"Teröre göz yumuyorlar"

"Teröre göz yumuyorlar"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bazı Avrupa ülkelerinin ortadaki belgelere rağmen teröre göz yumduğunu belirterek, BDP'nin deniz otobüsünü kaçıran teröristi sahiplenmesini eleştirdi.

Adalet Bakanlığı tarafından kurulan İnsan Hakları Daire Başkanlığı'nın gerçekleştirdiği "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye Kararları, Sorunlar ve Çözüm Önerileri" başlıklı yüksek düzeyli konferans ve çalıştay, Ankara Hilton Otel'de başladı. 3 gün sürecek olan toplantının ilk gün açılışına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jangland, Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Hukuki İşler Genel Müdürü Philippe Boillat, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve birçok davetli katıldı. Törende Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in ardından konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Jangland, Başbakan Erdoğan ile ilk tanıştıklarında bir şiir nedeniyle ceza aldığını söyleyerek, kendisinin Erdoğan'a destek için Türkiye'ye bir ekip gönderilmesi için karar aldıklarını kaydetti. Daha sonra Erdoğan'ın Başbakan olduğunu ve ülkeye büyük bir enerji kattığını belirten Jangland, Başbakan Erdoğan'ın bu programa katılmasının insan haklarını daha da ileriye götüreceğinin bir göstergesi olduğunu dile getirdi. 
 
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruların AİHM'e başvuruları azaltacağını düşündüklerini belirten Jangland, hak ihlallerinin sonlandırılması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirterek, gazetecilerin ifade özgürlüğünden ve medya özgürlüğünden faydalanamadığını dile getirdi. Bazı fikirlerin ifade edilmesinin devletin belirli kesimlerini gücendirebildiğini ancak ifade özgürlüğünün olmamasının herkes için zararlı olacağını kaydeden Jangland, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e yapıcı çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Sadece ifade özgürlüğü ve medya özgürlüğünün tartışılmayacağını, bunun yanı sıra uzun tutukluluk sürelerinin ve gözaltıların da tartışılacağının altını çizen Jangland, Başbakan Erdoğan'ın bu durumu ciddiye aldığını, bunun için de bir adım atacağına inandığını söyledi.

Gelişmiş ülkelerde bile eksikliklerin bulunduğuna dikkat çeken Jangland, önemli olan konunun bu eksikliklerin giderilmesi için ne yapıldığının olduğunu kaydetti.   

"9 YIL ÖNCESİNE GÖRE DAHA İLERİDEYİZ" 
 
Daha sonra konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2004 yılında hükümet olarak önemli bir adım attıklarını ve temel insan hakları ile ilgili kanunların ulusal kanunlardan daha üstün olduğunu kabul ettiklerini söyledi. İnsan haklarının evrensel bir nitelik taşıdığını belirten Erdoğan, "Yoksullar için ayrı zenginler için ayrı insan haklarından söz edilemez" diye konuştu. 
 
Avrupa Konseyi'ni ve Avrupa Birliği'ni dünya genelinde öne çıkaran durumun ekonominin ötesinde insan hakları konusundaki temel tutumu olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin başta Avrupa Konseyi olmak üzere Avrupa kurumları ve Avrupa Birliği ile ilişkilerinin ekonominin ötesinde insan hakları konusunda olduğunu söyledi. "Tarih içinde farklı ve yanlış uygulamaların olduğunu biliyoruz" diyen Erdoğan, fakat bu uygulamaların Türk medeniyetinin sevgi medeniyeti oluşturma yönündeki özüne zarar vermediğini kaydetti. İnsan hakları konusunu ileriye taşıma noktasında büyük çaba gösterdiklerini belirten Erdoğan, statükoya rağmen Türkiye'nin bu noktaya ulaştığını dile getirdi. Türkiye'nin 9 yıl öncesine göre temel hak ve özgürlükler noktasında çok daha iyi standartlarda olduğunu belirten Erdoğan, "İdeal seviyeye henüz ulaştığımız inancında değiliz. Daha kat etmemiz gereken yollar olduğunun farkındayız" şeklinde konuştu. 

Türkiye'nin sürekli kendisini yenileyerek ileriye doğru yol alması gerektiğini belirten Erdoğan, "AK Parti olarak bizim anlayışımız, 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışıdır" diye konuştu. Türkiye'de artık devletin değil insanın öncelikli olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin karşısında güvenlik güçlerine acımasızca saldıran, sivilleri bile hedef alan, çocukları dahi katleden, hatta annesinin karnında doğmamış bir bebeği bile katleden bir terör örgütü var" diyerek terör örgütüne de yüklendi. Terör örgütünün saldırılarına rağmen bir siyasi partinin çıkıp terör örgütünü kahraman ilan ettiğini, deniz feribotunu kaçıran teröristi bile sahiplendiğini belirten Erdoğan, "Silahı, şiddeti, terörü meşru bir yöntem gibi takdim etme anlayışının demokrasiyle, hukukla ve en temel insani değerlerle bağdaşmayacağı gerçeğini demokratik siyaset yapan herkesin en temel değer olarak kabul etmesi gerekir" şeklinde konuştu.   

"BELGELERLE İSPAT EDİLMESİNE RAĞMEN AVRUPALI DOSTLAR TERÖRE GÖZ YUMUYOR" 

Türkiye'nin terör noktasında uluslararası boyutta yalnız bırakıldığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti: 
 "Avrupalı dostlarımıza, Avrupalı liderlere defalarca belgelerle ispat etmemize rağmen ne yazık ki halen teröre göz yumuluyor, terör örgütünün yayın organlarına, terör örgütünün finansal kaynaklarına müsamaha gR Sadece ifade özgürlüğü ve medya özgürlüğünösteriliyor. Belgeleri önlerine koyduğumuzda Avrupalı liderler ülkelerinde demokrasi olduğunu, özgürlük olduğunu, dolayısıyla bu faaliyetleri engellemelerinin mümkün olmadığını söylüyorlar. Allah aşkına soruyorum; hangi demokrasi 4 yaşındaki bir çocuğun anne-babasının gözleri önünde katledilmesine göz yumuyor? Hangi demokraside bir araba içerisinde 4 masum kızın yüzlerce mermiyle öldürülmesi var? Anne karnındaki bebeği öldürmek hangi özgürlük anlayışıyla bağdaşır? Sokak ortasında üzerindeki bombayı patlatan, 3 çocuğunun gözleri önünde bir anneyi, bir sivili öldüren terör örgütüne karşı demokrasi ve özgürlük kavramları mazereti üretilemez. Tekrar ediyorum. Terörü, bürokratik oligarşiyi, statükoyu, siyasi yapıyı, uluslararası çifte standardı biz asla ve asla bir mazeret olarak görmüyoruz. Tam tersi demokrasi ve hukukun terörün panzehiri olduğuna inanıyoruz. Terör örgütüne inat, terörden beslenen siyasi oluşumlara inat demokrasi ve hukuku en güçlü şekilde savunuyor, standartlarını da yükseltiyoruz." 

"KCK, DEVLETE PARALEL DEVLET OLUŞTURUYOR" 
 
Terörün faaliyet gösterdiği bölgelerde daha önce olmadığı kadar teröre tepki gösterildiğini belirten Başbakan Erdoğan, terör örgütünün ayrımcılık yapıldığını ve bunu istismar ettiğini şimdi ise bunun söz konusu olmadığının altını çizdi. Terör örgütünün bugün farklılığı yok etmek için tahrik edici eylemler içine girdiğini belirten Erdoğan, "Silahla, bombayla kendine göre yasalar tanzim ediyor. Ve devlete paralel devlet oluştururken bakıyorsunuz yasama organını, yargı organını da yine kendisi oluşturuyor. İşte KCK yapılanması denilen olay da budur" şeklinde konuştu. 
 
"Bugün artık yepyeni bir Türkiye var" diyen Erdoğan, "Artık, ülkemizde insan hakları konusundaki hassasiyetlerin Avrupa ülkelerinden daha geri olduğunu hiç kimse söyleyemez" diye konuştu.  Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunun açılmasına da değinen Erdoğan, bu sürecin gelecek yıl başlayacağını ve bu düzenlemenin insan hakları ihlallerinin AİHM'e gitmeden çözüm yolunu açacağını kaydetti. "Hak ihlalleri ve özgürlükler noktasında hiçbir mazereti kabul etmiyoruz" diyen Başbakan Erdoğan, "Başta bölgemiz olmak üzere dünya genelinde farklı bir model oluşturacağımızı düşünüyorum" dedi. Türkiye'nin demokrasi ve insan hakları konusunda Avrupa'da çok daha farklı bir noktaya ulaşacağını kaydeden Erdoğan, AİHM için düzenlenen bu çalıştayın verimli geçmesini dileyerek sözlerine son verdi.

(aa)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.