"Bütün vergiler kayıtlıdır"

"Bütün vergiler kayıtlıdır"
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin bütün vergi gelirlerinin bütçe içerisinde kayıtlı olduğunu belirterek, "Van'da deprem oldu, nasıl olayı ekonomik ve politik yönden istismar ederiz diye d

 

MÜSİAD Genel Merkezi'nde düzenlenen MÜSİAD Bilim ve Teknoloji Projeleri Yarışması'nın ödül törenine katılan Bakan Ergün, çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Otomobillerdeki ÖTV artışına ilişkin ortaya atılan çelişki iddialarını yanıtlayan Ergün, ortada bir çelişki olmadığını savundu. Bakan Ergün, "Özel Tüketim Vergisi artışı Türkiye'nin üretmiş olduğu otomobil segmentiyle ilgili bir artış olmadı. Lüks otomobillerle ilgili bir durum var. Neden olduğunu Maliye Bakanımız açıkladı. Ağırlıklı olarak cari açıkla ilgili. Herkes tarafından aslında doğru olarak algılanan bir konu. Belki burada tartışılacak olan konu, hafif ticari araçlardaki ÖTV artışı. Zaten bu açıklanırken de, cari açıkla ilgili olmadığı, hafif ticari araçla otomobilin arasındaki makasın kapatılmasına yönelik olduğu şeklinde açıklandı. Hafif ticari araçlarda yüzde 70 yerli kullanım var. İç pazarda. Otomobillerde yüzde 70 ithalat var. Biz bunun için otomobilde üretimin artışını, yeni model ve markaların hem yatırım yapmasını, hem de üretimi arttırmalarını, çünkü yüzde 70 ithal otomobil kullanıyor Türkiye'de otomobil sahibi olmak isteyenler. O açıdan baktığımızda hafif ticari araçlarda bunun tersi" dedi.

ÖTV artışının iyi gözlemlenmesi gerektiğini belirten Nihat Ergün, "Otomobille hafif ticari araç arasındaki rekabeti ortadan kaldıracak etki meydana getirir mi, getirmez mi bu uygulamalı bir görmemiz lazım. Bunu gördükten sonra belki hafif ticari araçlardaki ÖTV artışı gözden geçirilebilir ama otomobil strateji belgesine uygun olmayan bir vergi artışı olduğunu genel olmak düşünmek doğru olmaz. Bütün strateji belgelerinin temel yaklaşımlarından bir tanesi de cari açığa neden olmamak" diye konuştu.

Bakan Ergün, deprem vergisine ilişkin sorular üzerine, "Deprem vergisi diye bir vergi yok. Ortada olan vergi, özel iletişim vergisi. 1999 yılında depremden sonra konulmuş bir vergidir. Türkiye'nin bütün vergi gelirleri bütçe içerisinde kayıtlıdır. Bütçenin hangi amaçla harcadığı da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Plan Bütçe Komisyonu'nda net olarak ortaya konulmaktadır. Dolayısıyla deprem vergisi diye özel bir vergi bütçe kalemleri içinde yer almıyor. Afetlerle ilgili veya afetlerin önlenmesiyle ilgili çalışmalar, yine bütçeden ayrılan ödeneklerle gerçekleştiriliyor. Özel iletişim vergisi toplanmamış olsaydı bile afetle ilgili çalışma yapmayacak mıydı Türkiye, bütçesinden buna kaynak ayırmayacak mıydı? Zaten ayırmaktadır. Olaya şimdi Van'da deprem oldu, nasıl olayı ekonomik ve politik yönden istismar ederiz diye düşünenlerin bunu fırsat olarak görmeye çalışması yanlış olur. Biz işimize bakalım. Depremin yaralarını beraber nasıl saracağız, Allah'a şükür imkanlarımız var, sarıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bir soru üzerine, işletmelerde kaynakların etkin ve verimli kullanılmadığına dair bir kanaat oluştuğunun altını çizen Ergün, ". Biraz dikkatle baksak, hepimiz kendi işletmelerimizde kaynakların verimli kullanılmadığı alanlar olduğunu görürüz. Profesyonel bir yönetim anlayışına geçmek için çalışma yapmayı, bir akademik destek almayı, profesyonel destek almayı lüzumsuz görebilir bazı işletmeler ama cip almayı lüzumsuz görmez. Halbuki cipe vereceği paradan çok daha az parayla profesyonel yönetim desteği alsa çok müthiş bir rekabet avantajı sağlar. Profesyonel desteğe kaynak aktarmayı fazlalık gören işletme, cip almaya kaynak aktarmayı fazlalık görmezde o işletme rekabet avantajı elde etmekte zorlanır" açıklamasında bulundu.

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.