Ergün: Nükleer enerjiye geçilmemesi eksiklik
Bakan Ergün, bir dizi etkinliğe katılmak üzere geldiği Mersin'de, partisinin il teşkilatını ziyaret etti.
Konuşmasının ardından bir partilinin Mersin'in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli beldesinde yapılması planlanan Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili tepkilerin olduğunu hatırlatması üzerine, Bakan Ergün şöyle konuştu:
''Doğru işler, doğru zamanda müzakere edildikçe daha doğru sonuçlar elde edilir. Şimdi Japonya'daki kaza bütün dünyada duygusal iklim meydana getirdi. Toplumlar enerji ihtiyaçlarını muhtelif kaynaklardan karşılayacaklar. Dünyanın birçok ülkesi de enerji ihtiyacını nükleer kaynaklardan karşılıyor. Bugün Fransa'nın enerji ihtiyacının yüzde 80'ininden fazlası nükleer enerjidir. ABD'nin yarıya yakını ihtiyacını nükleerden karşılıyor. Birçok ülkede durum böyle. Bugün zannedersem 40 civarındaki ülkede nükleer santral var. Türkiye'de şimdiye kadar nükleer enerjinin kullanılmamış olması ve nükleer enerjiye geçilmemiş olması büyük bir eksiklik. Ama buna şu veya bu nedenle karşı çıkanlar da var. 'Rüzgar ve güneş enerjisi var' diyenler var. Ama rüzgarın ve güneşin toplam enerji ihtiyacı içerisinde karşılayacağı pay ne olabilir? Tüm bunların hesabını iyi yapmak lazım. Tabii ki rüzgardan da güneşten de enerji elde ediliyor ve edilecektir de. Ama rüzgar, güneş ve su gibi kaynaklar tek başına bizim gibi ülkelerin enerji ihtiyacını karşılamaya yetmez. Bizim enerji güvenliği ve maliyetleri açısından nükleer enerjiyi muhakkak hayata geçirmemiz lazım.''
-''DUYGUSAL İKLİMDEN YARARLANMAK İSTİYEBİLİRLER''-
''Elbette uygun teknoloji, güvenlik şartları, işletme yöntemleri ve lokasyon, hepsi birden ele alındığında bu teknoloji, Türkiye'nin enerji ihtiyacında kullanılacak bir teknolojidir'' diyen Ergün, şunları kaydetti:
''Şimdi Japonya'daki kazanın akabinde konuyu ne kadar bilimsel ve rasyonel bir şekilde tartışırsak tartışalım, insanlar bu duygusal atmosferdeki kararlarını ve düşüncelerini daha farklı bir şekilde ortaya koymaktadır. Çernobil kazası olduğunda, kazanın akabindeki zamanda tartışmalar farklı oldu. Ama Çernobil kazasından sonra bile dünyada 100'e yakın nükleer santral yapıldı. İnsanlar nükleer santralden vazgeçiyor değiller. Japonya'da tsunaminin ardından çıkan problemden sonra Japonlar nükleer santralleri kapattılar mı? Ne oldu yani? Japonya'da nükleer santraller çalışmıyor mu? Öyle bir şey yok. Almanya'da, ABD'de, Fransa'da enerji ihtiyaçları nükleer santralden karşılamıyorlar mı? Sadece ömrü dolmuş ve teknolojisi eskimiş nükleer santrallerle ilgili süre uzatma düşünceleri olanlar, bu düşüncelerinden vazgeçtiler. 'Ömrü dolmuş olanları kapatacağız' dediler. Yoksa hiç kimse nükleer santralinden vazgeçmedi.
Ama şimdi seçim atmosferinde Japonya'daki felaketin üzerine bu konuyu Türkiye'de tartışanlar, duygusal iklimden de yararlanarak konuyu politik bir hale dönüştürmek isteyebilirler. Biz o atmosferin içine girerek tartışmak durumda değiliz. Biz bilimsel, rasyonel, Türkiye'nin ve dünyanın gerçekleri ekseninde konuyu ele alacağız. Birisi bizi o duygusal iklimde tartışmaya çekmeye çalıştığında yapacağımız şey, rasyonel bir sonuç çıkmayacağı için o tartışmanın içine girmemek olmalı. Biz bilimsel platformlarda toplumla bunu müzakere etmeyi benimsiyoruz.''
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.