Dış politikada sıcak gündem

Dış politikada sıcak gündem
Türkiye, dış politikada hareketli bir döneme giriyor. Başbakan Erdoğan, Arap Baharı turunun hemen ardından bugün Amerika'ya gidiyor. Obama ile görüşmesinden sonra BM Genel Kurulu'nda konuşacak olan Erdoğan'ın gündeminde, Suri

Amerika'ya kritik ziyaret

Başbakan Tayyip Erdoğan, 4 günlük Kuzey Afrika ziyaretinin ardından rotasını ABD'ye çevirdi.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler'in 66. dönem toplantılarının açılışına katılmak üzere bugün New York'a gidiyor. Genel kurula hitap edecek olan Başbakan, konuşmasının büyük kısmını Afrika'daki kıtlığa ayıracak. Beş gün kalacağı New York'ta 20 kadar ikili görüşme yapması planlanan Erdoğan, yarın da ABD Başkanı Obama ile bir araya gelecek. Türkiye'nin İsrail ile gergin günler yaşadığı bir dönemde yapacağı görüşmede, Suriye, Libya, NATO füze savunma sistemi, Ortadoğu ve Türkiye-İsrail ilişkilerinin ele alınması bekleniyor.

Birleşmiş Milletler'in 66. dönem açılışı için New York'a gelecek birçok liderin, Erdoğan'ın son çıktığı Kuzey Afrika turu gözlemlerini almak için görüşme talebinde bulundukları öğrenildi. Erdoğan'ın bir araya gelmeyi planladığı liderlerden Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ise ülkenin derinleşen kriziyle ilgilenmek için New York ziyaretini iptal etti.

Erdoğan'ın yarın gerçekleşmesi beklenen Obama görüşmesi, New York temaslarının önemli ayaklarından birisi olarak dikkat çekiyor. Erdoğan'ın Obama'yla görüşmesinde öncelikli olarak İsrail konusunun gündeme gelmesi bekleniyor. ABD tarafı, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Obama'nın Erdoğan'a İsrail'le tansiyonun düşürülmesi mesajı vereceğini bildirmişti. Bunun yanında Filistin devletinin kurulmasının vaktinin geldiği mesajını verecek olan Erdoğan'ın, ABD'ye Filistin'in BM'de tanınması konusundaki olumsuz tavrını gözden geçirmesi gerektiğini söylemesi bekleniyor. Erdoğan'ın Arap Baharı turuyla ilgili Obama'ya gözlemlerini aktaracağı, Suriye'de yaşanan gelişmelerin de görüşmenin ana gündemlerinden birisi olacağı tahmin ediliyor. İki liderin Suriye'ye şiddetin durması için Devlet Başkanı Beşşar Esed'e daha fazla baskı kurulması konusunda fikir alışverişinde bulunması bekleniyor. Erdoğan, Esed'e yönelik tutumun belirlenmesi için New York'taki temaslarının tamamlanmasını bekleyeceğini açıklamıştı.

22 Eylül Perşembe günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap edecek Erdoğan'ın konuşmasının büyük bir bölümünü Somali'de yaşanan kuraklık ve kıtlık oluşturacak. Erdoğan, dünya liderlerine konuya daha duyarlı olmaları ve sorunun çözümü için kalıcı adımların atılması için çağrıda bulunacak

Erdoğan ile birlikte New York'a gidecek Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, dün bir televizyon programında BM Genel Kurulu çalışmalarında Filistin'in tanınması, Somali'nin durumu, Türkiye-İsrail ilişkileri, Arap Baharı ve Kıbrıs meselesi gibi konuların ön plana çıkacağını söyledi. Davutoğlu, bu toplantılarda genelde bir dünyanın ilgilendiği ve öne çıkan konular bir de her ülkenin kendisinin ilgilendiği konular olduğunu belirterek, son dönemde dünyanın ve Türkiye'nin özel olarak ilgilendiği konuların hep üst üste geldiğini kaydetti. Davutoğlu, bu gündemin her sene yenilendiğini, ama hep ana aktörlerden birisinin Türkiye olduğunu belirterek, Türkiye'nin eskiden bu süreci izleyici gibi takip ettiğini ancak şimdi hazırlayıcısı olduğunu bildirdi. Davutoğlu, Filistin'in tanınması konusunda en aktif ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu, bu konuda destek vermekle kalmayıp diğer ülkeler nezdinde bir kampanya düzenlediklerini kaydetti.

Rumlar Akdeniz'i ısıtıyor

Kıbrıs Rum Kesimi'nin bütün uyarılara rağmen Doğu Akdeniz'de tek taraflı doğalgaz ve petrol arama çalışmalarını hızlandırması, bölgede gerginliği iyice tırmandırdı.

Rumların 'münhasır ekonomik bölge' ilan ettikleri 12. parselde bugün sondaj çalışmalarına başlayacağını bildirmesine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun tepkisi sert oldu. Birileri 'Burası arka bahçem' derse o zaman Türkiye'nin de adım atma hakkının doğacağını vurgulayan Davutoğlu, Rum yönetimi ısrarını sürdürürse KKTC ile kıta sahanlığı anlaşmasını imzalayacaklarını söyledi. Güney Kıbrıs'ta yayın yapan Cyprus Mail gazetesi ise Türk donanma gemileri ve uçaklarının sondaj alanını uzaktan izlediğini yazdı.

Rum Kesimi'nin girişimlerini değerlendiren KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ise, "Bu durum, yeterince gerginlik yarattı. Tabii ki bu durum, Kıbrıs'taki görüşmeleri etkiler. Çünkü tek taraflı bir hareketin müzakerelere etkisi menfidir." diye konuştu. Çekincelerini Rum Kesimi'nin temsilcisi Dimitris Hristofyas'a da ilettiğini söyleyen Eroğlu, doğalgaz ve petrol arama çalışmalarının buna rağmen ertelenmediğini belirtti. New York'a hareketinden önce İstanbul'da konuşan Eroğlu, bu tavır hakkında "Biliyorsunuz bir patlama olmuş, 13 kişi ölmüştü. Hristofyas'ın prestij kaybı oldu. Bu şekilde prestijini yükseltmek, kendisine karşı olan milliyetçi cepheyi Türkiye'ye karşı tavır içine sokarak, yanına alabileceği gibi bir düşünce içinde olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu. Derviş Eroğlu, bölgede şimdilik bir sıcak çatışma ihtimali olmadığını söyledi. Dün katıldığı bir televizyon programında konuyla ilgili sorulara muhatap olan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da "münhasır ekonomik bölge"de sondaj çalışmalarını yapma kararının zamanlanmasına dikkat çekti. "Rum Kesimi, müzakereleri sabote etmek istiyor." diyen Davutoğlu, birileri "bu benim arka bahçem" derse o zaman Türk tarafının adım atma hakkının doğacağını vurguladı. Bakan Davutoğlu, bu konuda bir eylem planları bulunduğunu söyleyerek, Rum yönetimi kararında ısrar ederse KKTC ile kıta sahanlığı anlaşmasını imzalayacaklarını bildirdi. Davutoğlu, "Gönül ister ki Rum yönetimi böyle bir meydan okuma yerine müzakere masasına gelir, adil bir barışı birlikte geliştiririz." dedi.

'Rumlar dönem başkanı olursa ilişkiler donar'

KKTC'de temaslarını sürdüren Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da, Kıbrıs'ta müzakereler başarıya ulaşmadan Rum Kesimi'nin AB dönem başkanı olması durumunda asıl krizin Türkiye ile AB arasında çıkacağını, Türkiye'nin AB müzakerelerini donduracağını söyledi. Atalay, müzakereleri dondurmanın bir hükümet kararı olduğunu ve Başbakan Erdoğan tarafından da daha önce dile getirildiğini hatırlattı. Başbakan yardımcısı, olası bir krizin sorumluluğunun ise Kıbrıs sorunu çözülmeden Rum tarafını üye kabul eden AB olduğunu söyledi.

İnsanî yardım uçağımıza saldırı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bingazi'den dönerken, 'Libya'ya havadan yardım malzemesi göndereceğiz' diyerek verdiği söz hayata geçirildi. Hava Kuvvetleri'ne ait iki kargo uçağı, iki ayrı bölgeye paraşütle 14 ton gıda malzemesi attı. Hava Kuvvetleri, Kıbrıs harekâtından bu yana ilk kez yurtışında böyle bir operasyona girişirken, dönüş yolunda Türk uçaklarına ateş açıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Libya gezisinde "Uçaklarla havadan yardım malzemesi göndereceğiz." diyerek verdiği söz, dün hayata geçirildi. Türk Hava Kuvvetleri'ne ait 2 adet askerî kargo uçağı, Kızılay'ın hazırladığı gıda maddelerini Nijer sınırı yakınlarındaki Katrub ve Sirte'nin güneyindeki Waddan'a bıraktı. 14 ton gıda malzemesinin paraşütle atılmasından sonra bir uçağımıza, uçaksavarlarla ateş açıldı. Pilotların uçaksavar mermilerini görmesi üzerine rotasını değiştiren uçak, yükselerek Bingazi Askerî Havalimanı'na döndü. Daha sonra yapılan incelemede, uçağın isabet almadığı anlaşıldı. Ateş edilen bölgenin koordinatlarını alan Ulusal Geçiş Konseyi yetkilileri, saldırının Kaddafi'ye bağlı güçler tarafından yapılıp yapılmadığını soruşturuyor.

Cumartesi günü Ankara Etimesgut Askerî Hava Üssü'nden Hv. Plt. Bnb. Hilmi Kadir Kavuncu ve Hv. Plt. Bnb. Murat Mocan sorumluluğunda havalanan C-130 ve C-160 tipi iki kargo uçağı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Havada İkmal Bakım ve Depo Komutanlığı ekipleriyle beraber akşam saatlerinde Bingazi'ye geldi. Burada Ulusal Geçiş Konseyi askerî yetkilileriyle toplantı yapan Türk yetkililer, yardımların güvenlik sebebiyle sabah gün doğumu sırasında Sirte'nin güneyindeki Waddan yerleşim yeri ve Nijer sınırında belirlenen bölgelere atılmasını kararlaştırdı. Uçakların hareketinden önce Bingazi Askerî Havalimanı'nda açıklama yapan Hv. Plt. Bnb. Murat Mocan, Libyalı yetkililerle yaptıkları müzakerede güvenli hareket için sabahın erken saatlerinin belirlendiğini söyledi. 221. ve 222. filo komutanlığı olarak 18 personelle atışı icra edeceklerini belirten Mocan, "Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra yurtdışında ilk defa atış icra etmenin gurur ve mutluluğu içerisindeyiz." dedi. Mocan, Libyalı yetkililerin toplam 22 tonluk malzeme talep ettiğini, bu atışta bu miktarın 14 tonunu atacaklarını ifade ederek, müteakip günlerde de atışların yapılmasının planlandığını anlattı.

Bingazi Askerî Havalimanı'ndan pazar sabahı TSİ 05.00 sularında havalanan C-130 tipi askerî kargo uçağı, Kızılay tarafından hazırlanan gıda maddelerini Nijer sınırı yakınlarındaki Katrub yerleşim yerinin güneyine bıraktı. UGK yetkilileriyle temasa geçen uçak, malzemelerin yerine ulaştığının belirlenmesinin ardından Bingazi Askerî Havalimanı'na döndü.

Havalimanından TSİ 06.00 civarında havalanan C-160 tipi kargo uçağı, 1 saatlik uçuşun ardından Sirte'nin güneyinde bulunan Waddan yerleşim yerine ulaştı. Yardım malzemeleri, belirlenen koordinatta paraşütle aşağıya bırakıldı. Malzemelerin atılmasının ardından aynı rotadan dönüşe geçen uçağa uçaksavarlarla ateş açıldı. Kokpitten uçaksavar mermilerinin görülmesinin ardından rotasını değiştiren uçak, hızla yükselerek Bingazi Askerî Havalimanı'na döndü. Havalimanında yapılan incelemede uçağın isabet almadığı belirlendi. Ateşi açanların doğrudan kanatları hedef aldığı ancak uçağın kargosunu da boşaltmış olması sayesinde hızlı manevra yaparak ateşten kurtulduğu belirtildi. Uçaksavarlarla ateş edilen bölgenin koordinatları ilgili birimlere iletilirken, saldırının kimler tarafından yapıldığı UGK yetkilileri tarafından soruşturuluyor. Kaddafi yanlıların ateş açma ihtimali olduğu gibi, düzensiz kuvvetler halinde savaşan muhaliflerin ateş açmış olma ihtimali de bulunuyor. Askerî uçaklar, yardımların ulaştığı bilgisinin alınmasından sonra Bingazi'den Türkiye'ye hareket etti.

ZAMAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.