Bağış'tan Yahudilere taziye

Bağış'tan Yahudilere taziye
Polonya'daki Auschwitz ve Birkenau adlı temerküz kamplarında düzenlenen ''Yahudi Soykırımı Kurbanlarını Anma'' etkinliğine katılan Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Bu Acılar asla bir daha yaşanmamalıdır''dedi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) tarafından Nasyonal Sosyalizm döneminde Polonya'da inşa edilen ve 1,1 milyon Yahudi, Roman ve eşcinselin gaz odalarında öldürüldüğü Auschwitz ve Birkenau kamplarında incelemelerde bulunan Bağış, izlenimleri konusunda AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Antisemitizmin (yahudi düşmanlığı) hiçbir türüne, ırkçılığın hiçbir türüne müsamaha gösterilemeyeceğini'' söyledi.

Bağış, ''Kurbanların ve masumların hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz ve bu acılar asla bir daha yaşanmamalıdır" dedi.

Bağış, Anadolu coğrafyasının uygarlıklar ve dinler beşiği olduğunu ve Anadolu'nun, herbir uygarlıktan, inançtan farklı motiflerle zengin bir kültür oluşturduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu bakımdan, temsil etmekten her zaman onur duyduğum İstanbul, tam anlamıyla bir barış ve hoşgörü sembolüdür. İstanbul'da üç semavi din, İslam, Hristiyanlık ve Museviliğe ait ibadet mekanları bir arada, aynı cadde üzerinde hem de birbirlerinin özgürlüğüne kastetmeden yüzyıllar boyu beraber yaşamıştır. Bu yüzden, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği bir fırsattır ve dünya barışı adına tarihi dönemeçlerden biri olacaktır.''

-"AB'Yİ IRKÇI ZİHİNLERİN KUŞATMASI TEHLİKESİ" -

AB içindeki "ırkçılık tehlikesine" de işaret eden Bağış, barışın önündeki tehditleri bertaraf etmek için kurulan Avrupa Birliği'nin(AB), "Bugün kendi değerlerini dahi özümseyemeyen 1930'lu yılların faşist yöntemlerini kendisine örnek alan ırkçı zihinler tarafından kuşatma altına alınma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna" işaret etti.

Bağış, Avrupa'da Türkler'in, başka ve farklı olmanın etkilerini yaşadıklarını, Türklere gizli ya da açık (siz farklısınız ve bizim aramızda yer alamazsınız) denildiğini ifade ederek, ırkçı ve hastalıklı zihinlerin Avrupa Birliğini, felsefesini ve demokrasiyi kirletmeye hakkı olmadığını kaydetti.

Avrupa'daki "hastalıklı zihinlere " verilebilecek en güzel cevabın Avrupa Birliği değerlerine, demokrasiye daha fazla sahip çıkmak olacağını vurgulayan Bağış, bu hastalığın tek ilacının Türkiye'nin AB üyesi olmasıyla iyileşebileceğini söyledi.

-"TÜRK DİPLOMATLARI YAHUDİLERİ NAZİ REJİMİNDEN KURTARDI" -

Nasyonal Sosyalizm döneminde Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde görev yapan Türk diplomatlarının Nazi rejiminin hedef aldığı Yahudileri korumak ve kurtarmak için kendi canlarını tehlikeye attıklarını anımsatan Bağış, "Başta Selahattin Ülkümen, Necdet Kent ve Namık Yolga olmak üzere tüm diplomatlarımızla gurur duyuyoruz"dedi.

Türkler ve Musevilerin 600 yıl boyunca dostluk ve işbirliği içinde yaşadıklarına işaret eden Bağış, Osmanlı İmparatorluğu'nun yüzbinlerce Musevi'ye kapılarını açtığını, İkinci dünya savaşı sırasında da Türkiye Cumhuriyeti'nin Yahudiler için güvenli bir sığınak olduğunu, Atatürk zamanında pek çok Musevi profesör, bilimadamı ve sanatçının Almanya'dan Türkiye'ye davet edildiklerini kaydetti.

-"İSRAİL YÖNETİMİNDEN ÖZÜR VE TAZMİNAT BEKLİYORUZ" -

UNESCO'nun düzenlediği "Yahudi Soykırımı(Holokost) Kurbanlarını Anma" gününe katılan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Filistin'e insani yardım götüren Mavi Marmara gemisinde yaşamlarını yitiren Türk vatandaşları için Türk halkının ve hükümetinin, bugünkü İsrail yönetiminden özür ve tazminat beklediğini ifade ederek, İsrail yönetiminin, bu konudaki haksız ve inatçı tavrını anlamanın tarihi perspektifle uyuşmadığını söyledi.

Auschwitz ve Birkenau adlı temerküz kamplarında gördükleri ve duyduklarının "çok korkunç ve ürkütücü" olduğunu belirten Bağış, ''Allah başka hiçbir millete ve ülkeye böyle acılar yaşatmasın" temennisinde bulundu.

Bu arada Auschwitz ve Birkenau temerküz kamplarındaki incelemeleri sırasında Bağış, eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, UNESCO Genel Direktörü İrina Bokova, Fransa'nın UNESCO Büyükelçisi Rana Yade, İsrailli Rabi Mair Lau ve Bosna Hersek Büyük Müftüsü Reis-ul Ulema Mustafa Çeri ile sık sık bir araya gelerek görüş teatisinde bulundu.

Bağış, Schröder ile karşılaştığında, Başbakan Merkel'in Kıbrıs Rum kesimine ilişkin açıklamalarını hatırlatarak, "Umarım siz şansölye Merkel'e, Kıbrıs'ın tarihi hakkında bir ders verirsiniz " diyerek sitem ettiğini söyledi.

Schröder'in beklemediği bu sitem karşısında bir süre sustuğu ve ardından "benim Almancam, inglizcemden dahi iyidir" diyerek sohbeti başka bir konuya çevirmek istediği gözlendi.

Bu arada, Polonya'daki Auschwitz ve Birkenau adlı temerküz kamplarında düzenlenen "Yahudi Soykırımı(Holokost) Kurbanlarını Anma"etkinliğine katılan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve beraberindeki heyet, törenin ardından akşam geç saatlerde Türkiye'ye dönmek üzere Polonya'dan ayrıldı.

AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.