21 Mart ve sonrasına dikkat!

21 Mart ve sonrasına dikkat!
Kahramanmaraş Eski Milletvekili Ökkeş Şendiller, PKK-KCK terör örgütünün seçime doğru “eylemselliğe” hız verme kararı aldığını hatırlatarak, çok önemli uyarılarda bulundu. Türkiye’nin “zora sokulmak istendiği” dönemlere

“Bildiğiniz gibi, DHKP-C (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi), TİKKO (Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu), MLKP (Marksist Leninist Komünist Partisi), MKP (Maoist Komünist Partisi), THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) gibi örgütler, bir araya gelerek PKK terör örgütüne lojistik destekte bulunma kararı aldılar. Bu çok önemli bir gelişme. Yapılmak istenen şudur; PKK eylemsizlik kararına son verirken, bir yandan bu örgütlerin desteğini aldı, bir yandan da İmralı’nın çağrısı doğrultusunda Meclis’te bir takım atraksiyonlara girişti. BDP yaklaşık üç aydan beri gerginlikleri, gerek Grup’ta gerekse Meclis’te çıkışları ile tırmandırmaya çalışmaktadır. Bu çıkışlar, Anayasal düzeni kökünden sarsmayı hedeflemektedir. Meclis’te bütün bu tahrik edici çıkışlara rağmen ki özellikle Hasip Kaplan’ın bir Milletvekili’ni hedef alarak ‘siz bittiniz, sizi defterime kaydediyorum’ çıkışı Meclis’teki en büyük pervasızlıklardan biridir. Bu vekiller, böyle bir tehditte bulunma gücünü nereden almaktadır? Ve bu tehdidi kimler adına yapmaktadır? Burada şunun da altını çizmek lazım; gerek KCK terör örgütünün sokaklarda yaptığı saldırı ve eylemler, gerekse Meclis’teki bu cüretkar çıkışlar, hem iktidar hem muhalefet tarafından muhatap alınmamak sureti ile oyuna gelinmemiş olsa da, bu süreçte iş çatışmaya doğru gitmektedir. 
Özellikle 21 Mart ve sonrası gerek KCK’nın sokak eylemleri gerekse PKK tarafından yapılacak saldırılar seçim sürecini inkıtaya uğratmayı ve gerginliği çatışmaya dönüştürerek, kaos ortamı meydana getirmeyi hedeflemektedir. Zaten BDP’nin aday belirlemesinden tutun, seçim organizasyonuna kadar hepsini KCK ve PKK yapmaktadır.
Eğer çatışma ortamı çıkmaz ise BDP’nin Meclis’e adım atması zorlaşacaktır. Çünkü, bölge halkını mağduriyetlerine inandırmaktan başka şansları yoktur. Sonucu ancak böyle alabilirler.
SİVİL ANAYASA İÇİN!..
Hepimiz görüyoruz ki bu seçim, son 50 yılın en önemli seçimidir. En hayati seçimidir. Çünkü, iktidar ve muhalefet adeta ortak bir ses olarak seçim sonrası ‘Sivil Anayasa’dan bahsetmektedir. 12 Haziran seçimleri Türkiye’nin cunta anayasasından kurtulup, sivil anayasaya geçmesini sağlayacak sonuçlar verebilir. Sivil bir Anayasa ise darbecilerin ve darbe heveslilerinin umutlarının tükenmesi anlamına gelecektir. O günü milletimiz hasretle beklemektedir. Sivil anayasa, Erken kalkanın millete ve milli iradeye karşı darbe gerçekleştirme heves ve düşüncesini sona erdirecektir. Yine Sivil Anayasa, özgürlükleri, fikir ve inanç hürriyetini, söz ve basın hürriyetini bahane ederek, kendi düşüncesini dayatmak isteyenlerin de sonu olacaktır. Bu bakımdan, sivil bir Türkiye’nin inşa edilmesinden rahatsız olan darbeci zihniyetler ve balyoz anlayışları da tasfiye edilmiş olacaktır. Türkiye’nin, Türk insanının üretmek gibi bir derdi yoktur. Türk insanı, dünyanın en büyük krizlere sürüklendiği anlarda, dönemlerde takır takır ihracat yapmış, üretimi tırmandırmıştır. Türkiye ekonomik problemlerini mutlaka aşar. Önemli olan Türkiye’de demokratik düzenin devam etmesi, her kurumun Anayasal sınırları içinde kalmasının sağlanmasıdır. Türkiye huzurlu ve istikrarlı bir döneme kavuştuğu anda, hayal bile edilemeyecek noktalara erişecektir. Ayrıca milli iradenin sisteme hakim olduğu ve sivilleşmenin yerine oturduğu bir Türkiye haline geldiği anda model bir ülke olacaktır. Çevremizdeki baş döndürücü gelişmeler Türkiye’yi model ülke olmaya zorlamaktadır. Dolayısı ile bu gelişmeler tarihi misyonumuzu ve vizyonumuzu öne çıkaracak, Türkiye önce bölgesinde arkasından dünyada lider ülke konumuna gelecektir. Yeni Anayasa’nın yapılması bu kadar önemli ve hayatidir. İşte bundan dolayı, Türkiye’nin gelişmesini istemeyen statükocu güçler, her türlü provokasyonu planlamaktadır. Türkiye’nin bu gelişmesine tahammül edemeyen emparyalist güçler de oyunlarını bu tezgahlar üzerine kuracaklardır. Buradan bütün milletimize çağrıda bulunuyorum…Biz bu filmleri daha önce seyrettik. Bunlar bir takım provokasyonları tezgahlarlar faturayı da halk çocuklarına çıkartırlar. Bunun için devletimiz her türlü tedbiri süratle almalıdır. Yoksa milletimiz bu oyunlara gelmeyecek kadar sağduyu sahibidir. İrfan sahibidir. Esas tezgahın bir tarafı da 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumun sonuçlarıyla ilgilidir. Türkiye’deki statükocular, emperyalizmin maşası haline gelmiş örgütler ve onların maşaları, referandum sonuçlarını hazmedememiştir. Bu bakımdan, 12 Haziran’da yapılacak seçimlerin bir çatışma ortamına girmeden, salimen gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Eğer milletimiz, bağımsız ve hür iradesi ile reyini kullanacak bir ortam bulursa, 12 Haziran sonrasında ne Balyoz koalisyonu ne de PKK-KCK’nın hedefleri gerçekleşir.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.