Hükümet siyasetçinin uçkuru peşinden..
Hacz edilebilecek değerli eşyaların dikiş makinesi ve tüfeği olduğu baba ocağında,muhtar azasının evin altını üstüne getirişine çocuk gözleriyle tanık olurken, yazgısını değiştirmeye karar verdi. Almasınlar diye yatakların arasına saklanan dikiş makinesinden çıkan pantolon gömleklerle okudu.
Çocuk yaşta tanıştığı sanayinin “bakanı” olacağı, hayallerine bile sığmıyordu belki ama azimve çabayla gerçekleşmeyecek hayal olmadığını kanıtladı. Ergün, Allah’ın hakkı üçtür diye geldiği memleketi Kocaeli’nde, bir bakan gibi değil kimi yerde “Nihat kardeş”, kimi yerde “abi” kimi yerde “enişte” olarak karşılanıyor. Köylü ‘Mazot pahalı, tarımdesteği az” diyor, sanayici daha geniş yer istiyor, gençler iş istiyor. Bir köylünün “Dokunulmazlığınız ne zaman kalkacak” sorusuna şaşırarak “Gel dokun” diye karşılık veriyor. Köylüye “Tarlalarınızı satmayın benden enişte tavsiyesi” diyor ve ekliyor; “Sıkın dişinizi tarıma da hayvancılığa da destek gelecek.”
Habertürk bir gün boyunca Ergün’ün yoğun seçim çalışmalarını izledi. Hemseçimhemde gündemdeki siyasi tartışmalarla ilgili sorularımızı yanıtlayan Ergün, iddialı bir seçim tahmininde bulundu: “Bu seçimlerde Ege Bölgesi’ndeki oy oranımızı artıracağız” Tutan seçimtahminleriyle bilinen Ergün, AK Parti’nin oy oranını ise yüzde 45-50 arasında gördüğünü söyledi. İşte Ergün’ün sorularımıza verdiği yanıtlar:
Seçim çalışmalarınızda halktan nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Çok müsbet tepkiler alıyoruz. 9 yıllık bir iktidarın toplumda almış olduğu tepkilerin bu kadarmüspet olması, ‘Türkiye gelişiyor, işler iyiye gidiyor’ sözlerinin boş olmadığını, toplumda da bir yansıması olduğunu gösteriyor. Her seçimde AK Parti‘ye olan ilgi ve güveni yakın bir şekilde görüyoruz. Bu nedenle rahatça söyleyebiliyoruz ki, bu seçim Türkiye’deki siyasi tabloyu değiştirecek bir seçimdeğil. İnsanların sorunu var ama çözerseniz yine siz çözersiniz diyorlar.”
KİMSE GİZLİ SAKLI İŞ YAPAMAZ
Operasyonlar, kaset olayları, toplumda ayrışmalara neden oldu. Kamuoyunda AK Parti daha güçlü gelirse otoriter bir sistemolur, toplumdaha da ayrışacak endişeleri var...
Bu seçim zamanları çok sık ortaya çıkan siyasi bir argüman. Hiç kimse illegal yöntemlerle izlenmesin, dinlenmesin, kasete alınmasın. Ama Türkiye’de ve dünyada teknoloji o kadar gelişti ki, kimin hangi organizasyonu ne hızla yapacağını tahmin bile edemiyorsunuz. Birçok kişi, grup bu tür organizasyonların içinde bulunabiliyorlar. Önemli olan önleyici tedbirleri geliştirebilmek veya yaptıktan sonraki yakalanma süreçlerini hızlandırabilmek. Eskiden gizliliği bir güç olarak algılıyordu insanlar. Fakat 21. yüzyılda gizlilik bir güç olmaktan çıktı, bir zaafiyete dönüştü. Özellikle siyasilerin, toplumun önünde olan kişilerin, şeffaf, dürüst olmaya, toplumun değerleriyle çatışacak davranışlardan uzak durmaya özen göstermesi gerekiyor.
‘DEVLETİN İŞİ GİZLİ KALMAZ’
Kasetlerle ilgili sorumluluğu hükümette gören yorumlar da var. Bunlara ne diyorsunuz?
Hükümetin işi gücü kalmadı siyasetçilerin uçkurunun peşindenmi koşacak? Böyle bir şey olmaz. Hükümet ne yapıyor yani insanların özel hayatlarını takip edip de internet sitelerinin bu kişilerin kasetlerinimi koyuyor? İstihbarat teşkilatları illegal amaçla kullanılabilirmi? Devletin yaptığı da gizli kalır mı? Bunlar ortaya çıktığında insanlar hukuki bir sorumluluk altına girmeyecekmi? Bunu bile bile niye yapsın? Hükümetlerin yasal boşlukları veya uygulama hatalarını gidermesi gerekiyor. O kişininmuhalifleri, parti içi çekişmeler, başka nedenler birçok neden olabilir. Sizin o gizli saklı yönünüzü pat diye ortaya çıkartıyor.
‘Kaseti çıkan AK Partili’yi sırtımızda taşımayız’
BDP’nin bağımsız milletvekili adayı Altan Tan bir açıklama yaptı “AK Parti’liler hakkında kasetler var” diye. Bu parti içinde de konuşuluyor mu? Aynı şey geçerli. Varsa bazı AK Partililer yanlış işler yapmış, kaseti çekilmiş, servis edilecek kişiler varsa, hepsinin hukuki yaptırımı olmuyor. Siyasi karşılığı oluyor bir kısmının. Tabii ki toplumun genel ahlakı, partinin presipleriyle uyuşmayan davranışlar içinde olduğu ortaya çıkarsa bizim partimiz de gereğini yapar. Sırtımızda taşımak zorunda değiliz, taşımaya mecbur da değiliz. Altan Tan’ın bildiği bir şey varsa söylesin.
AK Parti ileri demokrasi söylemini kullanırken, kasetli siyaset ortamı, ilk bakışta rakiplerini yıpratması yönüyle AK Parti lehine gibi gözükürken, sonrasında aleyhe bir durum yaratmıyor mu?
Eskiden de oluyordu. Eskiden teknoloji bu kadar ileri miydi? Bu kadar internet gelişmiş miydi? VHS kasete çekip televizyonlara servis etmeniz gerekiyordu. Şimdi VHS kaset kaldı mı? Eskiden bu kadar teknolojik gelişme olsaydı manzara ne olurdu biliyor muyuz? Geçmiş yıllarda bakanların kasetleri çıkmadı mı? Çok daha demode yöntemlerle kasetler çıkıyordu, bakanlar istifa ediyorlardı. Hamdi Üçpınarlar vardı mesela, adam bu yüzden istifa etti.
HABERTÜRK
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.