Erdoğan: Bir tek şeye çok üzüldüm

Erdoğan: Bir tek şeye çok üzüldüm
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP milletvekillerinin 1 Mayıs olayları ile ilgili hakkında verilen gensoruya CHP milletvekilleri ile birlikte el kaldırmasına üzüldüğünü söyledi.

Erdoğan, Ankara ASKİ Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Kadın Kolları 2. Olağan Kongresi'nde konuştu. 1 Mayıs'ta İstanbul Taksim çevresinde yaşanan olaylarla ilgili konuşan Erdoğan, Bakanlar Kurulu kararı ile 1 Mayıs'ı 'Emek ve Dayanışma Günü' ilan etmelerine, kutlamalar için yer göstermelerine rağmen, bazı sendikaların 'Biz nereyi istersek orada yaparız' diyerek, Taksim'e çıkmak konusunda ısrarcı davrandığını hatırlattı.

Buna müsaade etmediklerini kaydeden Erdoğan, "Ne oldu ? Biz kendilerine, bak, bunu kontrol edemezsiniz dediğimizde, malum sendikanın başkanına veya başkanlarına, buyurun. İllegal örgütler, onlarla beraber yürüdüler, bu illegal örgütler onlarla beraber yürürken, ne yazık ki bu ülkenin parlamentosunda olan milletvekilleri de onların saflarında yer aldılar. Ve işte o CHP geldi şahsımla alakalı gensoru verdi. Niçin ? Taksim meydanını niye vermedik ? Ben görevimi yaptım. Ve şu anda görevimi yapmanın arkadaşlarımla, valilerimle, bakanımla, polislerimle görevimi yapmanın mutluluğu içindeyim, kim ne dese desin" diye konuştu.

Olayların ardından, bazı kesimlerin polisi hedef almasını da eleştiren Erdoğan, "Bütün bunlara karşın, efendim niçin polis böyle davranmış. Kusura bakmayın, polis bir yere kadar tahammül eder, tahammülün de bir sınırı var. O sınırdan sonra polis de yapması gerekeni yapmıştır ve yapar" dedi.

Olayların ardından hakkında gensoru verildiğini de hatırlatan Erdoğan, "Bu gensoru verildi. Ben bir şeye çok üzüldüm. O üzüldüğümü söyleyeyim sizlere nedir. Ne yazık ki, bu gensoru illegal örgütlerin legal örgütle hareket ettiği olaya bizim muhalefet etmemiz nedeniyle şahsıma verildi. İyi güzel de ben, doğrusu MHP'nin onlarla hareket etmesine üzüldüm. Nasıl onlarla beraber hareket etti ? Nasıl onlarla beraber el kaldırdı ? Ona üzüldüm. Bu üzüntümü burada söylemek zorundayım. Çünkü biz, meşru olana, legal olana evet diyoruz. Ama bu ülkeyi illegal yapılara asla teslim etmeyeceğiz" diye konuştu.

Konuşmasında, CHP'yi de eleştiren Erdoğan, "Bu CHP'nin halk ile arasında duvar var. Bu duvarı bilin. Bu duvar olduğu içindir ki, bu CHP ülkemizde hiçbir zaman iktidar olamayacak. Bununda müjdesini sizlere veriyorum. Olamayacağı için başka yollarla gelebilir miyim gayreti içinde. Boşuna çırpınma o yollarla da gelemeyeceksin. Çünkü benim milletimin feraseti ve anlayışı, size bu yolu ne yaparsanız yapın açmayacak. Millete tepeden bakmayı, bunlar siyaset zannediyorlar. Kendilerini daima imtiyazlı görüyorlar" ifadelerini kullandı.

'SONUÇ DEĞİŞMEYECEK'
Konuşmasında açıkça Yargıtay ile hükümet arasındaki son günlerde yaşanan tartışmaları, 'son dönemde yaşanan tartışmalar' şeklinde niteleyen Erdoğan, "Türkiye, bu tartışmalardan zayıflayarak değil, inşallah daha da güçlenerek çıkacak. Ben buna bütün kalbimle inanıyorum" diye konuştu.

Tartışmalardaki çıkış noktalarının husumet olmadığını kaydeden Erdoğan, "Gönül isterdi ki, biz enerjimizi buralarda böyle lüzumsuz şeylerle değil, dünya ile girmiş olduğumuz rekabet mücadelesinde harcayalım" dedi. Kimseye husumetlerinin olmadığını da dile getiren Erdoğan, "Hiç kimseye kırgın değiliz, hakkımız da yok, çünkü siyaset yapıyoruz. Kimse bu tartışmalardan umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye'nin geleceği aydınlıktır. Nasıl yaşarsa yaşasın bütün vatandaşlarımız, bizim için birdir. Herkesin yaşam biçimi, tercih hakkı, siyasi görüşüne saygı duyuyoruz. Hiçbir tartışma bu gerçeği değiştiremez. Bu hukukun önüne geçemez. Zira hukukun üstünlüğüne dört dörtlük inanmış bir iktidar işbaşındadır. Sonuç ne olursa olsun bu gerçek asla değişmeyecektir. Bazıları AK Parti hakkındaki kapatma davası öyle sonuçlanırsa, şöyle olur; şöyle sonuçlanırsa bir farklı olur diyerek, türlü türlü fikirler öne sürüyor. Tekrar söylüyorum, hangi netice olursa olsun hiçbir netice bu noktada gerçeği değiştirmez değiştirmeyecektir. Demokrasi de laiklikte Türkiye'nin değişmez ve değiştirilemez gerçekleridir. Bunun aksi muhaldir, imkânsızdır. Türkiye'nin önünde başka seçenek yoktur. Kimse kimseye inancı ya da siyasi görüşünü dayatma hakkına sahip değildir" dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.