Kabak tadı verdi
CHP, MHP ve BDP tarafından milletvekili adayı gösterildikleri için 12 Haziran seçimlerinde milletvekili seçilen ancak ilgili mahkemeler tarafından tutukluluk halleri kaldırılmayan sanıklarla ilgili olarak adı geçen partilerin çok ilginç tepki yöntemleri geliştirdikleri görülüyor. BDP’liler Meclis’e gelmeyeceklerini açıklarken, CHP’nin de Meclis’e gelmeyi ancak yemin etmemeyi bir yöntem olarak benimseyecekleri iddia ediliyor. CHP bu tavrı gösterdiğinde BDP’lilerin yemin etmedikleri için “yasama çalışmalarına da katılmama” sonucunu aynı şekilde paylaşacakları kaydediliyor.
YEMİN ETMEME ÖNERİSİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mustafa Balbay’ın eşi Gülşah Balbay’la yaptığı görüşmeden sızan bilgilere göre; Balbay ve Mehmet Haberal’ın tahliye taleplerinin reddine ilişkin itiraz olumsuz sonuçlandığı taktirde CHP’liler Meclis Genel Kurulu’na gelecek, ancak tepki olarak yemin etmeyecekler. Bu durumda Meclis’te komisyonlar oluşamayacak ve Meclis çalışamaz hale gelecek.
TEKİN AÇIKÇA İLÂN ETTİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin de dün yaptığı açıklamada, “İtiraza yine ret çıkarsa parti olarak tüm seçenekleri deneyeceğiz” diyerek, Meclis içinde bir kaos planını devreye sokacaklarının ilk somut sinyalini verdi. Tekin yemin etmeme yöntemini yalanlamazken, Balbay ve Haberal’ın tahliye olup Meclis’te yemin etme imkanına kavuşmadığı taktirde her seçeneğin kendileri için geçerli olacağını açıkladı.
Daha önce Cumhurbaşkanlığı seçiminde oylamaya katılmayarak 367 krizi çıkaran CHP’nin bu yeni taktikle, hem TBMM, hem de yargı üzerinde baskı kurmayı amaçladığı belirtiliyor. İddiaları yalanlamayan CHP yönetiminin, kendine yakın kaynaklardan kamuoyuna sızdırılan bu bilgilerle salı gününe kadar yargıya yönelik ciddi şantaj denemelerinde bulunacağı bildiriliyor.
GÜLŞAH BALBAY İLE GÖRÜŞMESİNDEN SIZAN BİLGİLER
Ergenekon davasının sanıklarından Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’la ilgili mahkemenin kararı açıklandıktan sonra Mustafa Balbay’ın eşi Gülşah Balbay ile bir görüşme yapan Kemal Kılıçdaroğlu, bu görüşmeyle ilgili olarak “Çok üzgündü. Kendisine ‘üzülmemesi gerektiğini çünkü CHP olarak Balbay’ı mutlak surette Meclis’e getirmeye kararlı olduğumuzu’ söyledim. Bir üst mahkemeye yapılan itiraz var. Şimdi itirazın sonucunu bekleyeceğiz. İtiraz kabul edilir ve tahliye edilirlerse ne âlâ. Edilmezlerse parti yönetimimi toplayıp yeni bir değerlendirme yapacağız, yeni kararlar alacağız. Eninde sonunda Balbay ve Haberal’ı oraya getirip yemin ettireceğiz” demişti. Bu görüşmenin diğer ayrıntıları da kamuoyuna yansıdı. Buna göre Kılıçdaroğlu Gülşah Balbay’a “Gerekirse biz de yemin etmeyiz ve bu durumda Meclis organları oluşamaz. O zaman gerekli adımlar ister istemez atılır” dediği ileri sürüldü.
“TAHLİYE YOKSA YEMİN DE YOK” İDDİASI
İddiaya göre; CHP’nin son MYK toplantısında bu durum öngörüldü ve Balbay ile Haberal’ın Meclis’e getirilmesi yönünde CHP olarak tam bir kararlılık sergilenmesine karar verildi. Mahkemeden tahliye kararı gelmezse, Balbay ve Haberal Meclis’te yemin edene kadar CHP’lilerin de yemin etmeyecekleri kararlaştırıldı. Buna göre önümüzdeki salı günü Meclis Genel Kurulu toplandığında, mevcut durum devam ederse CHP grubu yemin etmeyecek. Ancak CHP’liler Genel Kurul salonunda olacaklar. Yani BDP’lilerin Meclis’e gelmeme tavrı CHP tarafından paylaşılmamış olacak.
CHP’LİLER YEMİN ETMEZSE NE OLUR?
CHP’nin söz konusu tavrı gerçekleşirse, bu milletvekilleri yasama çalışmalarına katılamayacakları için Meclis Başkanlık Divanı oluşamayacak, komisyonlar da kurulamayacak. Yani açılmış olan Meclis’in fiili olarak çalışması imkansız hale getirilmiş olunacak. Bu durumda Ak Parti’nin gerekli yasal düzenleme yapılması teklifinin yerine getirilmesi için gerekli ortam da sağlanamamış olacak. Oysa Ak Parti’den, şayet yapılan itirazlar da olumlu sonuçlanmaz ise yasal düzenlemeye gidilmesi isteniyordu. CHP’nin yemin etmeme tavrı yüzünden komisyonlar kurulamayacağı için, doğal olarak Adalet Komisyonu da oluşamayacak. CHP’nin bu kısır döngüyü, Ak Parti’den bu konuda gelebilecek somut bir söz ile aşmayı kabul edebileceği konuşuluyor.
HAKİMLER MERCEK ALTINDA
Öte yandan CHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Çetin, Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ın tahliye taleplerinin reddine yapılacak itirazı Haberal’ın tazminata mahkûm ettirdiği hakimlerin görüşeceğine dikkat çekerek, “Bu ilişkiler de gösteriyor ki adil bir yargılama sistemine sahip değiliz. İtiraz dilekçemize ret cevabı gelirse o zaman kararımızı daha net açıklayacağız” dedi.
Çetin, mahkemenin “delilleri karartma ihtimali” ve “kaçma ihtimali” sebebiyle Balbay ve Haberal’ı tahliye etmediğine dikkat çekerek, “Zaten 3 yıldır tutuklu bulunan bu kişilerin 3 yıllık iyi halleri göz önüne alınarak böyle bir şey yapmayacakları bellidir” diye konuştu.
VATANDAŞ TEPKİLİ
Bu arada halk ve sivil toplum kuruluşları CHP ve BDP’ye öfkeli. Vatandaşlar, “Hatip Dicle, Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’ı seçilseler bile milletvekili olamayacaklarını bile bile niye aday gösterdiler?.. Hadi YSK ve mahkemeler suçlu peki CHP ve BDP’nin hiç mi suçu yok?.. Hem sakıncalı aday gösteriyorlar, hem de yargının kararını protesto ediyorlar... Eğer bir problemleri varsa, gelsinler Meclis’te halletsinler” dediler.
Vatandaşlar, “Her fırsatta dokunulmazlıkların kaldırılmasını isteyen CHP ve Kılıçdaroğlu nasıl oluyor da ağır cezada yargılanan sanıkları dokunulmazlık zırhı altına almaya çalışıyor. Bir de mahkemeleri tehdit ediyor. Bu nasıl demokrasi anlayışıdır” şeklinde konuştular.
YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.