Bahçeli'den Erdoğan'a kritik soru
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin İzmir Gündoğdu Meydanı'nda düzenlediği mitingde halka seslendi. AK Parti'nin 12 Haziran seçimlerinden sonra Abdullah Öcalan'ı serbest bırakacağı iddialarının gündemde olduğunu söyleyen Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Eğer tekrar bir iktidar şansın olursa, İmralı canisini serbest bırakacak mısın? Sana oynayacağın senaryo metinlerini veren küresel destekçilerine, böyle bir söz verdin mi? Bunu açıkla Başbakan. Şerefin, haysiyetin varsa bu sorularımıza cevap ver" dedi.
AK Parti ile geçen 9 yılın faturasının çok ağır olduğunu kaydeden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "AKP ile geçen yılların faturası çok ağır oldu. Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ayaklar altına alındı, yıpratıldı, aşındırıldı. Bizzat Başbakan'ın ağzından milletimiz 36 parçaya ayrıldı. Dağdaki eşkıyaya el uzatıldı, İmralı'da yatan teröristbaşıyla müzakereler yapıldı. Şimdi de İmralı canisinin 12 Haziran'dan sonra serbest kalacağı iddiaları gündeme oturdu. İzmir'den Başbakan Erdoğan'a sesleniyorum. Eğer tekrar bir iktidar şansın olursa, İmralı canisini serbest bırakacak mısın? Sana oynayacağın senaryo metinlerini veren küresel destekçilerine, böyle bir söz verdin mi? Bunu açıkla Başbakan. Şerefin, haysiyetin varsa bu sorularımıza cevap ver. Kimlerle gizli pazarlıklar yaptığını, hangi vaatleri verdiğini anlat. Türk devletini kimlere peşkeş çektiğini, itibarını nasıl ayaklar altına aldığını itiraf et. Yeni anayasayla ilgili kimlere ne umutlar verdiğini söyle" şeklinde konuştu.
''SİYASİ BÖLÜCÜLERLE MHP'Yİ YAN YANA GÖSTERME AHLAKSIZLIĞI TAM BİR REZİLLİKTİR''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'nın karanlık hesaplarını kapatmak ve göz önünden uzak tutmak amacıyla sürekli olarak Milliyetçi Hareket Partisi'ne iftira attığını ifade eden Bahçeli, "Çünkü bizden korkmaktadır, bizden çekinmektedir. Güçlenmemizi hazmedememektedir. Bizi birilerinin vagonu olmakla suçlayan Başbakan, önce BOP eşbaşkanlığı göreviyle kimlerin taşeronu olduğunu izah etmelidir. Bugün PKK'yı Meclis'e taşımak için olağanüstü gayret gösteren bu zihniyet, bizim kimlere ne söyleyip ne söylemediğimizle ilgili fikir ileri sürmektedir. Nitekim Başbakan Erdoğan'ın siyasi bölücülerle Milliyetçi Hareket Partisi'ni yan yana gösterme ahlaksızlığı tam bir rezilliktir. Türkiye bugün bölünmenin karanlık uçurumuna kadar geldiyse bunun suçlusu ve sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan'dır. Türk milleti ileri demokrasiyle ayrışmanın eşiğine kadar geldiyse vebal Recep Tayyip Erdoğan'ın üzerinedir. Polise kalkan elleri cesaretlendiren, Habur'da eli kanlılara teşrifatçılık yapan da Recep Tayyip Erdoğan'dır'' diye konuştu.
''BÖLÜNMÜŞ TÜRKİYE'NİN ANAYASASINI HAYATA GEÇİRMEYİ PLANLAMAKTADIR"
Devlet Bahçeli konuşmasını şu şekilde sürdürdü: ''Yeni Anayasa hazırlık çalışmalarını, 12 Eylül Referandumu'ndan sonra siyasi bölücülerle kucaklaşarak başlatan yine Recep Tayyip Erdoğan'dır. Şifrecileri koruyup kollayan, kopyacıları ödüllendiren ve 1 milyon 700 bin gencimizin hayallerini çökerten Recep Tayyip Erdoğan Hükümeti'nden başkası değildir. Şimdi de sırayı yeni anayasa vaatleri almıştır. Başbakan Erdoğan bir kez daha iktidara gelirse, Allah korusun, bölünmüş Türkiye'nin anayasasını, bugün taktik gereği gerilim içinde olduğu siyasi bölücülerle birlikte hayata geçirmeyi planlamaktadır.
''AKP HÜKÜMETİ'NİN İCRAAT BİLANÇOSU KARANLIK BİR YIKIM BİLANÇOSUDUR''
Aziz milletimiz dokuz yıla yaklaşan AKP iktidar döneminin derin muhasebesini yapacak ve kesin hesabı görecektir. Türkiye'nin daha fazla dayanacak gücü kalmamıştır. AKP'nin pisliklerini temizlemek, viraneye çevirdiği toplum ve devlet hayatını tedavi etmek için çaba sarfetmek gerekmektedir. İçinde bulunduğumuz vahim gidişata dur demek lazımdır. Türkiye 9 yıla yakın bir süredir milletin sıkıntılarına sırtını dönmüş, yolsuzluk ve kanunsuzluk bataklığına saplanmış, dokunulmazlık zırhının arkasına saklanarak adalet önünde hesap vermekten kaçan, cepheleşme, kamplaşma ve gerginliklerden medet uman etnik bölücülerin taleplerine sahip çıkan, şahsi ikbal hesapları ve ihtirasların peşinden koşan ehliyetsiz, kifayetsiz, lekeli ve şaibeli kadrolar tarafından yönetilmektedir. Başbakan'ın siyasi sicili lekelidir. AKP Hükümeti'nin icraat bilançosu karanlık bir yıkım bilançosudur. Türk toplumunu çok ağır sorun ve krizlere mahkum eden bu şaibeli yönetimden seçim sandığı yoluyla kurtulmaya sadece 5 gün kalmıştır. Kör karanlık bir uçurumun kenarına sürüklenmek istenen Türkiye, bugün tarihi bir kavşak noktasına gelmiştir. 12 Haziran 2011 seçimleri bu bakımdan Cumhuriyet döneminin en hayati ve kritik seçimi olacaktır.
''AKP İKTİDAR DÖNEMİ, SİYASİ TARİHİMİZİN KARANLIK SAYFALARINDA YERİNİ ALMIŞTIR''
Başbakan Erdoğan ve AKP'nin yalan, aldatma ve hayal ticareti yapmaktan oluşan siyasi sermayesi artık tükenmiş, AKP iktidar dönemi, yoksulluk, yıkım, yozlaşma, yolsuzluk ve yağma dönemi olarak siyasi tarihimizin karanlık sayfalarında yerini almıştır. Bu dönem ilerde kanunsuzluk, komplo, tezgah, etnik fitne ve ayrışma dönemi olarak hatırlanacaktır" dedi.
''AKP'DE TANIDIĞI OLMAYAN TÜCCAR BATMAKTADIR''
Dükkânlarını siftah etmeden kapatan esnafımız batmaktadır. Namuslu işadamı, sanayici batmaktadır. Kamyonunun tekerini döndüremeyen nakliyeci batmaktadır. AKP'de tanıdığı olmayan tüccar batmaktadır. Tarlaları kurumuş, çiftçimiz batmaktadır. Ürettiği sütü, eti değer görmeyen hayvancılıkla uğraşanlar batmaktadır. Türkiye batmaktadır, Türkiye yangın yeridir. Türk milleti bu yoksulluğa asla mecbur değildir. Yoksulluk talihimiz, onursuzluk kısmetimiz olamaz. Parti olarak huzurlu, güvenli, bolluk içinde bir Türkiye vaat ediyoruz. Sorunların çözüldüğü, problemlerin temelinden bitirildiği bir ülke ortamına ulaşmayı istiyoruz. 12 Haziran sonrasındaki MHP iktidarıyla birlikte istikrarlı ve büyüyen bir Türkiye'nin temelini atacağız.
''BİZİM, MEYDANLARA İNSAN TOPLAYAN KAMU GÖREVLİLERİMİZ YOK''
Bizim, meydanlara insan toplayan kamu görevlilerimiz yok. Bizim, resmi araçlarımız da yok. Bizim, işbirlikçi medya gücümüz, Yandaş TRT ekranlarımız yok. Para babalarımız, karanlık güçlerimiz küresel destekçilerimiz hiç yok. Çok şükür, sırtımızda yolsuzluk kamburu da yok. Yandaşların ve zekât hırsızlarının şaibesi de yok. Alnımız açık, yüzümüz pak, mazimiz tertemiz. Biz namusumuzla ve şerefimizle bugünlere ulaştık. Varsın, başkaları gibi harcayacak milyarlarımız olmasın. Varsın bize kucak açacak medyamız bulunmasın. Varsın uçağımız, helikopterimiz olmasın. Ve Allah muhafaza bunları kullanacak karakterimiz de bulunmasın. Sizin desteğiniz bize yeter."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.