Erdoğan'dan Baykal'a 'okkalı' soru
Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan ifadeler şöyle:
“Kan uyuşmazlığı yaşayan koalisyonlarla güç kaybına uğrayan yönetim sistemi tamamen bozulmuş yönetemeyen bir demokrasi olarak isimlendirdiler ülkemizi o büyük kayıptan kurtardık, ayıptan kurtardık, emniyet içinde yürüyen halkıyla modern bir dünyaya yöneldik. Kollarımızı alabildiğine açtık, halkımızla kucaklaştık. Halkımız da bize gönül verdik. Hiç kimseyi öteki görmedik. Kimseyi yabancı ilan etmedik. 70 milyonu aynı samimiyetle kucakladık. 81 vilayette ilk defa 80 vilayet AK Parti’den milletvekili seçti.”
TASFİYE OLANLAR MİLLİ İRADEDEN SÖZ ETMİYOR
“Milletin tasfiyesine maruz kalanlar artık milli iradeden söz etmiyor. Tedavülden kalkanlar milli irade yoktur gibi söylemlerde bulunuyorlar. Milli iradenin olmadığı yerde demokrasi konuşulabilir mi? Halkın varlığı konuşulabilir mi? Bu irade halkın ortaya koyduğu tasarruftur. Bunu reddedemezsin. Milletin tercih ve iradesinden bahsedilmesi onları rahatsız ediyor. Milletle aralarında duvarlar var. Milletin gündeminden kopuk siyaset yaptıkları için de millet bunlara iktidar görevi vermedi. Millete rağmen ne yapabiliriz gayreti içindeler. Bu basit gerçeği anlamamakta direnen bu kesim milletten yetki bekliyorsa boşunadır. Millet hiçbir zaman bunlara güvenmez. Biz adres veriyoruz, milletin arasına girin, seçkinci çevrenizde kaldığınız sürece hiçbir zaman bu millet size temsil yetkisi vermeyecek. Demokrasi konuşulmaz, cumhuriyet konuşulmaz, halkçılık konuşulmaz; bunlar yaşanır. Tabelanızda ve ağzınızda bunların olması bir şey ifade etmez. Bu bir şey ifade etmez. Tek adam ya da azınlık demokrasisi olur bunun adı.”
BAŞBAKAN'DAN TARTIŞILACAK SÖZLER
“En son olanlar, CHP il başkanlarının bir valisi olma hevesi. Tekrar oraya dönmek istiyorlar. O bitti o. Oralarda kaldı. Artık dönüş yok. Oralara döndüremeyeceksiniz bu ülkeyi. AK Partiyi kadroculukla suçlayan sizler paçayı ele verdiniz. AK Parti iktidarı böyle olsaydı genel sekreterinin odasında bakanı, başbakanı ve belki senin de tartışıldığın zeminlerle bu ülke bu hale gelmezdi. Ama bak biz 5 yıl bakanlarımın gönderdiği parayı bile yatırımlarda kullanmayan bir valiyi, niye devletin valisidir dedi, zihniyeti bizi ilgilendirmez dedi. Ama gerçekler ortaya çıktı. Neden bazı yerlerde kararlı adımlar attığımızın bunlar açık net göstergesidir. Bu millete kim hizmet ederse başımızın üstünde yeri vardır dedik. Bütün gayretimiz herkesin rızasını kazanmaktır. Milletimizin çoğulcu yapısını temsil eden kadrolarımızın zenginliği ortadadır. Milletimizin çokluk içindeki birliğini yansıtmaktadır. Başarı buradan geliyor.”
KEŞKE KABİLE SİYASETİ YAPMASALAR
“Keşke milletin taleplerine kulak verseler. Kabile, hizip siyasetinden vazgeçseler. Keşke bir kez o ezberlerini bozsalar. Millet iradesini yani halkı tahkir etmekten vazgeçseler. Demokrasiyi içlerine sindirseler. Milleti hor görerek bir yere varılamaz. Milleti küçümseyerek demokrat olunamaz. Millete efendilik yoktur, millete hizmet etmek vardır. Milletimizin her zaman için başımız üzerinde yeri vardır. Milli irade istikamet kaynağımızdır. Türkiye Cumhuriyeti bütün dinamikleri ile AK Parti iktidarında gelişmiştir. Ve bu süreç aynen devam ediyor.”
ASLINDA KENDİLERİNİ KÜÇÜMSÜYORLAR
“22 temmuz’u içlerine sindiremeyenlerin millet iradesini nasıl küçümsediklerine bakın. Aslında onlar kendilerini küçük düşürüyorlar. Biz vatandaşımızı her şeyden çok önemseyen bir siyasi iradeyiz. Bir tek meselede çözüm üretemeyenler, sadece itiraz edenler, söyleyecek sözü olmayanların palavralarına kimse prim vermiyor. Bizim dönemimizin insanı kuyrukçu dönemindeki düzenin mensubu olmayacak. O dönemi yaşayanlar da çok iyi bilirler Sayın Baykal ve o zamanın CHP’sini. Dışa bağımlı olduğumuz konularda eğer dünya piyasalarında zam oluyorsa buna katlanamayız. Doğalgaz çevrim santrallerinden elektriğimizin büyük bir bölümünü karşılıyoruz. Yüzde 52. Dünyada doğalgazın pahalılaşması ister istemez elektriğe de yansıyacaktır. Hidroelektrik santrallere ağırlık veriyoruz. Nükleer enerjiye giriyoruz, kömürden enerji üretmeye ağırlık verelim diyoruz. Acaba burara bunları yapmak suretiyle acaba ileride elektriğin fiyatını düşürebilir miyiz? Bunun çabasındayız. Artık elektrikle ilgili konuyu da otomatiğe bağlı. Dünyada artma azalma nasılsa o da aynı şekilde fiyatlara yansıyacak. Bu tedbirleri almasak cari açık artmaya devam eder.”
İDEOLOJİK PALAVRALAR KARIN DOYURMAZ
“İdeolojik palavraların karın doyurmadığını millet biliyor. Zira artık dünyaya açılıyoruz. Bu ülkenin hiçbir kesimi artık kimin politik çıkarlar gözettiğini, kimin hizmet ürettiğini artık biliyor. Çözümsüz dayatmalarla bu ülkenin hastaneleri, okulları, yolları yapılmıyordu. Slogan atarak bölgesel ayırımlar giderilmiyordu. Herkes alacağı hisseyi aldı. Kendinizle barışık değilseniz, milletin ruhuyla barışık değilseniz, topluma şekil vermeyi düşünüyorsanız başka her şeyi yapabilirsiniz ama bu siyaseti yapamazsınız. Bu nedenle halk size, ‘gölge etme başka ihsan istemez’ dedi. Kimse hür ve özgür insanlarımızın düşünce ve yaşamlarını şekillendiremez. Eğer birileri bu ülkede bu vehimlere zerre kadar prim veriyorsa biz asla razı olmayız. Bütün hayat tarzlarının hukuku daima korunacak. Bu mücadeleyi de AK Parti verdi verecektir. Türkiye’yi küçük düşürecek senaryolar üretenler.”
DİYARBAKIR'IN ADRESİNİ BİLİYOR MUSUN SAYIN BAYKAL?
“Türkiye için büyük bir proje olacak GAP’ı Diyarbakır’da açıkladık. Muhalefet bunu gölgelemek için yapacağını yaptı. Sayın Baykal Diyarbakır’ın adresini biliyor musun? Diyarbakır’a genel başkan olduğum andan itibaren onlarca kez gitmiş bir siyasetçiyim. Başbakanlığım döneminde hakeza. Gittiğimiz zaman da elimiz boş gitmedik. Biz yola çıkarken, tek bayrak, tek millet, tek devlet dedik. Soruyorum Baykal’a, Antalya’ya ne yaptın, açıkla. Bakanların, belediye başkanların oldu, ne yaptın. Sana yaşadığın ilden cevap veriyorum. Bırak başka yerleri. Biz ne aldatan olacağız ne aldanan olacağız. Sen de aldatan olma, aldanan olma. Gerçekleri söyle. Durmadan yaptıkları iş gensoru hazırlama. Bunu yapıyorlar, konuşuyorlar, bakıyorsunuz orda burada oturuyorlar. Madem gensoru verdiniz arkasında durun.”
CHP'NİN DERDİ BAŞKA
"Yalanladığı halde ne yaptın peki? Bunların karakteri bu. Hep bunu yaparlar. Siz gazetede yayınlanan konuşmanın yasadışı dinleme olduğunu iddia ederek ilk günden suç duyurusunda bulunmak yerine hükümeti hedef alan bir karalama kampanyasına giriştiler. Sandılar ki gerçek ortaya çıkmayacak. Sandılar ki, ama yalancının mumu yatsıya kadar. Yatsıya bile çıkmadan hakikat rüzgarı mumların9ı söndürdü. yalancı çoban durumuna düştüler. Hiç inandırıcılığınız kalmadı. O maharet sizde, siz iyi bilirsiniz. Bizim karakterimizde asla böyle bir şey yok. Soruyorum, bundan sonra siz ne yapacaksınız. Biz suç duyurusunu yapmasak onlar yapmayacak. Haberi yapan gazeteye saldır. Ona gerekeni yap, neden, çünkü derdi başka. İçişleri Bakanlığı idari yönden de soruşturuyor. Kim gerçeği ortaya çıkarmak istiyor, bunu da milletimiz iyi görüyor. Dünyanın gündeminde Lübnan uzlaşması var, ama sizin gündeminizde bununla ilgili bir şeyiniz var mı?"
GAP EYLEM PLANI
"Bütün bunlarla beraker 2012'ye kadar bu projeler için tam 26.7 milyar yeni türk lirasını seferber ediyoruz. Ülkenin kaynaklarını yatırıma kazandırıyoruz. artık eylem safhasına geçmiş bulunuyoruz. GAP tamamlandığında ne olacak. Türkiye için sadece ekonomik projesi değildir, meyvelerini her alanda verecek bir sosyal kalkınma projesidir. Bunlar hayali hedefler değil. Her işin takvimi ve kaynağı belli. Derslik sayısından ek üniversite öğrencisi sayısına, surların onarımından, barajlardan, ovaların sulanmasına kadar hepsi bu planlamanın içinde mevcut ve bunları başaracağız. Bu AK Parti'nin Diyarbakır'da bir parti ile iktidar mücadelesi diyorlar. Ayıptır ayıp. Biz Diyarbakır'a bugün yatırım yapmadık. Cumhuriyet tarihinde bizim dönemimizdeki kadar yatırım görmedi. Eğitimde attığımız adımlara bakın, kim nerden bilecekti ADSL'yi, interneti? İnsanına değer vermek budur. Bunlar acaba bugüne kadar bu siyasi partilerin hangisinin aklında vardı? Nerdeydiniz? Daha öğrenecekleri çok şey var. Onun için bizi izlemeye devam edin. Bu eylem planıyla tarım ve gıda noktasında bugün petrol neyse buğday, mısır ve su öyle olacak on yıl sonra. Bu adımların önemi de oradan geliyor."
AK PARTİ NEDEN ACELE EDİYOR?
"Mütalaa metni üzerindeki değerlendirmesmizi en kısa sürede hazırlayarak sunacağız. Biz bu sürecin uzamasından rahatsızız. BU süreç uzadıkça ülkem ekonomik anlamda sıkıntılar yaşayacak. Bir an önce bu işin netleymesi lazım. Küresel sermaye istikrar ve güven arar. Şu anda da ne yazık ki bu durumla karşı karşıyayız. Bu nedenle özellikle istiyoruz. Vatandaşlarımız da bir an önce neticelensin istiyor. Beklentiler böyle, önümüzde bir Mart 2009 seçimleri var. İnanıyoruz ki demokrasimiz de hukuk sistemimiz de bu süreçten güçlenerek çıkacaktır."
(habervaktim.com)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.