Kıbrıs’ta atılması gereken adımlara kadar uzanan konularda müfettiş edasıyla AB’nin ön yargılı bakış açısını ortaya koyan beyanatlarda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararın AB temelinde nasıl olması gerektiğini de izah etmiştir. Türk yargısına gözdağı niteliğinde ikazda bulunmuştur. Türkiye’de demokrasinin yargı vesayeti altına sokulduğunu öne süren çevrelerin demokrasi anlayışı ortaya çıkmıştır.”
MHP AB YETKİLİLERİNE NE DEDİ?
“AB temsilcisi Kıbrıs konusunda da Rum tarafının sözcülüğünü yapmıştır. Limanların Rumlara açılmasını şart koşmuştur. Lokmacı kapısının açılmasına özel atıf yapması ve teşekkür etmesi dikkat çekmiştir. Adada son olarak başlatılan çözüm arayışları sürecin çürük bir zemine oturtulduğunu göstermiştir. AB temsilcileri partimizi de ziyaret etti. Kısa süren görüşmede AB’nin önyargıları ve samimiyetsiz tutumu hakkındaki görüşlerimiz muhataplarına iletildi. Yargıya içeriden ve dışarıdan yapılan müdahalelerin kabul edilemeyeceği, parti kapatma değil, yönetici ve üyelerinin yargılanması ile ilgili anayasa değişikliğinin yapılabileceğini, terörü bölücü amaçlar için kullanan siyasi partilerin bu uygulamaların dışında tutulması gerektiğini dile getirdik. AB’nin dayatmalarından medet umulduğu bilinen bir gerçektir. Hükümet, kendisini iktidarda tutacak, sanal başarılara katkı sağlayacak her türlü tavizi vermiştir. Ama aradığını bulamamış, AB Türkiye’yi dışlayan bir tutum sergileyerek kapıları kapatmıştır. Sanal bir müzakere süreci vardır.”
BAHçELİ’NİN 301 öFKESİ
“özellikle partisi hakkında kapatma davası açıldığından bu yana AB defterinin yeniden açıldığı görülmektedir. AB sevdalılarından oluşan koronun tutumu, hükümetin yüzünü yeniden AB’ye çevrilmesine neden olmuştur. Aylardır dile getirip cesaret edemediği anayasa değişikliğini gündeme getirmesi kendisini kurtarma adımları olarak algılanmaktadır. AB’li dostlarını mutlu edecek bir jest yapmaya hazırlandığı ortadadır. 301 TBMM’ye geliyor. Bu yasanın değişmesi halinde mukaddesatımıza yapılacak hakaretler demokrasimize nasıl katkı sağlayacak. Türklük ve Türk milleti arasında ince bir çizgi var ise yasa mevcut haliyle kalsın. Türklük kavramı tüm Türk milletini kapsayan geniş bir kavramdır. Türklük sadece sınırlarımız içindekileri değil, dünyanın her yerindeki Türkleri içine alan bir kavramdır. Coğrafyaları ve zamanı aşan bir derinlikte bu tanıma uyan her şeyi ihtiva etmektedir.”
TüRKLüK VE MüSLüMANLIK VURGUSU
“Türklük ve Türk milleti arasındaki farkı bilmeden bir düzenleme ortaya atması, bu konudaki cehaletini bir kez daha ortaya koymuştur. AB temsilcilerinin gelişi ile bu konunun gündeme gelmesinin aynı döneme denk gelmesi şaşırtıcıdır. Onun vazgeçeceği değerler bizi ilgilendirmez ama bununla birlikte Türkiye’ye yapılacak kötülük kabul edilemez. Biz hiçbir şey uğruna ne Türklükten vazgeçeriz ne de Müslümanlıktan cayarız. Bunlar bizim için iç içe geçmiş mukaddes hayat pınarları ve yeryüzünde değiştirilmesi mümkün olmayan mana yüklü değerlerdir.”
DEĞİŞİKLİĞİ SUİKAST OLARAK NİTELENDİRDİ
“TBMM istiklal savışımızın verildiği şartlar altında aziz millet varlığımızın korunması için oluşturulmuş bir kurum olarak tarih ve millet karşısında bir sınavla karşı karşıyadır. MHP aziz milletimize yönelik böyle bir suikastın içinde asla yer almayacak, bu tehditle sonuna kadar mücadele edecektir. Bilinmelidir ki Türk milliyetçileri bu tavrı hiçbir zaman unutmayacaklar. Türklüğün hak ettiği itibarı yeniden yasa maddesi haline getirecek sorumlulara hesap soracaktır.”
habervaktim
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.