Bakanlar Kurulu'nda ne konuşuldu?

Bakanlar Kurulu'nda ne konuşuldu?
Bakanlar Kurulu sona erdi. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek kameraların karşısına geçerek soruları cevapladı.

Çiçek, KKTC'de yapısal bir reform yapılması gerektiğinin altını çizdi. Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Çiçek, 2 Martta KKTC'de yine bir miting yapılacağını hatırlatarak, bu konunun Bakanlar Kurulu'nda görüşülüp görüşülmediği yönündeki sorusu üzerine, KKTC'nin demokratik bir ülke olduğunu, orada miting yapılabileceğini, bu mitingin yapılıp yapılmamasının kendi izinlerine ve onaylarına bağlı olmadığını kaydetti. Çiçek, kendilerinin Türkiye aleyhtarı, Türkiye'nin hak etmediği bazı haksız suçlamalara karşı bir tavır ortaya koyduklarını ifade etti. Türkiye ile KKTC ilişkilerinin bir menfaat değil, bir kardeşlik ilişkisi olduğuna işaret eden Çiçek, KKTC'ye 1974'ten bu tarafa hem siyasi hem ekonomik hem diplomatik en büyük katkıyı vermiş bir iktidar olduklarını kaydetti. Çiçek, KKTC'nin 18 ülke temsilciliğinin açıldığını ve Avrupa Konseyi'nde 2 milletvekili ile temsil edilir duruma geldiğini vurguladı. KKTC'ye, Türkiye'nin en büyük destek programının AK Parti iktidarı döneminde gerçekleştiğini anlatan Çiçek, ''Bizden evvel genellikle KKTC'ye yapılan katkı azami 200 milyon dolar civarındadır. Halbuki şimdi ortalama 600 milyon dolar Türkiye yıllık katkı vermektedir. Yüzde 300'ün üzerinde bir ekonomik katkı AK Parti döneminde gerçekleşmektedir. Bunun da Kıbrıs'a olan yansımaları ortadadır, turizmden altyapı yatırımlarına kadar.'' dedi. Cemil Çiçek, KKTC'nin, Güney kesiminden geri kalmaması için çalıştıklarını ve yapılan yardımların bir protokol çerçevesinde gerçekleştiğini kaydetti. Çiçek, yardımların, cari harcamalarda kullanılması durumunda, Güney kesimi ile olan açığın daha da artacağını vurguladı. KKTC'nin 2010 yılındaki son memur maaşlarının ödenmesinde sıkıntı çıktığını ve 2011 yılı yardımlarından avans kullandırıldığını ifade eden Çiçek, KKTC'de yapısal bir reformun yapılmasının gerekli olduğunun altını çizdi. Çiçek, Kıbrıs Hava Yolları'nın THY ile ortak olduğu dönemde kar eden bir kuruluş olduğunu, daha sonra ise zarar ettiğini ve şu anda tasfiye olduğunun altını çizdi. Çiçek, kendilerinin Kıbrıs Hava Yolları'nın zarar ettiğini görerek yetkilileri zamanında uyardıklarına işaret etti.


Cemil Çiçek, Başbakanlık Merkez Bina'da yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gündeme yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Balyoz Davası ile ilgili bir soru üzerine Çiçek, "Konunun önemini şahsen kabul ederim. Gerçekten önemli bir gelişmedir. Ancak bu yargısal faaliyettir. Dolayısıyla yargısal faaliyet, toplumun gündeminde ve tartışılıyor olması, hükümetin de gündeminde de olacağı anlamına gelmez." dedi.
Söz konusu tartışmalarla ilgili yapılabilecek hukuki usul ve esasların Ceza Muhakemesi Kanunu'nda belli olduğuna dikkat çeken Çiçek, yapılabilecek işin, karara karşı bir başka mahkemede tutukluğa itiraz olduğunu kaydetti.
 
    Yargısal bir konuyla ilgili tartışmalarda hükümetten ceza beklemenin, hükümeti yargısal faaliyetin merkezine çekmek olacağını ve bunun yanlış olduğunu vurgulayan Çiçek, şöyle devam etti: "Biz, bu yargısal faaliyetin tümüyle dışındayız. Tutuklama talep eden yargının bir unsuru savcı, kararı veren mahkeme. Buna da itiraz edilen yönler varsa bu tutuklamaların haksız olduğu, doğru olmadığı, hukuksuz olduğu ya da gerek olmadığı yönünde bir kanaat varsa bunun da karara bağlanacağı yer bir yargı merciidir. Onun için bizim bu konuyla ilgimiz yok. İçeriğiyle ilgili de zaten ayrıntılı bilgimiz yoktur. Onun için mahkeme ne karar verirse biz de kamuoyuyla beraber bunu bileceğiz ve netice ne ise onu hep beraber görmüş olacağız. Onun için Bakanlar Kurulu gündeminde tutuklamalarla ilgili herhangi bir konu hükümette görüşülmemiştir görüşülmesi de doğru değildir.'' dedi.

    Bakan Çiçek, Başbakan Erdoğan'ın, Genelkurmay Başkanı ile ilgili Bakanlar Kurulu'na bilgi verip vermediğine ilişkin soruyu yanıtlarken de şunları kaydetti: ''Sayın Genelkurmay Başkanımız, Sayın Başbakanımız ile evet görüştü, bu doğrudur. Zaten kapalı bir görüşme de değildir. Bu görüşme herkesin gözü önünde Başbakanlık Ofisi'nde gerçekleşmiştir. Tabiatıyla bir Genelkurmay Başkanı ile ülkenin Başbakanının görüşmesi, varsa bir kısım talepleri, beklentileri bu konuyla ilgili veya başka konularla ilgili bunun görüşülmesi kadar tabii bir şey yoktur. Bu görüşmenin yapıldığı doğrudur. Ama içeriği ile ilgili de burada bir görüşme yapılmamıştır."

    "HSYK AÇIKLAMA YAPMALI"
    Diğer soruyla ilgili de Cemil Çiçek, "HSYK bir açıklama yapar. Öyle zannediyorum yapmalıdırlar. Bu konu eğer kamuoyunda tartışılıyorsa. Ama bildiğim bir şey var. Başkanlıkları değişen mahkemelerle ilgili ifade edeyim ki mahkeme başkanları bildiğim kadarıyla oy birliği ile değişti. Bu önemlidir. Orada çoğulcu bir yapı var. Danıştay'dan gelen var. Yargıtay'dan gelen var, ilk derece mahkemelerinden gelen var. Başka yerden gelen var. Barolardan gelen var. Demek ki orada hakikaten oy birliği ile çıktığına göre 21 kişilik kurulda bir konu oy birliği ile karara bağlanıyorsa ortada değişmeyi gerektirecek bir durum vardır demektir. Onu herhalde HSYK kamuoyunda böyle bir tereddüt varsa bunu ortadan kaldırmak da onların görevidir. Açıklama yaparlarsa iyi olur. Bu sorunun cevabını ben veremem. Kamuoyunda bir tereddüt kalmasın HSYK bir açıklama da yapsın uygun görüyorsa." ifadelerini kullandı.


habervaktim.com / ajanslar

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.