Şimdi de Erdoğan'ı hedef aldılar!
Seçim çalışmaları kapsamında Diyarbakır'da bulunan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, önemli açıklamalarda bulundu. İmralı'da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan'ın ev hapsine alınması ile ilgili tartışmalarını değerlendiren Demirtaş, hükümetin yaklaşımının son derece yetersiz ve konuyu anlamaktan uzak olduğunu iddia etti. Kürt sorununun Abdullah Öcalan'ın ev hapsine alınmasından ibaret olmadığını ifade eden Demirtaş, "Ev hapsi gündeme geldiğinde bazı çevreler Kürt sorunu Öcalan'ın ev hapsinden ibaretmiş gibi bir tartışma yürüttü. Başbakan da böyle bir şey ifade etti. Bu doğru değil. Kürt sorununun çözümünün kolaylaşması için bu formulü önerdik. Sorunun muhataplarından biri olan Öcalan'ın cezaevi koşullarının düzeltilmesi bizce önemli olur. Kürt sorununun çözümünün kolaylaşması için bu tür gelişmelerin olması lazım. Yoksa Kürtler'in sorunu kültürel, sosyal, ekonomik, siyasal sorunlardır. Fakat bu sorununun çözümüne giderken sorunun muhatapları ile kurulan ilişki önemlidir. Sivil toplum örgütleri ve DTK'nın yaptığı çağrı budur. Yoksa sayın Öcalan'ın ev hapsine alınması Kürt sorununun çözüldüğü bittiği anlamına gelmez. Kürt sorununun çözümünü kolaylaştıran gelişmeler olur bunlar. Tabii ki hükümet bu konuları değerlendirmek durumundadır" şeklinde konuştu.
"AMACIMIZ HÜKÜMETE DOĞRU YOLU GÖSTERMEK"
PKK'nın eylemsizlik kararını bozmasıyla ilgili değerlendirme yapan Demirtaş, "Ateşkes ilan eden de, bozulacaksa bozan da BDP değil. Biz demokratik siyasetin gelişmesinden yanayız. Her zaman bunun tarafı oluruz. Ateşkesi korumak hükümetin elindedir. Bizim gördüğümüz budur. Hükümet bu konuda eylemsizliğin bozulmaması için çaba sarf etmelidir. Bunun için güven verici ve somut adımlar atmalı. Bu BDP'nin şartı değildir. Ateşkes ile ilgili şartları biz koymayız. Bunun muhatabı da biz değiliz. Bizim amacımız hükümete doğru yolu göstermektir. Hükümet şuan tek bir üslup kullanıyor. Hükümet ortamı yatıştırmalıdır. PKK'nın ve Öcalan'ın yaptığı açıklamalardan şunu anlıyorum, hükümet ortamı gerecek siyasi operasyonlar yapmasın, sokaklarda kadınları coplamaktan vazgeçerse tansiyon düşer. Bununla birlikte Nevruz sonrası bu gelişmeleri gözden geçirir. Tabi bunun kararını verecek biz değiliz" dedi.
"BAŞBAKAN GÖZÜNE BİZİ KESTİRMİŞ"
Kürt sorununun seçimlere heba edilmemesi gerektiğini söyleyen Demirtaş, "Oy küçük bir hesaptır. BDP olarak biz böyle bir hesabın içinde olmalıyız. Sokaklarda ve dağlarda gerilimin olmasını istemeyiz. Bizim ile AKP arasında bir gerilim var. AKP bizim taleplerimize karşı sürekli sert ifadeler kullanıyor.
Başbakan istiyor ki BDP, AK Parti'nin politikalarına 'evet' desin ve biat etsin. Biz doğru bulduğumuza 'doğru', yanlışa da 'yanlış' deriz. Bizim kendimize has bir tutumuz var. Bunu beğenmeyebilir. Ama bu onun bize hakaret ve tehdit etmesine gerekçe değildir. Diğer partilerin genel başkanlarının söylemleri çok daha sert ve hakaretvari olmasına rağmen onlara böyle sert ifadeler kullanmıyor. Ama BDP'yi gözüne kestirerek tehdit ediyor. Böyle konuşarak milliyetçi oyları toplamaya çalışıyor. BDP gerilimin tarafı değildir. BDP sokakta, dağda gerilimden taraf değildir. Hükümet bunları gözden kaçırmak için her türlü gerilimi BDP'nin sırtına yüklemeye çalışıyor" şeklinde konuştu.
"KİMSE KİMSEYİ TASFİYE ETMESİN"
AK Parti'nin bazı partileri baraj altına düşürmek için gözünü milliyetçi oylara diktiğini iddia eden Demirtaş, "Biz tüm partilerin parlamentoda olmasını isteriz. MHP'nin barajı aşıp aşmaması gibi bir derdimiz yok. Ama Başbakan Kürtler'den fazla oy alamayacağını anladığı için gözünü MHP'nin oylarına dikti. Milliyetçi oylar ona daha kolay geliyor. Milliyetçi ulusalcı kesimler var. Bu kesimler birbirini yok eden politikalar üzerinde durmamalıdır. Bu kesimler diyalog kurarak, birlikte var olmayı düşünmeli. Kimse kimseyi tasfiye etmek için uğraşmamalı. Bu ülkede farklı bir çatışmaya yaratır" iddiasında bulundu.
CHP'nin Kürtçe'nin okullarda seçmeli ders olarak okutulması ile ilgili çalışmalarını olumlu bulan Demirtaş, "CHP'deki bu değişim bizce kötünün iyisidir. Olumlu bir gelişme. 80 yılda CHP ancak bu kadar yol alabildi" şeklinde konuştu.
habertürk
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.