Kılıçdaroğlu'na 'seviyeli siyaset' şoku!
Denizli ziyareti çerçevesinde DTO'yu ziyaret eden Kılıçdaroğlu, Oda'nın konferans salonunda işadamlarına hitap etti. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından DTO üyelerinin gündemle ilgili sorularına geçildi.
DTO Meclis Üyesi Mehmet Eyüpoğlu'nun, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na kalpazan denilmesinden utanıyorum." demesine üzerine bir partili, "Başbakanın avukatı mısın?" diye cevap verdi.
Buna karşılık Eyüpoğlu, "Ben vergisini veren vatandaşım. CHP 1 trilyonun cevabını ve bunu kamuoyunu tatmine edecek şekilde aydınlanmış değildir. SSK Genel Müdürlüğünüzde neler yaptığınızı tam bilmiyorum." dedi.
Bu sözler üzerine partililer Eyüpoğlu'na tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu ise, "Bütün soruları soracakları ki hiçbir soru yanıtsız kalmasın. Sorunların cevabını vereceğiz endişe etmeyin." diyerek partililerin müdahale etmesini önledi.
CHP'li olduğunu söyleyen bir başka sanayici ise, partililerinin artık meyhane siyasetini bırakarak halkın arasında siyaset yapmasını isteyerek, "Biz halkı anlamadan halktan oy istiyoruz. Yaptığımız her türlü vaatte parti olarak kaynak göstermek zorundayız." dedi.
"SİYASETİ BIRAKACAĞIM DEDİM!"
Sorulara cevap veren Kılıçdaroğlu ise, SSK'nin ilk zararının 1976 yılında çıktığını; dönemin hükümetinin 'Zelenka' adlı bir şirketi araştırma yaptırdığını; ancak bu raporun dikkate alınmadığını söyledi.
Kendisinin, dönemin hükümeti tarafından incelendiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Ben bütün muhataplara şunu söyledim: 'Yapılan bu işlerden Kemal Kılıçdaroğlu sorumludur diye bir cümle bulursanız, mesleği de siyaseti de bırakacağım' dedim. Hiçbir yerde, 'Kılıçdaroğlu sorumludur' diye bir şey çıkmadı. Yolsuzluk olabilir; ama bütün yolsuzlukların üzerine gittik. Babam dahi yapsa hesabını soracağım dedim ve hesabını sordum." ifadelerini kullandı.
"BAŞBAKAN'IN AĞZINDAN PEYNİR EKMEK GİBİ ŞEREFSİZ LAFI ÇIKIYOR"
Temiz siyaseti istediğini dile getiren Kılıçdaoğlu, "Bizim eksiğimiz, hatamız varsa eleştiri gelecek, varsa biz de düzeltiriz. Şu bana yönelttiğiniz eleştiriyi Başbakan olsaydı, şu soruyu sorsaydınız kıyamet kopardı, sizi polisler çıkartırdı. Ağzımdan 'şerefsiz' sözü çıkmamıştır, Sayın Başbakan'ın ağzından peynir ekmek gibi 'şerefsiz' lafı çıkıyor. Söylediklerimin tamamı devletin resmi belgesinde yazan ifadelerdir. Başbakan'a veya AKP milletvekiline 'cibilliyetsiz' demedim, demem de yakışmaz, şerefsiz de demedim. Onlar söylüyorlar, üslubu sertleştiren onlar." dedi.
CHP'nin 1 trilyonun hesabını daha önce açıkladığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti: "O nedir biliyor musunuz? Hazine'den para alırız, harcama yapar ve belgeleriz. 1 trilyonun bir kısmını söyleyeyim, uçak bileti alıyorum, Kılıçdaroğlu yazıyor, eğer CHP Genel Sekreterliği CHP adına almazsa zimmet çıkarıyorlar, zimmetin bir kısmı böyle. Seyahat yapılmış, milletvekili gitmiş, Ardahan'a, Hakkari'ye doğru, 'Ama bu bileti alırken CHP yazacaktı, onun için zimmet çıkardım' diyor. İkincisi işçiler çalışıyor, çıkarmışız, kıdem tazminatı ödeniyor, sonra da 'Bunu da ödeyin denmiş', ödemişiz, Anayasa Mahkemesi 'Ödemeyemezsiniz' demiş. Bu yolsuzluk değil, parayı ödediğimiz belli.
Üçüncüsü sahte belge kullanarak partiden para çekenler olmuş. Ne yapmışız? Mahkemeye vermiş, mahkum olmuş, Anayasa Mahkemesi, 'Bu parayı keserim' diyor, biz icraya vermişiz, davayı açmışız. Ama bizim hiçbir belgemizde tıraş losyonu aldık diye bir fatura yoktur, hangi partinin Anayasa Mahkemesi kararında tıraş losyonu, parfüm aldı diye ceza yazılmıştır? Adalet ve Kalkınma Partisi'nin...''
Kılıçdaroğlu, vaatlerinin hepsinin kaynağının hazır olduğunu sözlerine ekledi.
CİHAN
Siz de diğerleri gibi İngilizce konuşabilirsiniz. Nasıl mı ? Tıklayın !
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.