'Milletin İktidarını' yıktılar
Türkiye'nin Türkiye'nin en büyük sorunlarının yaşandığı dönemde 'Halka hizmet Hakk'a hizmettir' anlayışı ile 28 Haziran 1996 yılında iktidara gelen ve bir yıl sonra 30 Haziran 1997 yılında iç ve dış şer güçlerin el birliği ile milleten uzaklaştırılan Refah-Yol Hükümeti'nin yıkılmasının üzerinden 14 yıl geçti.
Tarihi adımlara imza attı
1996 yılında yapılan genel seçimler sonucunda birinci parti olarak çıkan Refah Partisi kısa bir süre sonra yaptığı görüşmeler sonucunda dönemin Doğru Yol Partisi ile koalisyon hükümetini kurdu. Haziran ayının son günlerinde Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan başbakanlığında kurulan Refah-Yol Hükümeti ilk yaptığı icraatla bütün kesimleri kendine hayran bıraktı. Memur maaş artış katsayısını yüzde 50 olarak açıklayan Erbakan, kısa ömürlü olan hükümeti döneminde en büyük icraatlara imza atmayı başardı.
Ekonomiyi düze çıkardı
İktidarda kaldığı bir yıl gibi kısa bir zamanda Refah-Yol hükümeti başta kurduğu havuz sistemi ile rantiyenin önünü keserek, üç-beş zadegana giden milletin parasını tekrar millete döndürmekle işe koyuldu. Memur, işçi, emekli, dul ve yetimlere yapılan büyük zam artışları, yıllardır enflasyonun altında ezilen ve neredeyse bir dilim ekmeğe muhtaç olan insanımızın yüzünü ilk kez güldürdü. Devletin parasının tek elden toplandığı havuz sistemi ile ülkenin ekonomisin tekeline alan hükümet, daha sonra yaptığı icraatlarla da ülkeyi ekonomik olarak düze çıkarmanın önündeki en büyük engelleri tek teke yıktı.
En güçlü devlet yapacaktı
Tarihi adımlar atan Refah-Yol'un en önemli icraatlarının başında ise Türkiye'yi bölgenin en güçlü devleti yapma hayali vardı. Avrupa Birliği'nin yıllar önce yaptığı ekonomik serbestlik girişimlerinin bir benzerini İslam ülkeleri ile de atmaya çalışan Refah-Yol Hükümeti Türkiye liderliğinde kurduğu D-8 projesi ile sadece Türkiye'de değil 1,5 milyar Müslüman'ın hayalini de süslemiş oldu.
Askeri cunta kullanıldı
Milletin çıkarı için sürekli çalışan hükümete karşı, oluşan iş ve dış şer ittifakı ülkedeki askeri gücün içinde yer alan cuntayı de kendi lehine kullandı.
Cuntacı askeri gücün sürekli tehditlerine rağmen görevini sürdüren hükümete karşı ise sivil toplumun oluşturduğu 5'li çete de eylemler yapıyordu. Bütün bu gelişmelerin etkisinde kalan dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise ikinci hükümeti kurma görevini Çiller yerine ülkeyi kaosa sürükleyen Mesut Yılmaz'a verdi.
ANASOL-M Hükümetini kuran Yılmaz ise iş ve dış şer ittifakının istediği bütün yasaları tek tek çıkardı. Refah-Yol Hükümetinin uygulamaya koymadığı 28 Şubat MGK kararlarının tek tek yasallaştıran Yılmaz hükümeti, başta 8 yıllık kesintisiz eğitim olmak üzere halkı etkileyen birçok olumsuz yasaya da imza attı.
Ülke krizden krize girdi
Refah-Yol Hükümeti sonrası ise ülke ekonomik bir buhrana doğru sürüklendi. Milletin çıkarı yerine sürekli rantiyeye hizmet eden hükümetler 1999 yılında ise ülkeyi ekonomik krizin eşiğine getirdi. Daha sonra kurulan Ecevit Hükümeti'nde ise ülke tamamen ekonomik bir buhran yaşadı
Milligazete
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.