"Teröre müsahama gösterilemez"
"Terör iklimini yaymaya çalışanlar, teröre karşı net tutum takınmayanlar, en büyük zararı kendilerine verirler" dedi.
Yeni yasama dönemi TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in Genel Kurul'da yaptığı açılış konuşmasıyla başladı. Çiçek'in ardından bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, terörle mücadele konusuna da değindi. Güvenlik ve demokrasi arasındaki bağın, herkesin hassasiyetle tahlil etmesini gerektiren bir husus olduğunu ifade eden Gül, şunları kaydetti:
"Bu nedenle, demokrasi, terörle mücadele etmenin hem etkili yolu, hem de kıskançlıkla korumak için en fazla fedakarlık yapmamız gereken değerimizdir. Son dönemde artan terör eylemleri, sadece güvenlik güçlerimize, masum vatandaşlarımıza, milli birlik ve bütünlüğümüze değil, demokrasimize de kastetmektedir. Bu nedenle, terörle mücadele, aynı zamanda demokrasimizi koruma ve ilerletme mücadelesidir. Tüm milletimize şu mesajı açıkça vermek isterim: Devletin birliği ve bölünmez bütünlüğü, temel siyasi perspektifimiz ve tartışmaya açık olmayan ilkemizdir. Terörün hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Hiçbir şekilde, devletin bütünlüğüne ve milletin varlığına dönük saldırılan, bir hak arayışı olarak sunulamaz. Terör, zerre kadar müsamaha gösterilmeyecek, yok edilmesi gereken bir beladır."
Terörün hiçbir davaya hizmet etmediğini ve edemeyeceğini vurgulayan Gül, tam tersine bir dava teröre bulaştığı anda, ne söylerse söylesin onunla mücadele etmenin yolunun belli olduğunu kaydetti. Gül, "Terör iklimini yaymaya çalışanlar, teröre karşı net tutum takınmayanlar, en büyük zararı kendilerine verirler" diye konuştu.
"SALDIRILAR, TAHAMMÜL SINIRLARINI ZORLUYOR"
Bu nedenle Türkiye'nin, terörle mücadeleyi en etkin yollarla ve tereddütsüz sürdüreceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:
"Son dönemde, bölücü terör örgütünün, aralarında kadınların ve bebeklerin de bulunduğu masum insanları hedef alan saldırıları, insanlık adına utanç verici cinayetlerdir. Söz konusu saldırılar, vicdanları derinden yaralamakta ve tahammül sınırlarını zorlamaktadır. Bu nedenle, şehirlerin merkezinde, hiçbir ayrım gözetmeden kalabalıkları hedef alan teröristleri, fikri, zikri, partisi ne olursa olsun herkesin şiddetle tel'in etmesi, en azından insanlığa karşı bir namus borcudur."
Bu süreçte, devletin tüm kurumlarının ve siyasetin tüm eğilimlerinin ortak bir hassasiyetle hareket etmek zorunda olduğunu dile getiren Gül, "Devlete düşen görev, terörle mücadele için gereken adımları atmak, hukuk kuralları dahilinde bütün metotları, kendi prensipleri içinde uygulamaktır. Dolayısıyla devletimize sahip çıkmak, devletimizi köşeye sıkıştırmaya veya zafiyete düşürmeye çalışan tertipleri bertaraf etmek hepimizin vazifesidir. Bu vesileyle vatan ve millet uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyor, gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.
İHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.