Bayraktar kim, Kılıçdaroğlu olayın neresinde?
Taşgetiren ardından da “Bu yapıya Türkiye'nin emanet edildiğini düşünün bir. Yandı gülüm keten helva denir bu durumlarda” tespitinde bulundu.
Taşgetiren’in, bugün yaşananları özetin özeti şeklinde aktardığı yazısı şöyle:
CHP: Sorunlar yumağı
12 Haziran'da 70 milletvekili çıkaracak olan İstanbul gibi bir il.
CHP'nin yeni yönetimi olarak, üstelik İstanbul'dan belediye başkan adayı (Kemal Kılıçdaroğlu) iradesiyle, üstelik İstanbul'un eski il başkanı (Gürsel Tekin) iradesiyle, daha 53 gün önce, üstelik, Doğan Grubu'nun başından alarak ve bir yığın eleştiriyi göğüsleyerek bir il başkanı tayin ediyorsunuz ve o şahıs istifayı basıyor. İstifayı basarken, "Hem beni il başkanı seçtiniz hem de arkadan iş çeviriyorsunuz" gibi bir suçlamada bulunuyor. Nasıl bir yönetim bu?
-Kılıçdaroğlu, Mustafa Balbay'ın CHP'den aday olmasına "Mustafa Balbay adaylık için CHP'yi tercih ederse bundan memnun oluruz" diyerek yeşil ışık yakıyor. Böylece Süheyl Batum'un "Ergenekon sanıklarının adaylığı" konusundaki kefaletine ilk onay verilmiş oluyor. Nasıl bir avukatlık bu?
-Kılıçdaroğlu ODATV'nin sahibi Soner Yalçın gözaltına alındığında Meclis Grup konuşmasında "Yandaş değildir adı gibi Yalçın'dır" takdiminde bulunuyor. Nasıl bir kefalet bu?
-Ve İklim Bayraktar (Kaleli) ismi etrafındaki olaylar...
Soner Yalçın'ın Halk TV'yi alma girişimi.
Yalova Milletvekili ve CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin, rivayete göre "kafayı bulmuş halde" İklim Bayraktar'ın "kapısına dayanması", o günkü MYK toplantısında olan bitenden dolayı genel başkanına yönelik öfkesini seslendirmesi, Bayraktar'ın CHP'yi korumak maksadıyla bunu haber yapmadığını söylemesi... (Nasıl bir milletvekilliği bu, nasıl bir gazetecilik bu?)
İklim Bayraktar'ın Baykal'la görüşmesi... Görüşme ile ilgili "asılma" iddiası.
Asılmayı, kocasının tavsiyesi üzere, İklim Bayraktar'ın (sadece) Gürsel Tekin'e söylemesi, oradan Soner Yalçın'a uçması, bu arada Soner Yalçın'ın telefonları dinlendiği için meselenin polise-savcıya intikali...
Baykal'ın, bir kere daha olan biteni "komplo" olarak tanımlaması... Taciz iddiasını reddi.
Taciz iddiasının, Soner Yalçın çevresi tarafından, Halk TV'nin hisselerini elinde bulunduran Baykal ve yakınlarına (Halk TV'nin hisseleri nasıl geçmiş Baykal ve yakınlarının üzerine, o da ayrı bir mesele) yönelik şantaj olarak kullanıldığı iddiası.
İklim Bayraktar'ın Habertürk'te Fatih Altaylı'ya, "Her şey dinleme kayıtları halinde savcının elinde tespit edilmiş durumda. Yarın bunlar açıklanırsa Gürsel Tekin istifa edecek mi bakalım" diyerek meydan okuması...
Bütün bunların başına, Baykal'ı genel başkanlıktan eden, Kılıçdaroğlu'nu CHP'nin başına geçiren malum kaset operasyonundaki belirsizliği koymak gerekiyor...
Baykal diyor ki:
"Bu son taciz iddiası, eski kaset operasyonunun da Kemal Kılıçdaroğlu ile alakalı olduğunu ispatlamak için oluşturulmuştur."
Bu da belirsizliği gidermiyor ne yazık ki... Aktörlere bakıldığında Baykal'ın izah tarzında kim nereye oturuyor, çözmek mümkün değil.
İklim Bayraktar kim, Kılıçdaroğlu işin neresinde, Gürsel Tekin neresinde, Soner Yalçın neresinde, senaryoyu kim yazdı, neden operasyonda Kılıçdaroğlu genel başkanlığa layık görüldü, neden Baykal alta düştü, Soner Yalçın, bunca gizli dünyaya vukuf marifetine sahipken, neden bu işin dinlemeye takılacağını akıl edemedi, yoksa dinlemeye takılsın diye mi telefon trafiğine servis yapıldı, yoksa bir başka güç, herkesle mi oynuyor, herkesi mi senaryoda istihdam ediyor?
İş bu manzara bizde ana muhalefet manzarası...
Yani, üç ay sonra yapılacak seçimde, Türkiye'yi yönetmeye hazır olduğu farz edilmesi gereken kadronun manzarası...
Çıksın söylesin Sayın Kılıçdaroğlu, eğer olan bitene gerçekten vakıfsa, ne olup bittiğini...
En önce de, Baykal nasıl bir kaset operasyonuna maruz kaldı ve o operasyonun içinden birkaç saat aralıkla neden kendisi çıktı, onu izah etsin.
Evet, CHP sorunlar yumağı. CHP toz duman.
Ne fikirler planında durulmuşluk ve ahenk söz konusu, ne ilişkiler planında...
Bu yapıya Türkiye'nin emanet edildiğini düşünün bir.
Yandı gülüm keten helva denir bu durumlarda.
Seçimlerde CHP iktidar olsun, Süheyl Batum seçilsin ve Adalet Bakanı yapılsın...
Ne olur?
Ya Ergenekon davasının sanıkları seçildiğinde ne olur?
İnsan ister istemez "Yazıldıysa bozulsun" demekten kendini alamıyor.
BAYKAL: ‘Benimle açıkça birlikte olmak istedi’
Oda TV yazarı İlkim Kaleli’nin taciz iddiasıyla ilgili Haber Türk’te yaptığı açıklamalara Deniz Baykal’dan çok sert cevap geldi.
Baykal şunları söyledi: “Avukatım son hazırlıklarını yapıyor, Birkaç gün içinde suç duyurusunda bulunacak.Televizyonda anlattıklarının gerçeklerle ilgisi yok, yalan yanlış birçok şey anlattı. Birçok soru yanıtsız kaldı... Soruların bazılarına yanıt vermedi, bazılarını da geçiştirdi. Mesela beni evimden defalarca aradı mı aramadı mı? Evine davet etti mi? Meclisteki ilk ve tek görüşme, özel kalem müdirem ve korumam üzerinden oldu, onlar şahit. Ve o görüşmede bana önce bazı gazetecilerle ilgili öyle şeyler anlattı ki, inanılır gibi değildi. Sonra da açıkça benimle beraber olmak istediğini söyledi.
Kafaları karıştıran çelişkili bir portre: İklim Bayraktar
Diyor ki bana “Kafan iyi mi” demiş... Böyle birşey olabilir mi? Kıyameti kopartırım, kavga ederim ne hakla böyle bir şey söyleyebilir? Ayrıca madem ben onu taciz etmişim madem cazibesine kapılmışım, o zaman neden defalarca davetlerini reddettim? Gece gündüz defalarca arıyor. Hatta bir gece telefon açıp bana gel konuşalım dedi. Eşinin evde olmadığını söyleyerek evine çağırıyor. Telefonla aramasının sebebi ne? Kameraya kasete almak için çırpındı. Komplo peşinde koştuğu açık. Buna hiç tereddüdüm yok. Üstelik sadece benimle ilgili de değil... Kemal Kılıçdaroğlu’na da bir komplo peşinde... Bunun arkasında kimler var bilmiyorum... Tabii bir de büyük balık meselesi ne, onun açıklığa kavuşması lazım...”
GÜN GÜN TACİZ İDDİASI
24 Ocak - İklim Kaleli ve Deniz Baykal TBMM’de görüştü.
26 Ocak - İklim Kaleli tacizi Gürsel Tekin’e söyledi.
26 Ocak - Gürsel Tekin, hemen Soner Yalçın’ı aradı.
26 Ocak - Yalçın, Kaleli’yi arayınca dinlemeye takıldı, taciz öğrenildi.
14 Şubat - Oda TV operasyonu yapıldı.
15 Şubat - Baykal-Kılıçdaroğlu görüştü.
21 Şubat - Kemal Kılıçdaroğlu, İklim Kaleli’yle görüştü.
3 Mart - İklim Kaleli gözaltına alındı.
Baykal’dan CHP liderine eleştiri: ‘Kılıçdaroğlu bana haber vermeliydi’
CHP eski lideri Deniz Baykal dün NTV’de de İklim Kaleli’nin iddialarını yanıtladı. Baykal, Kaleli’nin görüştüğu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi: “Ben onun yerinde olsam o kişiyi kulağından tutup çıkarırdım odadan, sonra da adı geçen kişiye haber verirdim.”
Baykal, iddialar arasında yeralan “AKP’li bir üst düzey yönetici” hakkında belgeler verileceği ve Kaleli’nin “Size büyük balığı getireceğim” sözleri konusunda da şunları söyledi:
“Büyük balıktan kasıt ben değilim. Bu iktidardan herhangi bir isim de değil. İktidarın en önemli ismi olduğuna hiç şüphe yok. Asıl medyanın, siyasetin üzerine gitmesi gereken de budur.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.