"Tırnağımızla kazıyarak bu hale geldik"

"Tırnağımızla kazıyarak bu hale geldik"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan AK Parti'nin Kızılcahamam Kampı kapanış konuşmasını yaptı. Kapanışta yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan yapılan görüşmeler hakkında detayları açıkladı.

Başbakan Erdoğan kapanış konuşmasında şunları söyledi; Milletvekili arkadaşlarımız kampımızda sunuşlar yaptı, istişare ve değerlendirme toplantımızın ilk gününde Dışişleri Bakanımız sayın Davutoğlu, Türk dış politikası üzerine, Sayın Canikli yasama faaliyetleri ile ilgili, Sayın Çavuşoğlu AKPM'de yaptığı başarılı çalışmalarla ilgili, Sayın Egemen Bağış AB ile ilgili yapılan çalışmalarla ilgili sürekli arkadaşlarımızla istişarelerde bulundular. Dün ise Sayın Babacan ekonomi ile ilgili, Genel Başkan Yardımcımız ve partimiz adına Anayasa komisyonu çalışmalarında yer alacak Sayın Çelik'te partimizi bilgilendirdiler, istişarelerde bulundular. Bu sabahta saat 13:30'a kadar ihlassondakika bütün bakan arkadaşlarımızın katılımı ile partililerimizle genel bir katılım olarak bütün arkadaşlar sorularını yönelttiler ve bölgesel sorunları dinleme fırsatı bulduk, 37 arkadaşımız soru yöneltti ve bu sorulara ilgili bakan arkadaşlarımız cevap verdiler.

"EN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDESİ ANAYASA OLDU"

Bu aile atmosferi altında birkez daha gördük ki, AK Parti Türkiye'ye 9 yıldır kazandırdığı başarılara aynı şevkle 'Durmak yok, yola devam' diyor. Ben bir kez daha AK Parti ailesine gösterdikleri bu hassasiyet ve Türkiye sevdalarından dolayı teşekkür ediyorum.

İstişare toplantımızda da arkadaşlarımızın üzerinde durdukları en önemli gündem maddelerinden biri Anayasa oldu. Anayasa meselesi ileri demokrasi ve güçlü Türkiye için önümüzde ki en önemli konudur. 12 Eylül referandumundan çıkan güçlü irade ve 12 Haziran seçimlerinden çıkan görülmemiş kararlılıkla milletimiz 'artık Türkiye ileri demokrasiye geçsin, bizi oyalamayın' diyor. AK Parti olarak biz bu çalışmaya herhangi bir ön kabul getirmedik, artık milletimiz her türlü vesayetten arındırılmış bir yönetimle devleti ileri götürmek istiyor, söz hakkı sadece milletin olsun istiyor. Devlet hiç bir surette milletten esirgenmemelidir, sadece Türkiye'ye ayak bağı olan eski statükoyu değiştirmek yetmez, yeni bir perspektifin yeni bir statüko olmayacağını da işin başında ifade etmek istiyorum. Meclisimiz milletten aldığı yetkinin hakkını en doğru şekilde verecektir, birinin veya bazı marjinal grupların söyledikleri mi doğru? Yoksa bu parlamentonun genelinin ihlassondakika söylediği mi doğru, eğer demokrasiyi konuşuyorsa biz birilerinin, birinin yada azınlıkların çoğunluğa tahakkümüne evet diyemeyiz ama azınlıkların da hakkını korumaktan vazgeçmeyiz. TBMM 91 yıllık birikimi ile yeni bir Anayasa'yı yapacak güçtedir, yeter ki yüzyüze konuşalım. Millete verdiğimiz sözlerin arkasında duralım, milletin mutluluğundan hissedar olalım, bunu yapalım. Millet egemenliğinin tahakkuk etmesinin esası bütün kurumları hukuk zeminine çeken bir Anayasa'dır. Mevcut Anayasa'ya göre devletimizin kurumları bir tarafa, Anayasal kurumlar bir tarafa. Bu kurumların birer devlet görünümünde olması bu millete büyük bedeller ödetti, bu düşünceleri terkedelim. İki temel ilkeyi tam olarak hayata geçirelim, 'Adalet mülkün temelidir' artık bu sözü sadece mahkeme duvarlarında bırakmayalım, burda ki mülk devlettir, devlet ise milletindir, millete aittir. Bu ülkede de kimse kiracı değil, ev sahibidir ve bu devletin sahibidir.

"MİLLETİMİZ 9 YILDIR..."

Bizler Türkiye'yi hak ettiği aydınlık yarınlara, milletimizin hayali olan mutlu ve müreffeh geleceğe taşıma azmiyle bu yola çıkan bir siyasi temsilcileri ve bu büyük ailenin mensuplarıyız. Azimle, kararla çıktık o tarih unutulur bir tarih değil, o unutulur bir an değildir, bizim derdimiz milletimizin derdi. Bizim sevincimiz 7'den 70'e milletimizin sevinci, Türkiye'nin meselesi bizim meselemizdir. Bu salon müsait olsa burada büyük milletimiz bizimle beraberdir, sadece burada değil Kars'ta, Ordu'da, Şırnak'ta bütün ümit ve hayalleri ile buradadır. Çünkü AK Parti tek bir bölgenin değil 780 bin kilometrelik bu vatanın, her karışın partisidir. Bunu kurulduğumuzdan bu yana hep ispatladık, AK Parti sadece Türkiye'nin de değil dünyanın partisidir. Türkiye'de ki seçim sonuçları sadece 81 vilayetimizde değil kalbi kırık olan bir Coğrafya'da yüz milyonlarca insanlar tarafından takip edilmiştir, AK Parti'ye gönül veren herkes bu sorumluluğu inanıyorum ki gönlünde hissediyor. AK Parti, birlikten, bütünlükten yana olduğu için milletimiz tarafından coşkuyla sahiplendi, bu gerçek 12 Haziran'da bir kez daha ortaya çıkmış, AK Parti bir kez daha teveccüh görmüştür. Her gelir, her inanç tarafından ortak umudu, ortak heyecanı olmuştur, dolayısıyla her vekil arkadaşım ihlassondakika bölgesinin değil bir uçtan diğer uca kadar bütün herkesin vekilidir. Bu emaneti taşımak kolay değildir çünkü burada sevda var, bu yük ağır bir yüktür ancak bu büyük mesuliyet dirayetle yerine getirebilenler için ihlassondakika başka hiç birşeyle kıyase edilemeyecek bir kaynaktır. Milletimiz 9 yıldır artan bir teveccühle bu bahtiyarlığı bize fazlasıyla yaşattı.

"TIRNAKLARIMIZLA KAZIYA KAZIYA TIRMANDIK"

Türkiye'nin ne kadar heyecan vereceği bir geleceğe yürüdüğü vurgusunu yapıyorum, bizim bu geçmişimiz siyaset gündemini doldurmak üzere hesapsız sözler değildir, aksine bizim geleceğe dair umutlarımız ve teminatlarımız somut sonuçlara dayanıyor. Elde ettiğimiz kazanımları gelecek için koyduğumuz ve bunu da bir teminat olarak gördüğümüzü açık ve net olarak ortaya koymamız gerekiyor. 2002'de aldığımız Türkiye her unsuruyla dibe vurmuş bir ülkeydi, milletimizle birlikte kolları sıvayıp harekete geçtik ve adeta tırnağımızla kazıya kazıya düştüğümüz tepeden yukarı tırmanmaya başladık, gücümüzü topladık ve nihayet düzlüğe çıkmayı başardık. Biz ülkemize, biz milletimize, herzaman inandık bugünde, yarında Allahın izniyle inanmaya devam edeceğiz, bizim inandığımız Türkiye boş vehimlerin elinde esir bırakılacak bir ülke değildir.

"BU YÖNTEMİNDEN VAZGEÇ YADA KLAVUZUNU DEĞİŞTİR"

Biz Karadeniz'e uzandığımızda yeşilliği görünce Allah'a hamd ediyoruz, bu ülke bizimdir 74 milyonundur ve bunun hakkını vermeye mecburuz, bu ülkeyi ilk 10'a yükseltmeye mecburuz bu kadro burada. Etliye, sütlüye karışmayanlar, hudutların ötesinde olanlarla ilgilenemeyenler bu ülkenin hakkını veremeyen, ufkunu göremeyenlerdir. Milletimizin çok iyi bildiği bir gerçeği onlara bir kere daha hatırlatıyorum, Türkiye insanlarıyla, kaynaklarıyla henüz tamamı faliyete geçirilmemiş bir ülkedir. Almanya'da, Güney Afrika'da, Amerika'da, Brezilya'da yaşayanlar bunu biliyor ama bu ülkede ki bazı köhne zihniyetler bunu göremiyor ama bakınız Türkiye büyüdükçe ihlassondakika onlar küçülüyor ülkemizin itibarı yükseldikçe onların ki düşüyor, milletimizle arasında ki duvarı aşamıyorlar, asabileşiyor zaman zaman saldırgan hale getiriyorlar. Anamuhalefet bütün demokrasilerde temel kurumdur ama bizim muhalefet bizim partinin hallerini gördükçe çılgına döndü, zaman zaman böyle muhalefet can feda diye düşündüğüm oluyor ama üzülüyorum. Karamuhalefet yine propaganda peşinde, biri çıkmış siyasetin kirlendiğinden bahsediyor, yahu insan biraz haya eder, bunu yapan insan bütün Türkiye'nin duyduğu ses kasetlerini hep beraber dinledik, yamyamları doyuramıyorum diyen başbakanının sesini duyarda ses verir. Hani senaristin biri sana hafiye rolünü oynarsan başrol olursun dedi ya sen bu rolü benimsedin ya, kaç defa içi boş dosyaları elinde salldın. Sayın Beşir Atalay için salladığın dosyayı daha önce Kayseri Belediye Başkanı için sallamıştın, Yazıcı için sallamıştın, ne oldu? Defalarca mahcup olduğun bu yöntemden vazgeç ihlassondakika yada klavuzunu değiştir, yanlış klavuz seçiyorsun.

Burada bir konuyu tabi özel olarak vurgulamam lazım, bizlere bir çok yazılı sorunlar iletildi. Bakan yardımcılığı kurumunun sadece bunların takibi ve çözümü için tesis ettik. Rahat rahat benim her milletvekili arkadaşım, siyasetin içinde olan her kardeşim, vatandaşım bakan yardımcılarına ulaşacaklar. Bakan yardımcıları tek çalışmayacak, yanlarında yine olanlar olacak. Milletvekili arkadaşlarım hem kendi dilinde sıkıntıları minimize etsin, eğer partiden geliyorsa parti orada ki çalışmaları minimize etsin diye böyle bir kurumu tesis ettik ve inşallah bundan beklediğimizi de Allah'ın izniyle alacağız. Şuanda bana verdiklerinizi ben ihlassondakika bakan arkadaşlarımıza, bakan yardımcısı arkadaşlarımıza göndereceğiz.

Şimdiden Kurban Bayramı'nızı kutluyorum, sağlıcakla kalın' diyerek kapanış konuşmasını sonlandırdı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.