Türkeş CIA ajanı mıydı?
Habervaktim yazarlarından İrfan Sönmez, “MHP’yi CIA kurdurdu” iddialarına açıklık getirdi. 68 kuşağı öğrenci hareketlerinin iki aktif ismi Sarp Kuray ve ömer Gürcan’ın geçtiğimiz günlerde ortaya attıkları iddiaları değerlendiren Sönmez, Kuray ve Gürcan’ın, katıldıkları televizyon programında derin devletin Türkiye tarihindeki izlerine yönelik ilginç tespitlerde bulunduklarını belirtti. Sönmez, her iki gençlik önderinin, 60'lı yılların sonundan başlayarak Türkiye'yi darbelere, muhtıralara götüren olayları ABD'nin provokasyonlarına bağladıklarını hatırlatarak önemli tespitlerde bulundu.
“BİZE 3.5 DARBE BORCUNUZ VAR”
Türkiye’nin, NATO'ya girmesinin ardından ABD'nin asker üzerinden siyaseti yönlendirdiği gerçeğinin altını çizen Sönmez, “Nitekim 1 Mart tezkeresinin ret edilmesi üzerine, bazı asker bürokratların Pantegondan aranarak ‘bize 3.5 darbe borcunuz var, borç böyle mi ödenir’ diye azarlandıkları dönemi anlatan kitaplarda iddia ediliyor. Ama ABD'nin etkisi son 50 yılda meydana gelen olayları izah etmeye yetmez” dedi.
“ABD BüROKRASİYE RUSLAR SOKAĞA HAKİMDİ”
Sönmez, soğuk savaş döneminde Sovyetlerin sıcak denizlere inmek için Türkiye'de oynadığı oyunlara da şöyle dikkat çekti: “Türk solunun o dönem kullandığı sloganları,kullandığı bayrakları hatırlamakta fayda var. Orak çekiçli Rus bayraklarıyla yapılan gösteriler,her fırsatta dile getirilen Sovyet sempatisi-Sovyetlerin-dönemin sol gurupları üzerindeki etkisini gösteriyordu. Hatta ABD bürokrasiye ne kadar hakimse, Sovyetler de sokağa o kadar hakimdi. Kuray ve arkadaşlarının görmek istemedikleri nokta budur. Sağ'ı ABD'nin kullandığı bir hareket olarak takdim edip, Solu-Ulusal-değerlerin müdafii gibi göstermek, bütün bağlantılarını darbeci askerlerden ibaret göstermek tam bir çarpıtmadır. Kuray'ın Sol'un dinle ilgili pozisyonunu değerlendirirken yaptığı öz eleştiri daha gerçekçiydi. Solun dini bilmediği, sosyolojik boyutunu idrak edemediğine dair muhasebesi yerindeydi. Bugün Anadolu'nun bir çok kesiminde sol denince akla din düşmanlığının gelmesi, Sol’un din karşısında konumlanan bir küfür ideolojisi olarak görülmesi bu yüzdendir.”
TüRKEŞ CIA AJANI MIYDI?
Sönmez, Kuray ile Gürcan'ın programda ortaya attıkları, “Türkeş'in ABD ajanıydı” iddiaları ile ilgili olarak da şu değerlendirmeyi yaptı: “Dönemin ABD Ankara büyükelçisi Warren'in raporuna dayanarak ortaya atılan iddia, biraz da 70'li yıllarla ilgili tespitleri kuvvetlendirme maksadı taşıyordu. ülkücüleri ABD kullandı, öyleyse liderleri de ABD ajanıdır mantığı. Bu doğru bir varsayım değil. Türkeş'in ABD'de eğitim görmesi, Sovyet yayılmacılığına karşı ABD'nin de içinde bulunduğu cephede yer alması, ‘CIA ajanı’ gibi çok ciddi bir iddiayı ispatlamaya yetmez. Böyle bir iddia solun karşısında olan herkesi ABD ile ilişkilendirmeye götürür ki bu mantık doğru değildir.”
“SOL’A KARŞI DURUŞUN ASIL SEBEBİ DİNE KARŞI TAVRIYDI”
“Solun karşısında olmak sadece ABD'nin tercihi değil, Türk devleti ile Türk halkının da tercihi idi” diyen Sönmez, Kuray'ın ‘Sol’un dine karşı tavrı yüzünden halkla aramızda büyük bir uçurum girdi’ tespitinin de bunun ispatı olduğunu ifade etti. Sönmez, “ABD etkisiyle solun karşısına dikilenler olabilir, ama sola karşı duruşun esas sebebi solun dini ve milli değerler karşısındaki tutumudur. ABD olsa da, olmasa bu duruş olacaktı. Onun için, Türkeş'le ilgili tespit böyle bir ön kabulden kaynaklandığı için inandırıcı olmaktan uzaktır. Ama son dönemin diğer aktörleriyle birlikte ciddi bir araştırmayı hak ettiği de ortadadır” değerlendirmesinde bulundu.
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI KAHRAMAN MIYDI?
Dönemin devrimci gençlerinin vatanı Milleti düşünerek hareket ettiği, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının birer ulusal kahraman olduğuna dair açıklamaların ise doğru olmadığının altını çizen Sönmez, bu konudaki yanlış kanaati ise şöyle özetledi: “Bir milleti var eden değerlere savaş açarak, vatan-millet hizmeti olmaz. Sol, fakirliğe, yoksulluğa, adaletsizliğe savaş açmak için ortaya çıkmadı. Bizi millet yapan, bütünleştiren değerlere savaş açtı. Dini problem yaptı, bayrağı problem yaptı, mukaddesleri problem yaptı, dili problem, demokrasiyi problem yaptı. Bugün bile solun büyük kısmı için bunların bir çoğu hala problemdir. Kaldı ki gasp yaparak, adam kaçırarak, darbe kovalayarak, askere polise kurşun sıkarak kahraman olunmaz. Evet, gezmiş ve arkadaşları cesur adamlardı. Ama kahraman değillerdi. Milli değerlerimizden, kültürümüzden kopmanın, bu ülke ve millete yabancılaşmanın kurbanı oldular.”
Engin Kaşdaş-habervaktim
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.