"Terör varsa BDP var"

"Terör varsa BDP var"
Hakkarililere seslenen Başbakan Erdoğan, BDP'yi eleştirerek, "Terör bunların beslendiği tek yer, terör varsa BDP'ye oy var. Çünkü BDP de onları besliyor." dedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, şiddetin, terörün acıdan, yoksulluktan, gözyaşından başka hiçbir şey getirmediğini belirterek, '780 bin kilometrekareyle bu vatan bizim, bu vatanın üzerinde ameliyat yaptırtmayız, bu vatan bizim. 74 milyonu, kim ameliyat derdine düşüyorsa avucunu yalasın, kusura bakmasın' dedi.

Erdoğan, partisince Hakkari Valiliği önünde düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi. Konuşmasına, 'Serhat şehri, medeniyet şehri, alimler şehri, seyitler şehri Hakkari'yi, Hakkarili kardeşlerimi selamlıyorum' diyerek başlayan Erdoğan, yaptıkları hizmet ve yatırımlarla Hakkari'nin çehresini değiştirdiklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, esnafın zorla kepenk kapatmak zorunda kaldığını belirterek, 'Bunun adı 'kepenk kapatma eylemi' değil, 'kepenk kapattırma eylemi.' İnsanları tehdit ederek, belediye eliyle dehşet saçarak, buna kepenk kapatma diyemezsiniz. Bu ticaret hürriyetine, özgürlüğüne engel olmaktır' dedi. Hakkari Belediyesi'nin ideolojik davrandığını, vatandaşa hizmet etmediğini belirten Erdoğan, 'Şu anda Hakkari'nin şu sokağında gezdiğim zaman insanlığımdan utanıyorum. Bu nasıl bir yerel yönetim? Şurada yol var mı, Allah aşkına?' diye konuştu.

ÇÖLEMERİK YASAKTI

Erdoğan, 'Ülkenin her neresinde olursa olsun, benim insanıma yapılan her haksızlığın hesabını soruyoruz. Benim genç kardeşlerim Kürtçe müzik kasetlerini gizli gizli dinliyordu. Hakkarili Ahmede Hani'nin adı anılmıyordu. Mem-u Zin tanınmıyor, bilinmiyor, okunmuyor, köşe bucakta saklanıyordu. Anneler yavrularıyla Kürtçe konuşamıyordu. Köylüler huzurla, güvenle şehre, ilçeye inemiyordu. Çölemerik yani Hakkari, Gever yani Yüksekova, Navşar yani Şemdinli, Çele yani Çukurca demek, telaffuz etmek bile yasaktı, o günlerden bu günlere geldik" dedi.

İNKAR VE RET ARTIK GÜNDEME GELMEYECEK

AK Parti'nin 22 Kasım'da son verdiği inkar, ret ve asimilasyon politikasının bir daha Türkiye'nin gündemine gelmeyeceğini vurgulayan Erdoğan, Kürt sorunu denilen olayın ret, inkar ve asimilasyon olduğunu, günümüzde Türkiye'de böyle bir sorunun olmadığını söyledi. Erdoğan, şunları söyledi: 'İki ülkeye sınır Hakkari, her açıdan dünyanın çok önemli bir turizm noktasında, ticaret noktasında hareket merkezi olur. Terör örgütü bunu bildiği için bu bölgenin yakasından düşmek istemiyor. Terör örgütü bunu bildiği için, yoksulluğun bitmesini burada istemiyor' dedi. BDP'yi de sert bir dille eleştiren ve durum tespitinin iyi yapılması gerektiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti: 'Terör bunların beslendiği tek yer, terörden besleniyorlar, terör varsa BDP'ye oy var. Çünkü BDP de onları besliyor. Bunu da artık kendileri artık açık açık ifade ediyorlar. Eğer demokrasi diyorsanız kalkıp burada tavrınızı koyacaksınız. Eğer siz bu konuda yürekliyseniz, parlamentoda da söyledim, çıkın terör örgütü olarak PKK'yı ilan edin. Edemediler, niçin? Çünkü oradan besleniyor.'

Güvenli olursa, huzurlu olursa, istikrar olursa Hakkari'ye dünyanın her yerinden yatırımcı geleceğini anlatan Erdoğan, "Ne diyorlar benim Kürt kardeşime? 'Sana devlet ne verdi, okul mu verdi, hastane mi verdi?' Ama şimdi diyemiyorlar. Şimdi, okullar, hastaneler, yollar var" dedi.

Hakkari'ye layık görülen bu mu

Hakkari Belediyesi'ne, 2010 yılında 13.5 trilyon, Yüksekova Belediyesi'ne 2010 yılında 18 trilyon pay verdiklerini belirten Erdoğan, "Batı ne alıyorsa buralar daha fazlasını alıyor. Çünkü ekonomik gelişmişlik endeksi düşük olduğu için buralara paydan daha fazla veriyoruz. Buraya 4 çöp kamyonu gönderdik biliyor musunuz? Buna rağmen Hakkari çöpe mahkum ediliyor, çöp toplanmıyor. Peki bu mudur hizmet? Hakkariliye layık görülen bu mu? Bu çöpe, çamura, toz toprağa Hakkarili layık mıdır? İşte ben sizin bunu da sorgulamanızı istiyorum. İstismar siyaseti yapanlarla hizmet siyaseti yapanları artık birbirinden ayırmanızı istiyorum. Siz çok daha iyisine layıksınız. Biz de bunun için çalışmaya devam edeceğiz' dedi.

İstifalara Nabi'li yorum

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Şanlıurfa'da düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada MHP'deki istifaları şair Nabi'nin bir şiiriyle yorumladı. Konuşmasında Şanlıurfa'nın yetiştirdiği çok değerli şairler bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, bir tanesinin Mehmet Akif İnan olduğunu ve 11 yıl önce Hakk'a uğurlanan İnan'ı rahmetle yad ettiğini söyledi.

Şanlıurfalı şairlerden birinin de Nabi olduğunu kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: 'Nabi, sadece edebiyatın değil, edebin de zirvesi bir şair... Bu çok önemli, bu günlerde bu çok geçerli. Siyasette de bugünlerde çok geçerli. İstifaları, mistifaları görüyorsunuz değil mi? Diyor ki Şanlıurfalı Nabi; 'Sakın terk-i edepten, kuy-i mahbub-u Hüdadır bu. Nazargah-ı ilahidir, makam-ı Mustafa'dır bu'. İşte Şanlıurfa, böyle bir edep timsali, böyle bir hürmet timsali şair Nabi'nin şehridir. Bu ülkenin, bu milletin, böyle edep timsali şairleri, şahsiyetleri varken, maalesef bunları görmeyen, bunları okumayan, bunlardan nasibini alamayan bazı siyasetçileri de var. İşte MHP liderini görüyorsunuz... Güya milliyetçi ama bu milletin dilini, üslubunu, adabını ne yazık ki öğrenmeye dahi gerek görmemiş. İşte BDP'yi görüyorsunuz... Onlar da kendilerine göre milliyetçi. Başka taraftan ırkçılık yapmaya çalışıyorlar, onlar da milletin o güzel üslubunu öğrenme ihtiyacı hissetmemiş.'

Anamuhalefet CHP'nin durumunun daha da içler acısı olduğunu vurgulayan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Siirt'te kullandığı, 'Statükonun Allah'ı Ankara'dadır' ifadelerini hatırlatarak CHP Lideri'nin özür dileme erdemini dahi göstermediğini dile getirdi.

Yeni Şafak

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.