Yürüyen yalan görmek isteyen Kılıçdaroğlu’na baksın
Allah aşkına bu nasıl bir yalan söyleme yeteneği? Eğer yürüyen yalan görmek istiyorsanız, Kılıçdaroğlu’na bakın... Yahu mail göndermek nedir ki? Senin adına bir çete mensubu çıkar, bir mail gönderir. Mail denilen olay bu. Kılıçdaroğlu’nun adına da gönderirler... YGS iddialarıyla ilgili takipsizlik kararı verildi. Şimdi ben Sayın Kılıçdaroğlu’na, Sayın Bahçeli’ye, onların yandaş, candaş medyalarına soruyorum: Yüzünüz kızardı mı, utandınız mı?”
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bir insan, utanmadan, sıkılmadan, arlanmadan, yüzü kızarmadan, arka arkaya bu kadar yalanı nasıl söyleyebilir? Allah aşkına bu nasıl bir yalan söyleme yeteneği? Eğer yürüyen yalan görmek istiyorsanız, Kılıçdaroğlu’na bakın” dedi.
Erdoğan, partisince Balıkesir’deki Kuvayı Milliye Meydanı’nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti. Konuşmasının başında gösterdikleri ilgiden dolayı Balıkesirlilere teşekkür eden Başbakan Erdoğan, “Biz size sevdalıyız be... Ferhat nasıl Şirin için yollara düştüyse, Mecnun nasıl Leyla için çöllere düştüyse, biz de sizin aşkınızla, sizin sevdanızla Anadolu’nun, Trakya’nın yollarına düştük” dedi.
“GENÇLERİ PİS İŞLERİNİZE KARIŞTIRMAYIN”
AK Parti iktidarı döneminde, gençliğe olan inançla 163 bin yeni derslik inşa ettiklerini bildiren Başbakan Erdoğan, 89 yeni üniversite kurarak gençlerin kendi illerinde, en iyi şekilde, en iyi imkanlarla eğitim görmelerini sağladıklarına dikkati çekti. 2002 yılında 45 lira olan bursları, yüzde 433 artışla 240 liraya çıkardıklarını belirten Erdoğan, isteyen her öğrenciye burs veya kredi verdiklerini, bütçeden en yüksek payı eğitime ayırdıklarını anlattı.
İktidara geldiklerinde okullarda bilgisayar bulunmadığını belirten Erdoğan, “Bu CHP ve MHP gerici yahu, gerici” dedi. Erdoğan, okullara bilgisayar gönderdiklerini, kara tahtaların artık okullardan kaldırılarak akıllı tahtaların eğitimin hizmetine sunulacağını bildirdi.
Her öğrenciye ücretsiz elektronik kitap vereceklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, “İstersen kitapsız git. Ama ‘Başbakan Amca ben nostalji olarak kitabımı, defterimi yanıma alabilir miyim?’ diyenler olursa alsınlar” diye konuştu.
Bir süredir YGS üzerinden Türkiye’de bir kampanya yürütüldüğünü belirten Başbakan Erdoğan, bu kampanyayı başta CHP olmak üzere, MHP ve diğer muhalefet partilerinin yürüttüğünü dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bu sistemli kampanyanın içinde, bir de bunların yandaş ve candaş medyası var. Onlar da her gün, manşetleriyle, programlarıyla, köşe yazılarıyla bu değirmene su taşıyor, bu kampanyaya katkı sağlıyorlar. Amaç ne? Amaç, YGS’ye giren 1 milyon 700 bin genç kardeşimizin zihnini bulandırmak, buradan oy devşirmek.
Bu gençler, bir yıl, iki yıl, sabah akşam ders çalıştılar, üniversiteye hazırlandılar. Bu gençler, durmadan, dinlenmeden, soluk dahi almadan bu sınava hazırlandılar. Hafta içi okula devam ettiler, hafta sonu kurslara gittiler, sabahlara kadar ders çalıştılar. Üniversitede bir bölüm kazanmak, kendilerine bir gelecek kurmak için umutla test kitaplarına gömüldüler. YGS sınavı yapıldı; sınavın ardından birileri çıktı, şifre yoluyla kopya çekildiği iddiasını ortaya attı.
Şimdi bakın, sevgili gençler; şifre iddiasının altında aslında başka bir şifre var. Nedir bu şifre? AK Parti’ye karşı bir karalama kampanyası... Şifre bu. O kadar pervasız, o kadar acımasız, o kadar düşüncesizler, o kadar gözlerini rant bürümüş ki AK Parti’ye karşı başlattıkları bu kampanyada, 1 milyon 700 bin öğrencinin hayallerini, umutlarını söndürmekten çekinmediler. AK Parti’yle bir hesabınız varsa, gelin bunu AK Parti’yle görün. Ama gençleri pis işlerinize karıştırmayın.”
“BAZI KÖŞE YAZARLARI DA Kİ YAZIKLAR OLSUN ONLARA”
Erdoğan, muhalefet partilerini defalarca uyardığını, gençlerin emeği, umudu ve hayalleri üzerinden istismar yapmamalarını istediğini ifade etti. Dün, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, YGS’deki iddialara ilişkin soruşturmada takipsizlik kararı verdiğini hatırlatan Erdoğan, Başsavcılığın iddiaları soruşturup sonuçlandırdığını, sınavda herhangi bir kopya hadisesinin olmadığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “Şimdi ben Sayın Kılıçdaroğlu’na, Sayın Bahçeli’ye, onların yandaş, candaş medyalarına soruyorum: Yüzünüz kızardı mı, utandınız mı? Hiç beklemeyin. İnanın bunların yüzü kızarmaz, bunlar yanlış yaptık, özür dileriz deme erdemini göstermez. Çünkü tek amaçları, çamur at izi kalsın. Bitmedi... Sayın Kılıçdaroğlu, birkaç gündür, bir elektronik postadan bahsediyor. O candaş medyaları var ya, onlar da bu iddiayı çarşaf çarşaf yayınlıyor. Ve bazı köşe yazarları da -ki yazıklar olsun onlara- bunu bir gerçekmiş gibi, ‘ÖSYM’nin tarihinde böyle bir olay yok. Bir bakan kalkıp da ÖSYM Başkanı’na böyle bir mail gönderemez’ diyor. Yahu mail göndermek nedir ki? Senin adına bir çete mensubu çıkar, bir mail gönderir. Mail denilen olay bu. Kılıçdaroğlu’nun adına da gönderirler. Şimdi Facebook’ta falan, yahu bunlar çirkin teknoloji. Bu Facebook filan falan bu tür sayfalar bunlar çirkin, berbat. Herkes adına buralardan her türlü ahlaksızlık yapılabilir. Neymiş, ÖSYM’ye bir elektronik posta gelmiş, bir bakan, yeğeninin iyi bir bölüme yerleştirilmesini istemiş. Yahu birine çamur atmak, iftira atmak Allah aşkına bu kadar ucuz mu, bu kadar basit mi? Bir insan, utanmadan, sıkılmadan, arlanmadan, yüzü kızarmadan, arka arkaya bu kadar yalanı nasıl söyleyebilir? Allah aşkına bu nasıl bir yalan söyleme yeteneği? Eğer yürüyen yalan görmek istiyorsanız, Kılıçdaroğlu’na bakın... İnsan bir araştırmaz mı, soruşturmaz mı, işin aslını, doğrusunu öğrenmeye tenezzül etmez mi? Birisi çıkıyor eline bir kağıt tutuşturuyor, hemen o da bunu konuşuyor.”
“İFTİRASININ ALTINDA KALDI”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, işin doğrusunu öğrenmeye tenezzül etmediğini kaydeden Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın iddiaları yalanlayıp CHP Genel Başkanı’na yüklendiğini, Kılıçdaroğlu’nun ise Bakan Yazıcı’ya cevap veremediğini söyledi. Başbakan Erdoğan, daha sonra Yalova’ya geçerek burada vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun yalanlarını bir bir sıraladı.
“BUNUN CEVABINI VER BAY KEMAL”
18 tane helikopter aldıklarını belirten Başbakan Erdoğan, bu helikopterlerin 16 noktada hizmet verdiğini söyledi. 2 jet ambulansa 3 tane daha ekleyeceklerini bildiren Erdoğan, insandan değerli olan başka bir şeyin olmadığını dile getirdi. Devletin insanın hizmetkârı olduğunu ve kendilerinin bu anlayışla yola çıktıklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, bu amaçla seferber olduklarını anlattı.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “Amma gel gör ki bir de bizim Bay Kemal vardı. Bir zamanlar Bay Kemal SSK’nın Genel Müdürü’ydü. Bir varmış, bir yokmuş... Genel Müdürlüğü 90’lı yıllarda. Hastanelerde ne sıkıntılar çektiğimizi biliyorsunuz. İlaçları alamadığımız dönemleri hatırlıyorsunuz. Genel Müdür kim: Sayın Kılıçdaroğlu. Sayın Kılıçdaoğlu, yahu sen benim vatandaşımın ilaçlarını bile veremedin. Şimdi nereden böyle atıp tutuyorsun, hangi keseden şimdi konuşuyorsun? Sayın Kılıçdaoğlu, o dönem içerisinde öyle suistimallere adını atmış ki şu anda ben sizlere bir belge açıklayacağım. Diyor ya, dürüstlük abidesi... Hani ‘Yolsuzlukların peşini bırakmam’ diyor ya... Bakın elimdeki belgeyi açıklıyorum. Ben boş dosya açıklamıyorum, belge açıklıyorum. Altında kapı gibi Kılıçdaroğlu’nun oluru var. Belge şöyle: ‘ÖSYM tarafından sınav günlerinin dolu olduğu, yakın zamanda yapılan sınavla yeterli sayıda başvurunun alınamadığı, 1998 yılından sonra sınavların yapılması halinde atamaların gecikebileceği... Söz konusu pozisyonlarda görev almak isteyenlerin talepleri doğrultusunda atamalarının gerçekleştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir..’ Tarih 14 Temmuz 1998. Olur imzası Kemal Kılıçdaroğlu. Şimdi ben soruyorum: Nasıl oluyor da ÖSYM sınav yapamıyor? Hani bu son zamanlarda ÖSYM üzerinde geçiniyor ya... Şimdi bunun cevabını ver Bay Kemal. Nasıl oluyor da yeterli başvuru alınamıyor? Bu söz konusu pozisyonlar neler? O pozisyonlara başvuranlar kimler? Esas soruya geliyorum: Sayın Kılıçdaroğlu, SSK’ya bu şekilde kimleri atadınız? O atananlar kimler? Sizinle bir akrabalıkları var mı? Soyadları, sizin eski soyadınızla, eşinizin eski soyadıyla aynı olan kaç kişi bu şekilde işe alındı? Dürüstsünüz ya, mertsiniz ya, Gandi’siniz ya, bu sorulara yanıt verin. Bunları Meclis’te de biz yüzüne vurduk ama cevap alamadık. AK Parti’yi kurdukları andan itibaren, dürüst, seviyeli, tutarlı siyasetin peşinden koştuklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, siyasetin asla yalanla, iftirayla ve gerçekleşmesi mümkün olmayan vaatlerle anılmasını istemediklerini söyledi. Erdoğan, siyasetin arınması, temizlenmesi için mücadele verdiklerini ifade etti. Başbakan Erdoğan, “Ne yazık ki CHP’si, MHP’si, BDP’si siyaseti paçasından tutup aşağılara çekmek için yoğun gayret gösteriyorlar. Tıpkı geçmişte olduğu gibi. Şu anda da CHP, MHP, BDP, terör örgütü, Ergenekon; yanlarına o bir kısım medyayı da alarak aynı hizaya geçtiler” dedi.
YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.