“Genetik yapımızda malı götürmek yok!”
Doç. Dr. Murat Mercan, Libya da yaşananların oyun olması ve Türkiye’nin bu duruma seyirci kalması konusunda şu sözleri söyledi:
“ Türkiye’nin sadece Cumhuriyet değil Osmanlı tarihine bakınca da sömürgeci millet olup, malı götürmediğini görürüz. Her gittiği yere medeniyet ve uygarlık götürmüştür. Bugün dünyanın süper gücü de olsak zihni ve genetik yapımız, tarihimiz, dokumuz malı götürmeye engel olur. Türkiye şunu diyor: ‘ Siz sivil halkın güvenliğini sağlayacak, bombalanmasını önleyecek kararlar alın, gerisine Libya halkı karar versin. Dışarıdan müdahaleye karşıyız, Türkiye’nin pozisyonu tam da bu.
Tv8’de Ankara Temsilcisi Erkan Tan’ın hazırlayıp sunduğu Erkan Tan ile Başkent’ten programına bugün TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Murat Mercan konuk oldu ve Libya konusunda Türkiye’nin yerine yönelik önemli açıklamalarda bulundu.
“ NATO’nun doğru kararlar alması Türkiye’ye bağlı!”
Osman Pamukoğlu’nun; ‘ NATO diye bir örgüt var. Bu artık askeri değil ticari bir örgüt. Bunlar da en sonunda Amerika, NATO ne istiyorsa onu yapacaklar.’ açıklamasına yönelik Doç. Dr. Murat Mercan ‘Bunu en son söylemesi gereken kişi Pamukoğlu’ dedi ve ekledi:
“Bu söylemin alternatifi Türkiye NATO’dan çıksın olacak. Böyle bir şey olamaz. Ticari örgüt dendiğinde yanlış olur. NATO yanlış kararlar almış olabilir. Bünyesinde olursanız düzeltebilirsiniz. Bu NATO operasyonu olmadığı için Türkiye rolünü kullanamadı. Bu yaşananların hiçbiri doğru değil. NATO süreci tek doğru tarafı bu olanların.”
“Olanların tümü yanlış!”
Fransız İçişleri Bakanı’nın Libya’da yaşanan olayları haçlı seferine benzetmesi üzerine açıklamalarda bulunan Mercan şu sözleri kaydetti:
“ Maalesef bazı zihinlerin arkasında bu düşünceleri görmek bizi üzüyor. Aceleci kararlar alınması meselenin samimiyeti konusunda endişeyi arttırıyor. Birleşmiş Milletler kararlar aldı. Uçuşa yasak bölge kararı, Silah Ambargosu ve Sivil halkın korunması kararları. Ancak 24 saat içinde Libya’ya saldırıldı. Fransa Dışişleri Bakanı ve Rusya’nın kullandığı tabirleri hepimizin kulağına kar suyu kaçırdı tabii.”
“ NATO süreci, olanların tek doğru tarafı!”
“ BM Konsey kararının alınması: BM’ye üye olduğu için kararları tanımalıyız. Paris’te yapılan toplantıda operasyon kararının alınması: Buralara Türkiye çağrılsa idi olaylar bu noktaya gelmezdi. Bir maddede NATO’nun sürece dahil olması. İlk defa doğru iş yapılıyor. NATO’da alınacak her kararda Türkiye’nin veto hakkı var. Biz evet demeden bir karar çıkamaz. Bir karar NATO’dan çıkar ve uygulanır ise Türkiye’nin itiraz etmediği ortadadır. Eğer BM konsey kararı uygulanabilir ise tek hedef Libya halkının korunması olacak.”
“Yöneticiler duyarsız kaldı; sivil, masum talepler komplolara dönüştü!”
Mercan; Tunus, Mısır ve Libya’da yaşananlardan sonra sıra Türkiye’de mi? senaryolarına da açıklık getirdi ve şu açıklamalarda bulundu:
“Bu tür tartışmaların entelektüeller tarafından konuşulmasında fayda var. Devlet senaryolar üzerinden değil reel durumlar üzerinden yönetilir. Komplo teorilerini dinlemek iyidir. Ancak bunun üzerinden yorum yapmak bana yakışmaz. Olayların başlangıcına bakacak olursak, Tunus’ta başlayan, Mısır’da, Libya’da devam eden olaylar zinciri ile karşı karşıyayız. Başlangıçta halkların ortaya koyduğu sivil taleplerdi. Yöneticiler duyarsız kaldı, barışçıl dönüşüm olsa idi bu senaryolar olmazdı. Komplo var ise halkın arasında değil yöneticiler tarafındadır.”
“Libya liderinin batı liderleri ile ilişkileri masumane mi?”
“ Libya’ya gelene kadar gergin; ama barışçıl dönüşümler yaşandı. Sonuç olarak ordu ile halkı çatıştıran tabloyu ilk defa Libya’da gördük. Libya kabile devleti olduğu için çatışmalar sert oluyor. Öte taraftan, Libya liderinin batı liderleri ile yakın ilişkileri var. İşte bu yüzden sert tepkilerin arkasında komplolar aranır ise makul karşılarım. Olaya 3 kategoride bakmak lazım: 1) Halkların halkça paylaşım talepleri, 2) Libya’daki sert çatışmaların talepleri, 3) Mezhep çatışmaları. Libya’da bu durumda ateşlenmeye çalışıldı. Bütün Ortadoğu’ya yayılma durumu var. Ateşler yanarsa Ortadoğu’yu durdurmak zor.”
“ İroni’ye bakın!”
“ Bugün Trablus’ta açık olan 3-5 büyükelçilikten biri de Türkiye. ABD’nin bile elçilik işlerini Türkiye Büyükelçiliği yürütüyor. Sen operasyon kararı alıyorsun, bölgede ekonomik riskleri olan bölgeyi sürece dahil etmiyorsun. Gazetecilerin tutuklanınca Türkiye’ye muhtaç kalıyorsun. Ülkenin konsolosluk ihtiyaçlarını, başka bir ülkenin diplomatlarına devir ediyorsun, ironiye bakın. Bu nasıl bir çelişki?”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.