"Primler ertelenecek"

"Primler ertelenecek"
Sanayi ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak bütün bakanlıkların gerçekleştirdiği gibi, biz de deprem bölgesinde SSK ve SGK primlerini bir yıl ertelenmesi ile ilgi

 

Bakan Çelik, İstanbul Sanayi Odası Meclis Toplantısı'nda meclis üyeleri ve çok sayıda sanayici işadamları ile bir araya geldi. Toplantıda, faaliyet raporları ve gündem sunumların ardından söz alan Bakan Çelik, konuşmasının başında Van'da yaşanan deprem felaketine değinerek başladı.

Sanayi ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, "Öncelikle büyük acılar yaşadığımızı belirtmek istiyorum. Gerek terör, gerekse deprem hadisesinde hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyor, yaralılara da acil şifalar temennisinde bulunuyorum. Milletimizin memuru, çalışanı, işvereninin yek duruşunu da sizinle paylaşmak istiyorum. Milletimize bu zor günlerde bu duruş yakışırdı" diye konuştu.

Deprem bölgesinde SSK ve SGK primlerinin 1 yıl erteleneceğini ifade eden Bakan Çelik, "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak bütün bakanlıkların gerçekleştirdiği gibi biz de deprem bölgesinde SSK ve SGK primlerini bir yıl ertelenmesi ile ilgili gerekli kanunun ve talimatların verildiğini buradan belirtmek isterim" dedi.

Bakan Çelik, daha sonra ekonomideki gelişmelere değinerek, "Türkiye'de her alanda son 9 yılda nasıl bir değişimin ve dönüşümün yaşandığını hepimiz izliyoruz, hepimiz görüyoruz. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan ekonomiye her alanda Türkiye son 9 yılı dolu dolu bir şekilde geçirdi ve ekonomiler kriz ile çalkalanırken %11.6'lık ve %8.8'lik büyümeyi Türkiye'nin gerçekleştirmesi son derece anlamlıdır diye düşünüyorum. İstihdamını kriz döneminde, 2008-2010 arası dönemde en çok arttıran G20 ülkesi Türkiye'dir, bir ay önce Paris'te yapılan sanayi bakanları toplantısında açık bir şekilde deklare edildi" diye konuştu.

Krizin aşılmasında özel sektörün büyük ölçekte yarar sağladığını ifade eden Çelik, "Kriz ve durağanlık Türkiye'de devam ederken 2011'de en hızlı büyüyen ülke olduk ve ilk yarı yıldaki ortalama 10.6'lık büyümenin 3 puanını imalat sanayiden geldiğini de belirtmek istiyorum. Büyümenin lokomotifi özel sektör dolayısıyla sanayicilerdir" şeklinde konuştu.

Bakan Çelik, "Ülkemiz içerde istikrarlı, dışarıda da itibarlı bir ülke. Dışarıdaki itibarımızı sanayicilerimiz biliyorlar. Düne göre mukayese ettiğinizde hangi noktaya geldiğimizi, bunu da içerdeki istikrara borçlu olduğumuzun da hepimiz farkındayız. Bu hepimizin başarısı. Kısır döngülere girmeden önümüzdeki döneme de bu başarıya odaklanmalıyız diye düşünüyorum. Eleştiriler demokratik şekilde olduğu sürece olmalıdır ama başarıyı herkes sahiplenmeli, başarı hepimizin başarısıdır" dedi.

Türkiye'nin bundan sonraki süreçte 2023 hedefine odaklandığını belirten Bakan Çelik, "Yeni dönemde 2023 hedefi, Gazi Mustafa Kemal'in muasır medeniyetler ve onun üzerindeki hedefi Türkiye'nin hedefidir. 2023'e doğru hızla yol alıyoruz. Bu süreçte hedeflerimiz belli. Gününü, ayını, yılını planlayamayan bir ülkeden 2023 hedeflerini ortaya koyan bir Türkiye noktasına gelmiş bulunuyoruz. On büyük ekonomi içinde olacağız diyoruz ve altyapı çalışmalarında sorunlarını çözmüş bir ülke noktasına geleceğiz diyoruz. Otomobilinden uçağına yerli üretimi başaracağız diyoruz ve ihracat ve gayri safi milli hasılada da rakamsal olarak hedeflerimizi önümüze koyup ve bunları gerçekleştiren bir ülke olacağız diyoruz. Bu hedeflere, 2023'e doğru koşarken ilk işimizin prangalardan kurtulmuş sivil bir anayasa olduğunu da seçim dönemi ve öncesinde de, bugün de ifade ediyoruz" dedi.

Öncelikli hedefler arasında 'Yeni Anayasa'nın bulunduğuna dikkat çeken Bakan Çelik, "Anayasa son derece önemli. İşin başı, işin beyni, işin motoru anayasadır, orda sıkıntı varsa komuta edilemiyor ve edilemediği için organlarda da arızalar meydana geliyor. Onun için anayasa birinci öncelikli hedefimizdir. Çok teşekkür ediyoruz, tüm siyasi partiler 12 Eylül referandumundan ders çıkararak millete yardımcı olacağını ve milletle beraber olacağını, seçimden sonrasında bir ittifak sağlanarak güzel bir başlangıç oldu. Artık kumaşın yama tutmadığından, artık yama olmayacağından ve artık konunun tümden ele alınması gerektiğini tüm siyasi partiler ittifak yaparak kabul ettiler. Artık mazeret de yok. Vatandaşın %95'ine yakının parlamentoda temsil edildiği bir ortam yakalandığı yeni bir dönemde artık mazeretimiz de yok. Milletin değerleriyle bağdaşık, sade, hiç bir zümreye ayrıcalık vermeyen bir anayasa hedefimiz var. Darbe ile anılan bir anayasa değil özgürlüklerle anılan bir 2012 anayasası sürecini birlikte başaracağımız inancındayım" diye konuştu. Bakan Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çalışma hayatına değindiğimizde de, dokuz yıllık dönem içinde başta iş kanunu olmak üzere, sosyal, güvenlik reformu ve bunun bir devamı olarak genel sağlık sigortası reformları gerçekleştirildi. İstihdam paketi ve istihdamın üzerindeki yüklerin azaltılması, mesleki eğitim programlarına çok ciddi kaynağın tahsis edilmesi, 1 Mayıs'ın tatil edilmesi gibi toplumuzu rahatlatan pek çok reform bu dönem içerisinde g erçekleştirildi. İçinde bulunduğumuz bu dönemde, gündeme aldığımız çok önemli konular var.

Bunların başında sendikalar kanunu dediğimiz 20821 ve 22 sayılı kanunun sosyal taraflar ile üç aydır tartışıyoruz."
Çelik, "Toplu iş sözleşmesi ve grev, lokavt kanunu 20822 sayılı kanun, memurlara toplu iş sözleşmesi hakkı, anayasa değişikliği sonrasında uyum yasası diyebileceğimiz bu yasanın çıkarılması, iş sağlığı ile ilgili müstakil yasanın çıkarılması, kıdem tazminatı, intibak ve değişiklikler il ilgili konu başlıklarını gündemimize almış bulunuyoruz. Her konuda olmaz ise olmazımız sosyal taraflar ile mutabakat. Buna çok önem veriyoruz. Sendikal mevzuatta 20821 ve 22 sayılı yasalar birleştirildi ve tek bir yasa haline getirildi ve toplu iş ilişkileri kanunu adını verdik" diyerek sözlerini tamamladı.

iha

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.