Yazıcıoğlu, projesini anlattı
Eski Mutki durağında halka hitap eden Yazıcıoğlu; Güvenlik, özgürlük ve Refah adını koydukları GöR Projesini tanıttı.
Halkın refahı için özgürlük, özgürlüğün teminatı olarak da güvenliğe önem vereceklerini; bölgedeki işsizliği çözerek ülkenin geneline yansıtacaklarını hedeflediklerini belirten Yazıcıoğlu, Ak Parti hükümetinin ekonomik, sosyal ve siyasal yaklaşımlarını eleştirdi.
Bitlis'te kişi başına düşen gelirin 538 dolar olduğuna dikkati çeken Yazıcıoğlu;" Hani bir gecede cebimize dolan 2 bin dolarlar? Ekonomik başarıdan dem vuran hükümet acaba Bitlis'te bir vatandaşın 538 dolar olan yıllık gelirini hangi gerekçeye dayandıracak. Nüfusunun yarısından fazlasına tekabul eden 160 bin kişisi yeşil kartlı olan bir ilin kişi başı milli geliri değil 538 dolar; olsa olsa 1 dolar olur." dedi.
Ak Parti hükümetinin Türkiye'de hiçbir iktidara nasip olmamış bir güçle geldiğine değinen Yazıcıoğlu, Ak Parti'nin bu gücü ve desteği değerlendirerek başta siyasi partiler kanunu olmak üzere Anayasa'nın değiştirilmesi ve ülkenin demokratikleştirilmesi gibi hayati konuları bir yana bırakarak uluslararası tekellerin kârlarını koruma telaşına düştüğünü ileri sürdü.
Türkiye'nin en zenginleri listesinin ilk 26'nın yabancı şirketlere satılmış bankalar ve sigorta şirketleri olduğuna değinen Yazıcıoğlu, Türkiye'nin gün geçtikçe bir sömürge düzenine hızla gittiğini savunarak; "Hükümet, uluslararsı çıkar gruplarına yaslanmıştır. Tüpraş'ı, Tekel'i, Telekom'u satan Ak Parti Hükümeti halkın değerlerine sırtını çeviriyor. Amerika'nın Virginia tütününün satılması için Bitlis'teki tütüncüye kota getiren, Amerikan şeker şirketlerinin kârına engel olmasın diye pancara kota getiren bir iktidar halkın iktidarı olamaz." dedi.
Son dönemlerde yaşanan dinleme olayları ve CHP Genel Sekreteri önder Sav'ın dinlendiğine ilişkin iddiaları da değerlendiren Yazıcıoğlu, çerçevesi hukukla sınırlanmış her türlü dinlemenin yapılması gerektiğine inandığını; bunun dışında kalan dinlemelerin ise ciddiyetle araştırılması gerektiğini ifade etti.
CHP Genel Sekreteri önder Sav'ın dinlendiğine ilişkin iddiaları ise, Sav'ın bir anlık dikkatsizliğini örtme telaşı ve hatasını örtbas etme çabası olarak değerlendiren Yazıcıoğlu şöyle konuştu: "Devlet güvenliği ve halkın refahı gereği birtakım dinlemeleri hukuki çerçevede yapmalıdır. Ancak son günlerde CHP Genel Sekreteri önder Sav gazetelere yansıyan ve tamamıyla kendi hatası olan bir konuşması için dinlendiği iddialarını ortaya attı. Gazeteciyle telefonda konuşurken telefonu kapatmaması ve bir vali ile görüşmesini kendi dinlettiği halde bunun günahını başkasına ihale etmemeli. Zaten o konuşma başlı başına siyasi bir vakadır. Bu vakayı örtbas etme çabasından başka bir şey değildir."
İstanbul'un huzuru ve refahının Bitlis'in huzurunun ve refahının sağlanmasından geçtiğini ifade eden Yazıcıoğlu, "Kürt Sorunu Avrupa ve Amerika kapılarında bekleyerek çözülemez. Kürt sorununu ben çözerim, biz çözeriz. Avrupa ve Amerika çözemez. "dedi.
Terör örgütü PKK'nın Kürt halkının savunucusu olmadığını belirten Yazıcıoğlu, PKK'nın en çok Kürtlere zarar verdiğini savundu.
Hükümetin birtakım yasal düzenlemeler yapacağı iddiasıyla ortaya çıktığını ancak, hükümetin niyetinin bir yasal düzenleme yapmak değil; gerginliklerden nemalanarak siyasal ikbalini kurtarmaya çalıştığını dile getirdi.
"Hukuk Reformu dediler, ortaya çıka çıka zinayı serbest bırakan akıl almaz uygulamalar çıktı" diyerek iddiasına dayanak oluşturan Yazıcıoğlu, parti kapatmanın kaldırılmasını, siyasal partiler kanununda değişiklik yapılmasını, 12 Eylül hukukunu ortadan kaldıracak ve toplumun tüm kesimlerinin konsensusuyla sağlanacak bir çalışma ile yeni bir anayasa yapılması gerektiğini kaydetti.
Ak Parti hükümetinin güç elindeyken böyle bir çaba göstermediğini belirten Yazıcıoğlu, CHP'nin tutumunu da hoş bulmadığını sözlerine ekledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.