"Başbakan, Neron gibi yakıyor"
Vural, TBMM'de düzenlendiği basın toplantısında, Çukurca'da meydana gelen terör saldırısına değindi. Acılar yaşanmaya devam ettiğini, Anadolu'nun evlerinde annelerin gözyaşlarının aktığını anlatan Vural, hiçbir fitne veya fesadın bu milleti birbirinden ayırmaya yetmeyeceğini söyledi.
''Ebed müddet olacak husus şudur ki (şehitler ölmez, vatan bölünmez)'' diyen Vural, milletin dimdik ayakta durmasının birilerini ürküttüğünü ifade etti. Vural, ''Yanındaki arkadaşı için babasından bot isteyenler, ayağı üşüdüğü için çorap isteyenler, evinin elektriği kesilenler, şehit olunca açılanlar... Bu ülke işte böyle kuruldu'' dedi.
Şehit annelerinin gözyaşlarının birilerini rahatsız ettiğini ileri süren Vural, ''Ağlıyor. 'Ne günlere kaldık' diye ağlıyor. 'Umut tablosu' dediler. Şimdi ne var? Kan revan tablosu. Senin ciğerin yanarken aslında milletin ciğerinin yandığını görmen lazım. Kim bu olanların sorumlusu?'' şeklinde konuştu.
TBMM'de ''terör'' konusunda kapalı yapılan oturuma da değinen Vural, bu uygulamadaki amacın, vatandaşın olup bitenden bihaber kalmasını sağlamak olduğunu öne sürdü.
-Erdoğan'ın medya yöneticileriyle toplantısı-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın medya yöneticileriyle bir araya geldiğini hatırlatan Vural, şöyle devam etti:
''Başbakan, yüksek sansür kurulunda dükkan sahipleri ve mutfak şeflerini bir araya getirdi. Milletin ellerinde bayrakla yollara düşmesi ürkütüyor. Tir tir titriyorlar, müzakere masalarında verilen sözler ortaya çıkar diye. Başbakan, 'terör siyaset üstüdür' diyor. Madem öyleydi, muhalefet partilerini neden eleştiriyorsun? Siyaset üzeri bir toplantıda AKP genel başkan yardımcılarının ne işi var? Parti propagandası bu. Muhalefeti sindirme. AKP görüşleri doğrultusunda, yayın yaptırma toplantısı. Yandaş, candaş medya ile aile toplantısı. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olmaz. Neden Ortadoğu'yu, Sözcü'yü, Yeniçağ'ı çağırmıyorsun? Rahatsızlığın ne? Bu gazeteciler, senin her yaptığına, 'güzel olmuş' demek zorunda mı? Esad medyasına ya da Pravda benzeri bir medya yaratmaya çalışıyor. Basın özgürlüğü bu ülkede bir medya patronunun iki dudağı arasında mı? Terör örgütünün müspet propagandasını yapmak doğru ama vahşetini yazmak yanlış, öyle mi? Sonra da 'anaların gözyaşları ekranlarda gösterilmesin' diye gaddarca bir ifadede bulunabiliyor.''
Başbakan Erdoğan'ın, ''Propaganda terörün oksijenidir'' sözlerini anımsatan Vural, ''Terör örgütüyle müzakere ederek, asıl oksijeni sen veriyorsun. Okjisen vererek, örgütü canladıran asıl sensin. Bu ülkede Cumhurbaşkanı bir yere gizlice gidiyor. Sanırsın Bush Irak'a gidiyor. Habur'da oksijeni veren sen değil miydin?'' diye sordu.
Erdoğan'ın, ''terör örgütü böyle saldırılarla intihar ediyor'' sözlerine de değinen Vural, ''Sana ne? Gebersin, gitsin, helak olsun yahu. Mehmetçiğin canını, bizim huzurumuzu düşün. Ne diyor? 'Sahip çıkın PKK'nıza' diyor'' dedi.
Başbakan Erdoğan'ın, kendilerini ''yangına körükle gitmekle'' suçlamasına anlam veremediklerini belirten Vural, ''Başbakan, Neron gibi yakmış ülkeyi, ondan sonra söndürmeye çalışıyor. Sonra da suçunu unutturmak için bizi suçluyor'' ifadelerini kullandı.
Vural, terör örgütüne yönelik kara harekatına ilişkin sorular üzerine, kapsamı ve hedefleri konusunda bilgi sahibi olmadıkları operasyonun sonuçlarını bekleyeceklerini söyledi.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.