Gizli görüşmede ne konuşuldu?

Gizli görüşmede ne konuşuldu?
Avrupa ve ABD’de yaşanan sorunların artık Türkiye’de daha fazla yankı bulmaya başladı.

2008 krizini başarılı bir şekilde atlatan Türkiye 2010 ile daha sertleşen Avrupa borç sorunu konusuna daha temkinli yaklaşıyor. Hükümet cephesinden gelen son derece önemli mesajlar ise akıllara bir başka konuyu getiriyor.

IMF’nin 4’üncü madde görüşmelerinin sonuçlarının açıklanmaması, bilmediğimiz bir şeyler mi var sorusunu akıllara getirdi. Geçtiğimiz Haziran ayında Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, IMF ile görüşmelerde 4 ve 5’inci maddenin açıklanmasını kendilerinin istemediğini açıklamıştı. O dönemde yapılan yorumlar hükümetin seçimi bahane ederek ısınan ekonomiyi göz ardı ettiği yolundaydı.

Avrupa tarafında sorunların 2010’da çıktığı hatırlanırsa; bugüne kadar güçlü ekonomik yapısına dikkat çekilen Türkiye ekonomisinin son birkaç günde nasıl bu denli hassas hale geldiği merak konusu oldu.

Borç krizinin domino etkisi yaratacağı Yunanistan ile başlayan süreçte Portekiz İrlanda’nın kurtarılması başta sonun çözüleceğine olan inancı arttırsa da daha sonrasında bir yılı aşan zamanda hala ortada bir sonuç gözlenmiyor. Sadece zaman satın alınırken artık devreye İtalya ve İspanya’nın da girmesi Türkiye’nin de süreçten bağımsız kalamayacağını gösteriyor.

Hükümet yetkilileri de artık sürecin sertleşeceği uyarılarında bulunurken, konuya dair en yetkin ağızlardan Ekonomik Koordinasyondan sorumlu devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan krizin kapıda olduğu uyarısında bulundu. Babacan ikinci dip ihtimalini de dile getirirken dün Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, karabulutların kapıda olduğunu kaydederken gereksiz harcama yapılmaması ve tasarrufa gidilmesi gerektiğini söyledi.

Bununla birlikte IMF’de Türkiye için yeni değerlendirmesini açıkladı ve cari açık beklentisini yükseltti. Cari açığın GSYH’ya oranını yüzde 10,5 olarak öngören IMF yılsonu büyümesi için yüzde 8,7 öngörüsünde bulunurken 2012 için yaptığı değerlendirmede yüzde 2,5’e düştüğü görülüyor.

SİSTEMİK BANKACILIK KRİZİ GELEBİLİR

IMF’nın raporlarının yayınlanmadığını ilk gündeme getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak Gazeteport’a yaptığı değerlendirmede IMF’nin 4’üncü madde görüşmelerinde mevcut sürecin aslında detaylı olarak ele alındığını düşündüğünü kaydetti. Hükümetin seçim öncesi dönemde önlem almaya yanaşmadığını ve Türkiye ekonomisinin çok kırılgan hale geldiğinin atını çizen Öztrak daha sonra G20 zirvesinden çıkan sonuçların doğruluğunu gösterdiğini belirtti. Öztrak açıklanmayan madde sonrasında gerçekleşen G20 toplantılarında Türkiye’ye büyük yer ayrıldığını ve Türkiye ekonomisindeki ısınmaya dikkat çekildiğini hatırlattı.

"10 gün önce programı sunarken pembe bir tablo çizen Başbakan Erdoğan’ın iki yardımcısının şimdi kriz telalığı yapıyor" diyen Öztrak, hükümetin borçlanmayı yöneterek seçim kazanma yoluna gittiğini söyledi. Vakit geçmeden program hazırlanması gerektiğini, mevcut yükün adil dağıtılması gerektiğini kaydeden Öztrak, en az büyüme ve en az işsizlik maliyeti ile bu dönemin nasıl atlatılacağının planlanması gerektiğini kaydetti.

BU KRİZ ŞİMDİ Mİ ÇIKTI?

Habertürk Gazetesi Yazarı Hakan Özyıldız, Gazeteport’a süreci değerlendirirken bu kriz şimdi mi çıktı sorusunu gündeme taşıdı. Vatandaşların kandırıldığını kaydeden Özyıldız, orta ve uzun vadede yatırımcıların risklerinin arttığına dikkat çekti.

Özyıldız hükümet cephesinden gelen son dönem açıklamalarının Hükümetin açıklanmasını istemediği IMF’nin 4’üncü maddesine bağlı olup olmadığı sorusunu yöneltti.

Özyıldız açıklamasına IMF tarafından gelen Türkiye ekonomisi ile ilgili revize edilmiş rakamlara da değindi. IMF’nin 2012’de Türkiye’nin yüzde 2,5 küçüleceği yani yüzde 6 daralmasının çok önemli göstergeler olduğunu altını çizdi.

Akademi çevreleri hükümetin son dönem uyarılarını, geç kalmış uyarılar olarak değerlendiriyorlar.

SÜREÇ BİLİNİYORDU

Okan Üniversitesi Uluslararası Bankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Doç Dr. Dilek Teker Gazeteport’a yaptığı değerlendirmede, hükümet cephesinden son dönemde gelen uyarıların yerinde ama geç kalmış olduğunu kaydetti. Teker,“Avrupa’da Portekiz ve Macaristan’ın tartışıldığı dönemde İspanya ve İtalya’ya sıçrayacağı biliniyordu” dedi.

Türkiye’nin son dönemde enflasyon ramakları ve krediler tarafında seviyelerin olumlu olmasının dışarıdaki dalgalanma ile ikinci planda kaldığını kaydeden Teker, Türkiye’yi yurt dışından bağımsız düşünmenin mümkün olmadığını söyledi.

ABD’nin kendini toparlayamaması Euro Bölgesi’ne yayılması Yunanistan’ın patlak vermesi ardından bir dönem İngiltere’nin adının geçmesi ile Türkiye üzerindeki stresin artmaya başladığını kaydeden Teker, İtalya ve İspanya’nın sürece dahil olması Türkiye için kritik olduğunu belirtti.

gazeteport

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.