CHP'den ilginç çıkış!
Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki mitingde Türkiye aleyhine pankart açanlara 'besleme' açıklamasına göndermelerde bulunan Kaleli, "Hiçbirimiz besleme değiliz. Besleme olmaktan çıkmak istiyoruz" diye konuştu.
BESLEME OLMAKTAN ÇIKMAK İSTİYORUZ
Partisinin Bursa İl Başkanlığında düzenlediği işsizlik konulu basın toplantısında konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Meclisi Üyesi Sena Kaleli, Türkiye'de resmi rakamlara göre 4,5 milyon olan işsizliğin gerçekte 10 milyon civarında olduğunu söyledi. Besleme olmaktan çıkmak istediklerini kaydeden Kaleli, "Hükümetin beslemesi değiliz. Vatandaşlarımız onuruyla gururuyla yaşamak hakkına sahip olmak istiyor. Her gün iş bulma umudumuz daha çok azalıyor" dedi. Türkiye'nin AK Parti iktidarında, işsizliğin en yüksek bulunduğu 25. ülke olduğunu söyleyen Kaleli, ''Uyuyan bir toplum olmak istemiyoruz. Uyutulan bir toplam olmak hiç istemiyoruz. Gandi'nin bir sözü var, 'Eğer toplumlar uyuyorsa uyardırmak kolaydır ama uyumuyor da uyuyor gibi yapıyorsa işimiz zordur.' Biz artık uyuyor gibi yapmaktan çıkmak zorundayız'' diye konuştu.
BAŞBAKANIN BESLEME SÖYLEMİ ÇOK AĞIR BİR SÖYLEM
Başbakan Erdoğan'ın KKTC'deki deki mitingde Türkiye aleyhine pankart açanlara ?besleme' açıklamasına göndermelerde bulunan Kaleli, Bugün Başbakan, KKTC vatandaşları haklarını talep ettiklerinde, kendi isteklerini ortaya koyduklarında, (Onlar birer besleme) diyebiliyor. Besleme sözcüğü bugün KKTC vatandaşına söyleniyorsa yarın yoksulluğa mahkum edilmiş, yoksullaştırılmış vatandaşlarımız, "Biz gerçek özgürlüklerimizi, haklarımızı, işimizi, aşımızı istiyoruz dediklerinde onlara Başbakan'ın ne söyleyeceğini düşünmek bile istemiyorum. Bu çok ağır bir söylemdir. Bu besleme söylemi hiçbir basın mensubunun, vatandaşın atlamaması gereken, önemle üstünde durulması gereken bir söylemdir'' dedi.
Kaleli, artık hiçbir kuruma hiçbir kişiye güvenerek yaşamaması gerektiğini belirterek, "Sadece özgüvenle kendimiz olmamız lazım. Kendisi olan toplumlar sonunda özgürlükleri de demokrasiyi de elde edebiliyorlar, kendilerine de zulmedenleri göndermeyi becerebiliyorlar. Toplumun kendisinin kendisi gibi varolması gerektiğini, hiçbir kimseye inanmadan güvenmeden kendi haklarını savunması gerekliliğine inanıyoruz" diye konuştu. Bir gazetecinin "Bu ülkede bazı kurumlardan medet umanların olduğunu mu söylüyorsunuz" sorusunu cevaplandıran Kaleli, "Hayır hiçbir zaman böyle birşey gerçek değildir. Çok destek verdiğiniz destek gördüğünüz kurumlar her zaman hepimiz için olmuştur. Cumhuriyetin kuruşunda bile dayanışma söz konusudur. Halkımız toprakların kazanması için mücadele etmiştir. Biz de bütün batıdaki insanlar da aynı desteği vermiştir. Destek vermeyi sürdürmeyiyiz hepimiz bireyiz" diye konuştu.
TAHRİR MEYDANI'NDAKİ GİBİ İNSANLAR HAK ARADIĞINDA 301 DEN Mİ YARGILANACAKLAR
Balyoz Davası kapsamındaki tutuklanmaları da değerlendiren Kaleli, tutuksuz yargılanabilecek insanların haksız yere tutuklandığını ve ailelerin perişan edildiğini belirtti. Kaleli, "Gencecik arkadaşlarımızın ailelerinin büyük çabalarla yetiştirdiği insanlar tutuklandı. İnsanları bu kadar üzmek bu kadar perişan etmenin ne kadar doğru olduğu konusunda hepimiz çok endişeliyiz. İnsanlar hak ve özgürlüklerini arayabilirler. Tahrir Meydanı'nda olduğu gibi insanlar hak aradığında da aynı mahkumiyetlerimi yaşayacaklar. Herkes farklı düşünebilir diyorsak 301'den niye insanları yargılatmaya çalışıyoruz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu, bu nasıl bir tutarsızlıktır, bu nasıl bir çelişkidir. Bana olunca böyle sana olunca öyle nasıl olmaktadır. Bu tutarsızlıkları sorgulayın. Gazeteciler de önlerine gelen haberleri sorgulasın, geçmişini irdelesin. Öğüt vermiyorum ama sadece temenni" diye konuştu.
İMAM HATİPLİLER DE SİGORTALI OLACAK
CHP iktidarında, tarımda kullanılan mazottan ÖTV alınmayacağını ve çiftçinin yeniden ayağa kalkacağını, tarıma verilen desteğin kanunun emrettiği sınırların altına inmeyeceğini, Ziraat ve Halk Bankalarının özelleşmeyeceğini anlatan Kaleli, sadece tarım sektörünün değil, KOBİ'lerin de finansman açısından destekleneceğini, meslek lisesi ve yüksekokul mezunlarının tam zamanlı sigortalı sayılacağını, yüksek öğretimde okul-sanayi işbirliği sağlanarak iş güvencesinin yaratılacağını ve kadın girişimcilerin iş hayatına tekrar kazandırılması için destek ve özel olanakların sağlanacağını söyledi. Toplantının sonunda bir gazetecinin, ''Türkiye'de imam hatip liseleri de meslek lisesi kapsamında. Onlar da tam zamanlı sigortalı sayılacak mı'' sorusuna Kaleli, ''Ne kadar meslek lisesi varsa gayet tabii ki dahil olacaktır'' yanıtını verdi.
habertürk
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.