Kendi davulumuzu kendimiz çalacağız
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı, “Yahudi Cesaret Ödülü”nü iade etmesi gerektiğine ilişkin muhalefet partilerinden gelen eleştiriler hakkında, Başbakan Erdoğan’ın ödülü İsrail hükümetinden değil, Amerika’daki bir Musevi derneğinden aldığını hatırlatarak, “Sayın anamuhalefet partisi genel başkanı, ‘Ben mi aldım cesaret ödülünü?’ demiş. Cesur olsaydı belki o da alırdı, ama değil” dedi.
Bağış, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk’ü makamında ziyaret etti.
Öztürk, ziyarette yaptığı konuşmada, Bakan Bağış’ın Avrupa Birliği konusundaki çalışmalarının medyaya yansımasında büyük bir artış olduğuna işaret ederek, “Bir enformasyon bombardımanı altında çalışıyoruz, ekibinizin başarısını tebrik ediyoruz” dedi.
Avrupa Birliği algısını güçlendirmek için AA’nın haberleri içerisinde özel bir çalışma yapacaklarını ve bültene Avrupa Birliği kodunu özel olarak koyacaklarını bildiren Öztürk, dolayısıyla Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilgili yapmış olduğu çalışmalara ilişkin haberlerin tümünü özel bir kodla vererek Avrupa Birliği algısını güçlendireceklerini kaydetti. Bunun yanı sıra Avrupa’da güçlü bir merkez kurmakta olduklarını ifade eden Öztürk, böylece Türkiye’nin Avrupa’daki çalışmalarının ve Avrupa’daki Türklerle ilgili çalışmaların, hem Türkiye içerisinde hem de Avrupa’da öğrenilmesini, duyulmasını sağlamayı hedeflediklerini belirtti. AB Bakanlığı ile AA arasında bu konuda çok güzel bir koordinasyon olduğunu dile getiren Öztürk, bu koordinasyonun daha da güzel bir şekilde devam etmesini diledi.
“AYNI DAVAYA BAŞ KOYDUĞUMUZ DOSTUMU ZİYARETE GELDİM”
Bağış ise yaptığı konuşmada, “Bugün sadece Anadolu Ajansı Genel Müdürü’nü ziyarete gelmedim. Ben aslında kardeşim, uzun yıllar birlikte çalıştığımız, beraber aynı davaya baş koyduğumuz dostumu, Kemal Bey’i ziyarete geldim” dedi.
Bağış, Öztürk’e ‘hayırlı olsun’ dileğinde bulundu.
“TÜRKİYE’NİN TEPKİSİNİ İYİ BİLİRLER”
Ziyarette, soruları da cevaplayan Bağış, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Doğu Akdeniz’deki petrol arama girişimlerinin ne tür sorunlara yol açabileceğine ilişkin soru üzerine, şu anda Doğu Akdeniz’de petrol arama faaliyetleri olmadığına işaret ederek, şunları kaydetti:
“Bu konuda niyet olabilir, bu konuda girişim olabilir, bu konuda çaba olabilir. Ama bu tür çabalara geçmişte girenler Türkiye’nin tepkisini iyi bilirler. Bu konuda Dışişleri Bakanlığımız üç hafta evvel gerekli açıklamayı yazılı olarak da yaptı. Türkiye’nin bu konudaki pozisyonu çok nettir, bellidir. Herkesin kendi karasuları içerisinde kendi araştırmalarını yapabilme özgürlüğü olduğu gibi, eğer tartışılan bir bölge varsa, henüz netleşmemiş, hangi ülkenin egemenlik alanına girdiği belli olmayan, tartışılan, uluslararası hukukun bu konuda karar vermediği bölgeler varsa, o konularla ilgili Türkiye tabii ulusal çıkarlarını koruyacaktır. Bu konuda gerekli açıklamaları Dışişleri Bakanlığımız yaptı, gerektiğinde yine yapacaktır.”
Güney Kıbrıs Rum yönetiminin AB Dönem Başkanlığı öncesinde Türkiye ile müzakerelerde yeni bir fasıl açılıp açılmayacağı sorusunu yanıtlarken Bağış, “Bu süreçte hedefimizi fasıl açma üzerine değil, gönülleri ve zihinleri açma üzerine yoğunlaştırdık” dedi.
Bağış, Avrupa Birliği sürecinde Türkiye’de demokratikleşmeyi, şeffaflaşmayı, zenginleşmeyi gerçekleştirecek adımların nasıl atılabileceği ve Avrupa Birliği nezdindeki çabalar sonucu Türkiye’nin önündeki en büyük engel olan önyargıların kırılması üzerine odaklandıklarını söyledi.
Bakan Bağış, “Fasıl açılıp açılmamasını o kadar önemsersek o zaman sırtımızdaki davulun tokmağını Brüksel’deki bazı bürokratlara teslim etmiş oluruz. Biz kendi davulumuzu kendimiz çalacağız” diye konuştu.
İsrail’in tutumunda bir değişiklik olmaması durumunda C Planı’nın ne zaman devreye girebileceği sorusu üzerine Bağış, bu kadar önemli bir sorunun cevabını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın vermesinin daha doğru olacağını, Başbakan Erdoğan’ın da Mısır’da buna yönelik açıklamaları yaptığını söyledi.
“PARİS’E GİTSEYDİ DAHA ÇOK SOMALİLİ GÖRÜRDÜ”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı, “Yahudi Cesaret Ödülü”nü iade etmesi gerektiğine ilişkin muhalefet partilerinden gelen eleştirilerin hatırlatılması ve bu konudaki düşüncelerinin sorulması üzerine Bakan Bağış, şunları kaydetti: “Sayın anamuhalefet partisi genel başkanı, ‘Ben mi aldım cesaret ödülünü?’ demiş. Cesur olsaydı belki o da alırdı, ama değil. Ortaya konulan performans belli. Kendisi ‘Somali’ye gidiyorum’ deyip Kenya’ya gitti. Paris’e gitseydi daha çok Somalili görürdü, orada daha fazla Somalili mülteci var.
Ama şu bir gerçek ki, partisinin genel başkanlığına geliş sürecinde de genel başkanlığını güçlendirme sürecinde de yaptığı manevralar, demokrasiyle ilgili yaptığı açıklamalar ve geri adım atmaları, seçim dönemindeki vaatlerinin hesapsızlığı, kendisinin bir hesap uzmanı olarak hesaplardan ne kadar uzak olduğunu ortaya koyan yaklaşımlardır.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, AB müzakerelerinde Türkiye’nin 33 faslın 13’ünü açmasına rağmen, “Daha fasılların onda birini bile açamadık” dediğini belirten Bağış, “Ben bunu sadece kendisinin matematiğinin zayıf oluşu ile anlatabileceğimize inanıyorum. Çünkü başka izahı yok. Onun için çok da fazla üzerine düşmeye gerek yok” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.