Mumcu: Kapatma dış güçleri memnun eder
Anavatan, Cumhurbaşkanı Turgut özal'ın vefatının yıldönümü dolayısıyla anma töreni düzenledi. Genel Başkan Erkan Mumcu, Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Keçeciler ve Niyazi Kahveci'nin katıldığı tören, partililerin büyük ilgisine sahne oldu.
Anavatan Genel Merkezi'ndeki anma töreni İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Sinevizyon gösterisiyle özal'ın biyografisine yer verilen program, Genel Başkan Yardımcısı Niyazi Kahveci'nin Kuran-ı Kerim okumasıyla devam etti.
Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Keçeciler'in özal'ın kişiliğinden söz ettiği ve anılarını anlattığı anma töreninde söz alan Anavatan Genel Başkanı Mumcu da gündeme yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Erkan Mumcu, özal'ı lider olarak nitelendirirken, Turgut özal'ın kaygılı ve endişeli bir tavır halindeki toplumu iddialı, rekabetçi bir hale getirdiğini ifade etti. Mumcu, özal'ı ülkenin ilerisini yönettiğini ve kurduğunu belirtti.
AK Parti hakkındaki kapatma davasına da değinen Anavatan Lideri, iktidarı ve muhalefeti konuya yönelik tavırlarından ötürü eleştirdi. Mumcu, AK Parti iktidarını kast ederek, kimilerinin siyasi kaderlerini kurtarmak adına milletin kaderini kumara sürdüğünü iddia etti.
"TüRKİYE'NİN BİRLİĞE İHTİYACI VAR"
ülkenin birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu kaydeden Anavatan Genel Başkanı, kapatma davasının en kesin sonucu olarak; Türkiye'de sivil siyasetin, bürokratik devletin kendisini kovaladığı yerde Batı'nın kucağına oturmaya mecbur edildiğini söyledi. Mumcu, şöyle devam etti: "2 ay zarfında olanlara bakın, bölgenin yeniden yapılandırıldığı dönemde siyasiler ile bürokratların, Anayasa Mahkemesi ile partilerin, kamuoyu ile aydınların çatışmasının kazandıracağı bir vasat değildir. Türkiye'nin birliğe ihtiyacı var, ülke adına söz söyleyen kişilerin akıl, ruh ve gaye birliğine ihtiyacı var.
Dünya ekonomik bunalıma sürüklenirken Türkiye, bu sürecin en çok kaybedeni olmakla yüz yüze hangi tedbiri aldıklarını ve önerdiklerini soruyoruz cevap yok. Türkiye içeride ve dışarıda kritik bir dönemdeyken yapılan tartışma para üzerindeki Mustafa Kemal Atatürk resmidir."
Erkan Mumcu, ilerideki 10 yılda siyasi ve ekonomik anlamda geleceği güvence altına alacak bir siyasetin bulunmadığını savunurken, ülkede din ve laiklik kamplaşmasına gidildiğini iddia etti.
Anavatan Genel Başkanı, "Bunların ikisi birden olamıyor mu, mecbur muyuz CHP'nin tarafında olmaya, mecbur muyuz din ve vicdan özgürlüğünü kısıtlayan dayatmacılığa" diye sordu. Türkiye'nin başka çıkış yolu olabileceğine temas eden Mumcu, Türkiye'nin kendisiyle yüzleşeceğini ifade etti.
Mumcu, AK Parti Hükümeti'nin Siyasi Partiler Yasası'nda yaptığı tek değişikliğin Anavatan'a dönük hazine yardımının engellemek olduğunu söyledi.
"CUMHURİYETİ KöKLEŞTİRMENİN, DEMOKRASİYİ OTURTMANIN YOLU KORUMACI SİYASET ANLAYIŞI DEĞİLDİR"
Konuyu laiklik anlayışına getiren Erkan Mumcu, cumhuriyeti kökleştirmenin, demokrasiyi oturtmanın yolunun 'Korumacı' siyaset anlayışı olmadığına işaret etti. Mumcu, "Kendisini laik devletin bekçisi olarak görenler devlet kudretiyle kültürel transformasyonun gerçekleşemeyeceğini görmelidirler. Evet laikliği koruyalım ancak bireyin özgürlüğünü kısıtlayan bir yapı olarak görmeyelim" şeklinde konuştu.
Mumcu, CHP'nin başörtüsüne yönelik değişiklikleri Anayasa Mahkemesi'ne götürdüğünü hatırlatarak, yüksek mahkemenin iptal yönünde karar vermemesi gerektiğini belirtti.
İktidarı kadrolaşmaktan vazgeçmeye davet eden Erkan Mumcu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün istifa etmesini istedi. Cumhurbaşkanı'nın halk oyuyla belirlenmesi gerektiğini savunan Mumcu, demokrasinin özünün açılması gerektiğini kaydetti.
"KAPATMADAN üLKE ALEYHİNE KARAR ALDIRMAK İSTEYEN ODAKLAR YANİ DIŞ GüçLER MEMNUN OLACAKTIR"
Mumcu, şöyle dedi: "Birileri kapatma kararı alıyor, daha sonra her şey süt liman olcağı söyleniyor. Halbuki kapatmadan ülke aleyhine karar aldırmak isteyen odaklar yani dış güçler memnun olacak.
Türkiye, süreçten ağır yaralar almadan; ekonomik, siyasi ve toplumsal krize tutulmadan kurtulmak istiyorsa sorumluluk altında olanlar bir araya gelecek. Unutulmamalı ki Anayasa Mahkemesi'nden karar aldırmak kolay ancak onu sandıkta tescil ettirmek kolay değildir. Türkiye'nin dayanışmaya ihtiyacı vardır."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.