Kılıç, Ergenekon ve Balyoz'a dikkat çekti!

Kılıç, Ergenekon ve Balyoz'a dikkat çekti!
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, 28 Şubat post-modern döneminde arzu edilen siyasi yapının oluşmadığını ve siyasetin dizayn edilemediğini belirterek, toplum mühendisliği çalışmalarının ellerinde patladığını söyledi.

Daha fazlasının Ergenekon ve Balyoz'da yapılmaya çalışıldığını vurgulayan Kılıç, dönemin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i, dayatılan talimatlara göre hareket etmekle suçladı. TRT Radyo 1 'haber-yorum' programına konuk olan Kılıç, Demirel'e atfedilen, "Erbakan heba olmuş dahi" sözünü eleştirerek, öyle olmadığını vurguladı. Erbakan'ın siyasete katkılarının, Demirel'in siyasete katkılarından çok daha ileri düzeyde olduğunun altını çizen Kılıç, Demirel ile birlikte siyasete girenlerin tamamının siyasetten millet tarafından tasfiye olduğunu; Erbakan ile birlikte siyasete girenlerin ise tasfiyeye maruz kalmadığını belirtti. 27 Nisan E-muhtıra bildirisini "buçuk müdahale" olarak nitelendiren Kılıç, 28 Şubat döneminde bütün gazetelerin karikatürize olduğunu savundu. Refah Partisi'nin laiklik açısından kesinlikle bir tehdit olmadığını dile getirdi.

Kılıç, Erbakan'ın sistem muhalifi değil hataları eleştiren biri olduğunu ifade etti. Sadece yüksek yargının değil, Demirel'in de kendisine dayatılan talimatlara göre hareket ettiğini ve bunların dışına çıkamadığını vurgulayan Kılıç, Demirel'in yaptığı şeylerin de hatırlanması gerektiğini kaydetti. 28 Şubatçıların siyaseti dizayn edemediğini anlatan Kılıç, Atatürk'ün Cumhuriyetinin çeyrek yüzyıl geriye gittiğini söyledi. 28 Şubatın, 2001 ekonomik krizine zemin hazırladığını, AB sürecini sekteye uğrattığını, demokrasiyi dumura uğrattığını vurgulayan Kılıç, "28 Şubatçıların arzu ettiği siyasi yapı oluşmadı. Siyaseti dizayn edemediler. Toplum mühendisliği çalışmaları ellerinde patladı, pimi çekilmiş bir bomba gibi. Ve nihayet daha fazlasını Ergenekon'da, Balyoz'da, Ayışığı'nda, Eldiven'de yapmaya çalışanlar oldu. Onlar da deşifre oldu. Laik Cumhuriyeti korumanın yolu postallarla çiğnemekten, tanklarla üzerinden geçmekten geçmiyor. Sandıktan çıkanın 'başımın üstüdür' demekten geçiyor. Asker-sivil ilişkilerini düzeltmekten geçiyor." dedi.

Bu işin darbelerle olmayacağının, biraz sancılı travmalarla anlaşıldığını dile getiren Kılıç, 28 Şubat'ın demokrasiye büyük zararlar verdiğini ama uzun vadede ise katkılar sağladığını savundu. 28 Şubatçıların yargılanma taleplerine ilişkin olarak Kılıç, "28 Şubat, o dönem benim kanaatime göre mahkum edildi. Evet yargılanabilir, bunun gereğini savcılar, hakimler yerine getirebilir. Ama önemil olan vicdanlarda yargılanıp yargılanmadığıdır." diye konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 27 Nisan E-muhtıra bildirisini yayımlayan eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın neden yargılanmadığına yönelik açıklamalarını değerlendiren Kılıç, Büyükanıt'ı mahkum ettirmeye çalışmalarının tek nedeni olduğunu belirterek, "Bildiriye ayakta alkış tutan sayın Baykal'dı, sayın Kılıçdaroğlu'ydu, Onur Öymen'di, CHP'nin o dönemki yöneticileriydi. Onların Büyükanıt'ı mahkum ettirmeye çalışmalarının tek nedeni vardır; niye bildiriyi yayımlamakla yetindin de tankları sokağa indirmedin. Hükümet karşı bildiriyi ortaya koyup 'otur oturduğun yerde' dediğin zaman daha da olayın üstüne gitmedin. Niye başladığın işi bitirmedin. CHP, Büyükanıt'a niye bildiri yayınladın diye tepki koymuyor. Bildirinin gereğini niye fiiliyatta yerine getirmedin diye tepki koyuyorlar. Dolayısıyla CHP'nin demokrasi, özgürlük, milli irade halk vurgusu her zaman sahte ve iki yüzlü bir vurgudan ibaret kalmaya devam edecektir." şeklinde konuştu.

CİHAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.