'Torba tasarı bahane ediliyor'
Dinçer, TBMM Genel Kurulunda, milletvekillerinin, ağırlıklı olarak kamunun vergi ile sosyal güvenlik prim alacaklarını yeniden yapılandıran, çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler içeren, ''Torba Tasarı''nın üçüncü bölümü üzerindeki sorularını yanıtladı.
Bir milletvekilinin, ''Torba tasarıyı protesto etmek için Ankara'ya gelen sendika üyelerine yönelik Ankara Valisinin kente alınmamaları yönünde verdiği karara katılıyor musunuz? Bu karar ileri demokrasinin neresiyle bağdaşıyor'' sorusuna Dinçer, ''İdari olarak herhangi bir ilin valisinin verdiği kararla ilgili olarak benim bir değerlendirme yapmam söz konusu değil'' yanıtını verdi.
''İşçilerimiz bir sorun gördüklerinde veya bir haksızlığa muhatap olduklarında özgürce gösteri yapabilirler'' diyen Dinçer, şöyle devam etti:
''Bunları hukuka uygun olarak yapmak şartıyla her türlü gösteride ve ortaya koydukları tepkide yanlarındayım ve onları desteklerim ama şu anda 'Torba' kanunu protesto etmek için yapılacağı söylenen gösterilerde, bu kanundan çok sendikal hak ve özgürlüklerle ilgili meseleler dile getirilmekte ancak 'Torba' kanun bahane edilmektedir. Burada da böyle bir çelişki görüyorum. Hakikatten işçiler, daha çok sendikal hak ve özgürlük talebinde bulunmaktadırlar. Bu talepler çok doğru taleplerdir. Biz de zaten 'AB ve ILO'nun standartlarına uygun Türkiye'de her türden işçi hak ve özgürlüğünü sağlamaya hazır olduğumuzu' ifade ediyoruz. Ne yazık ki bazı işçi gruplarımız ve sendikalarımız da buna itiraz ediyorlar. Bu açıdan bakıldığında işçi hak ve özgürlükleriyle ilgili konuda bugün gösteri yapan sendikalarımızla beraber aynı şeyi düşünüyor olmakla birlikte sendikalarımızın tepkilerini bize gösterecek olmalarını çok doğru bir yaklaşım olarak değerlendirmiyorum.''
İşçiler sendikal hak ve özgürlük olarak ne istiyorlarsa bir fazlasını vermeye hazır olduklarını belirten Dinçer, ''Yeter ki işçi sendikaları bu konuda bize destek versin. Bu amaçla yapılacak gösterilerin muhatabının biz değil bu işe karşı sendikalar olması gerektiğini ifade etmem gerekiyor. Bu konuda biraz haksızlığa uğradığımız kanaatini taşıyorum'' diye konuştu.
''İntibak'' meselesiyle ilgili sözlerinin istismar edildiğini ifade eden Dinçer, ''Her zaman biraz da ihtiyatlı şekilde intibak konusu çalışacağımızı, bir model geliştirirsek ancak meseleyi kamuoyuyla paylaşacağımızı söyledim'' dedi.
İntibak meselesini incelediklerini anlatan Dinçer, bu meselenin teknik olarak bile çözülmesi imkansız bir sorun olarak gözüktüğünü söyledi. Dinçer, ''Getireceği ek maliyetlere de bakıldığı zaman kamu sosyal güvenlik sisteminde dengeleri alt üst edecek bir sonuç ortaya çıkarıyor'' diye konuştu.
-''YÖNETİCİLERİ GÖREVDEN ALDIM...''-
Dinçer, emniyet sınıfına alınan mahalle ve köy bekçilerine ek tazminat ödenmesinin, aynı durumda bulunan milyonlarca memura haksızlık olacağını söyledi.
Özel güvenlik elemanlarının maaşlarının, devlet tarafından belirlenmesinin hukuken yanlış olacağını savunan Dinçer, özel güvenlik elemanlarının çalışma koşullarının serbest piyasa şartlarında belirlendiğine dikkati çekti. Asgari ücretin belirlenerek, ilan edildiğini anımsatan Dinçer, ''Bunun altında çalıştırılmaları mümkün değil. Böyle bir şikayet varsa bunu bilelim takibini yapalım'' dedi.
''Torba Tasarı'' ile kamu alacaklarına ilişkin hususların düzenlendiğini belirten Dinçer, kamu dışı alacaklar konusunda da ilgili kurumun talebinin gözönünde bulundurulduğunu anlattı. Dinçer, esnaf kredi kooperatiflerinin, kredi alacaklarıyla ilgili bir yapılandırma talebi olmadığı için kapsama alınmadığını ifade etti.
Bakanlıkta, küçük yaştaki çocuğunu sigortalı hale getirdiği belirlenen yöneticilerin görevinden alındığını anlatan Dinçer, sadece alt düzeydeki memurlara ''kınama'' cezası verildiğini anlattı. Dinçer, ''Hatta bu maksatla bir kurum başkan yardımcısı, birçok il müdürü veya il müdür yardımcısını görevden aldım. Bu konuda kurumsal olarak yapılmış hatanın karşılığı neyse o verilmiştir ama onun dışındakileri takip etmesi gereken ben değilim. Kurumda bu tip sigortalı varsa onların sigortalılıkları iptal edilmiş, haklarında ilgili yerlere bilgi verilmiştir'' diye konuştu.
-''SAKAT DÜZENLEMELER...''-
MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş tasarının üçüncü bölümü üzerinde yaptığı konuşmada, ''Devlet kamu görevlerini yürütmede, AKP iktidarları döneminde ehliyetin, liyakatin yerini yine bu dönemde idari görev yapmış olmak, sarı sendikaya ve belirli gruplara üye olmak şartlarının aldığını'' öne sürdü. Öğretim üyesi atamalarında bu durumun sık sık yaşandığını ileri süren Durmuş, ''YÖK Başkanı ne iş yapar, Cumhurbaşkanı partizanlığı görmemekte midir? Partizanlığın bu kadar yaygın kullanıldığı öğretim üyesi alımında, her birey için adres tarifi yapıldığı ikinci bir dönem görülmemiştir'' diye konuştu.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ''Torba Tasarı'' ile İşsizlik Fonu'nda biriken paranın başka alanlarda harcanmasının önünün açıldığını ileri sürdü. Tasarıyı eleştiren Tuncel, ''Burada sosyal adaletten, emekçinin hakkının korunduğundan bahsetmek mümkün müdür? Burada sosyal devlet olgusu yoktur. İşsizlik Fonu'nu ranta dönüştürme yaklaşımı vardır'' dedi.
AK Parti Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay da şahsı adına söz alarak, tasarı ile yapılacak bazı düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Kinay, tasarıyla öğrencilerin staj imkanlarının genişletildiğini anlattı. Kinay, kısmi süreli çalışan sigortalıların eksik kalan günlerini tamamlayabileceklerine de dikkati çekerek, ''Aslında tüm sendikaların bu düzenlemeye destek vermesi lazım'' dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu ise tasarıyla getirilen hükümlerin, ''emeğe, sosyal devlete duyarsız AKP zihniyetini yansıyan sakat düzenlemeler'' olduğunu ileri sürdü.
Kısa çalışma yaptırmaya yönelik maddelerin, emekçilerin hak kaybına uğramalarına neden olacağını savunan Hacaloğlu, ''AKP iktidarı altında ülke yoksulluk ve işsizlikten kırılıyor. Toplumsal barış çatırdıyor. Sosyal devlet adeta çökertildi. Orta sınıf denilen kesim de yoksullaşıyor. Kendi eseriniz olan bu toplumsal çöküşü görmemezlikten gelerek, emeği daha da ezen yasalar çıkarmaya devam ediyorsunuz'' diye konuştu.
Tasarının üçüncü bölümünde yer alan maddelerin görüşülmesine başlandı.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.