"Kan dökmek bu ülkeye fayda getirmez"
Çiçek, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun başkanlığındaki Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Ahsen Coşer, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy'un aralarında bulunduğu 13 meslek örgütü temsilcisini kabul etti.
Kabulde konuşan Hisarcıklıoğlu, ziyaret nedenlerini, ''artan terör olayları ve anayasaya ilişkin görüşlerini aktarmak'' şeklinde açıkladı.
Meclis Başkanı Çiçek de 19 Eylül itibariyle yeni bir süreci başlattıklarını anımsattı. Çiçek, masada bulunan kuruluşların, anayasaya ilişkin beklenti ve şikayetlerini her vesileyle gündeme getirdiğini belirterek, ''Çok partili hayatı 1950'den itibaren kabul edersek, aradan 61 yıl geçmiş, bu 61 yılın yarısı şikayet ettiğimiz anayasa ile geçen süredir. Bir ülke düşünün ki herkes şikayet ediyor buna rağmen şikayet edilen anayasa varlığını sürdürüyor'' dedi.
Bugün yaşanan bir çok sıkıntının temelinde, Anayasanın günün şartlarına uymamasının geldiğini vurgulayan Çiçek, ''Şu dönemde, bu dönemde yapıldı... Sonuçtan giderek söylüyorum, hangi dönemde yapıldığını, nasıl yapıldığını hepimiz biliyoruz. Onlar yanlış yoldan giderek bir anayasayı yapıyor, toplumun her kesimi şikayet ediyor. Doğru bir yerden, doğru bir yoldan giderek yeni bir anayasa yapamıyorsak o zaman kim, neden şikayet edecek'' diye konuştu.
Çiçek, siyasi partilerde, meslek örgütlerinde genel bir mutabakat bulunduğuna, yeni bir anayasa vurgusu yapıldığına işaret etti. Çiçek, halkın bu kadar talep ettiği bir konuya Meclisin bigane kalmasının düşünülemeyeceğini ifade ederek, siyasi partilerin seçim beyannamelerinde öncelik verdiği konuların başında da bunun geldiğini söyledi.
Bu süreci kamuoyunun beklentilerine uygun olarak başlattıklarını anlatan Çiçek, ''Bu işin sahibi Meclis olsun, uzlaşma komisyonu kurulsun'' denildiğini anımsattı.
-''81 ilde konuşulmalı''-
TBMM Başkanı Çiçek, yeni bir anayasa yapılacaksa, meslek örgütlerine ve sivil toplum kuruluşlarına görev, sorumluluk düştüğünü dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Biz bu işi 4 parti yapacak değiliz. Daha önceki şikayetler de bu noktalardandı. Milletin anayasası olacaksa, halkın olması gerekir. Halk, yüzde 95 ile bu parlamentoda temsil ediliyor. Ama günümüz demokrasisinin en önemli özelliği katılımcı demokrasidir. Temsili demokrasi sürecini geride bıraktık, katılımcı demokrasi... O nedenle toplumun her kesiminin 'bizim anayasamız' diyebileceği bir anayasa yapılabilmesi için herkesin bu sürece katkı vermesi gerekiyor.
Nüfusun yarıdan fazlasını temsil eden meslek örgütlerinin temsilcisi burada, imkanları var, bu sürece katkı vermeleri lazım. Bu tartışmaların sadece Ankara, İstanbul'da yapılması yetmez. Her kuruluşun kongresi var, yaptığınız toplantılar var. Bu konu 81 ilde konuşulmalı, görüşülmeli.''
-''Bu ülkeye değil, başkalarına hizmet eder''-
Çiçek, ülkeyi yönetenlerden, devletin işleyişinden, devletin organlarından şikayeti, talebi olan, uygulanan politikaları beğenmeyenlerin bulunabileceğini belirtti. Ancak bunun yolunun, yönteminin terör olmadığına dikkati çeken Çiçek, şunları söyledi:
''Bu çağ dışılık, ilkellik, iptidailiktir. Bir talep varsa, anayasayla ilgiliyse anayasal süreç başlamıştır. Eksiden 'bize hak, özgürlük verilmiyor' diye yasa dışına çıkanlar şimdi hak, hukuk noktasını, hak ve özgürlük taleplerini meşru kanallardan değerlendirmeye çalıştığımız bir dönemde, adeta 'bunları niye yapıyorsunuz' dercesine kan dökmek, kin kusmak, bence bu ülkeye fayda getirmez. Doğru bir yol, yöntem değildir. Kimse de bunlara destek vermemelidir. Kim ne talep edecekse, hukuk, demokrasi içinde kalacak, talep ve tepkisini bu çerçevede getirecektir. Öbür türlü yol ve yöntemlerle bu ülkeye değil, başkalarına hizmet eder. Geriye dönük hep öyle olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır. Böyle bir noktada bulunuyoruz. Böyle bir çalışma başlamış. Herkese kürsü, Meclis açık. Herkesin bu Anayasadan kaynaklanan talebi, şikayeti varsa, bunun giderilmesi noktasında biz her türlü diyalog ve uzlaşı kanallarını açmaya çalışıyoruz.
Siyasi partilerimizden belki çok daha fazla meslek örgütlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza görevler düşüyor. Sizin temsil ettiğiniz camia, bu konuda geçmişte de belirli hazırlık yaptı. Belki güncelleyecek, değişen şartlara uyarlayarak, bir daha gözden geçirip, buradaki anayasal, yasal sürece dahil etmek suretiyle ümit ediyorum bu işi başarırız. Başaramadığımız takdirde iki şey olur: Halkın neredeyse tamamına yakınının beklentisi, talebi haline gelen bir konuda, milletimizi sükut-u hayale uğratırız. Buna hakkımızın olmadığını düşünüyorum. İkincisi; şikayet ettiğimiz anayasaya daha uzunca süre yaşama hakkı tanımış oluruz. Türkiye, daha modern, çağdaş, özgür, demokratik ve evrensel standartlarda bir demokrasi, hukuk düzenini inşa edecekse, bu Anayasa ile yoluna devam edemez. Bu Anayasa'nın miadı bana göre çoktan doldu. Bunu başaramadığımız takdirde bu Anayasa ile yolumuza devam etmek gibi mecburiyetle karşı karşıya kalırız ki onun ortaya çıkardığı sıkıntıları da hep beraber yaşarız.''
-''Bu defa başarmamız lazım''-
Heyete, ''Sizlere inanıyoruz, güveniyoruz'' diye seslenen Çiçek, ''Doğru bir başlangıç yapıyoruz. Siyasi partilerimizi bilgilendirin, cesaretlendirin, yüreklendirin. Bu işin başarılması konusunda işin takipçisi olun'' önerisinde bulundu.
Anayasa Uzlaşma Komisyonunun ilk toplantılarının çalışma usulüyle ilgili olduğunu anımsatan Çiçek, bunun uzun sürmeyeceğini, sonra esasına geçeceklerini bildirdi.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.