Bunlar 'İç Tüzük'te yazmıyor...
"Meclis yeni milletvekilleri ile çalışmaya başlamak üzere olduğuna göre, ettikleri yeminlerinin dışında Meclis İç Tüzüğü'nde yazılı olmayan, ancak 'kamu vicdanını' yakından ilgilendiren bazı kurallardan söz etmekte, bir 'köşe kadısı'ndan beklenen 'Bilmiş 80' tavrını sergilemekte yarar var...
Hani neredeyse izleri bütün dinlerde aranıp bulunabilecek olan '7 Ölümcül Günah'ı hatırlayalım önce; sonra da Mahatma Gandi'nin bu yedi günahı modern dünyaya nasıl uyarladığına bakalım... İşe yarayabilir... Brecht ve Kurt Weill'in ünlü eserleri 'Die sieben Todsünden der Kleinburger' (Küçük Burjuvanın Yedi Ölümcül Günahı) adlı oyunda da dile getirdikleri (Milva'nın sesinden olanını mutlaka bulup dinlemelisiniz) ve işlenmesi halinde bağışlanmanın pek mümkün olamayacağı yedi hal şöyle tanımlanıyor:
1. Superbia: Kibir,
2. Avaritia: Cimrilik (gözü doymama),
3. Invidia: Kıskançlık,
4. Ira: Öfke,
5. Luxuria: Şehvet,
6. Gula: Oburluk,
7. Acedia: Tembellik...
Brecht, sonuncusunu, dersini çalışmamaktan daha derin bir tembellik anlamı taşıyan Acedia'yı ilk sıraya koyar... 'Her türlü melanetin başı tembelliktir' der... Ben ise, hakikatle gerçekliğin 'fenafillah' mertebesi dışında dünyasal düzende hiçbir zaman bir araya gelmeyeceğini bilirim... Gerçeklik (Realite), her zaman kendini bir şekilde dikte eder... Hem gerçeğin içinde yaşamak hem de onu inkar etmek mümkün müdür? Mümkündür ama zordur...
Gandi ise bizim vekillerimize çok iyi gelecek yorumlar getirmiş bu 'yedi günah' meselesine...
1. İlkesiz siyaset,
2. Emeksiz zenginlik,
3. Vicdansız haz,
4. Kişiliksiz bilgi,
5. Ahlaksız ticaret,
6. İnsaniyetsiz (irfansız) ilim,
7. Özverisiz ibadet...
Günahlar açısından bakıldığında İslamiyet'teki durumu merak edenler için hatırlatalım: Malum; bizler için iki tür günah var: Cenab-ı Hakk'a ve insana karşı işlenen günahlar. Ve Cenab-ı Hakk'ın affetmediği bir tane günah var: Ortak koşuculuk. (Şirk) Kul hakkı yemek de, insana karşı işlenen günahlardan biri. Kul hakkını affedecek olan kuldan başkası değil. Meclis İç Tüzüğü'nde yazılı olmasa da kamu vicdanında iz bırakan bu kavramları sayın milletvekillerimize bir kez daha hatırlatıp, sözümüzü, babamın, Atatürk'ün büyük önem verdiği bilim adamımız Prof. Dr. Salih Murat Uzdelik'ten aktararak sık sık söylediği özdeyişlerden biri ile noktalayalım mı? 'İnsan bir gemi, fikri yelkeni, aklı dümeni, kullan gemini, göreyim seni...'"
AKŞAM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.