Erdoğan'ı dostlarına şikayet etti
Kılıçdaroğlu, "Arap baharı denen şeyde demokrasi ve özgürlükler adına adımlar atıldı mı? Kadın-erkek eşitliği sağlandı mı? Sağlıklı bir siyasal yapılaşma oldu mu? Bunu sorgulamamız gerekiyor. Bu konuda sağlılı bir gelişmenin olduğunu tahmin etmiyorum" dedi.
Kılıçdaroğlu, "Gelişmeler oldu, Libya'da da oldu. Konuşmacılardan biri az önce Libya'da AB'nin önemli bir liderlik üstlendiğini ifade etti. Ancak hiçbir liderlik bir başka liderin linç edilme eylemine destek vermedi. İkisi birbirinden farklı. Yargılayabilirsiniz ama bir lideri linç eden ve bunu alkışlarsanız bunun liderlikle bir bağlantısı yoktur" ifadelerini kullandı.
"DÜNYADA CARİ AÇIKTA BİR NUMARAYIZ. HAPİSTEKİ GAZETECİ SAYIMIZ ÇİN'DEN FAZLA. MEDYA ÖZGÜRLĞÜ YOK"
Türkiye'nin son dönemde önemli ilerlemeler sağladığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Ancak o gelişmelerin hangi bedellerle sağlandğını tahlil ettik mi? Dünyada cari açıkta bir numarayız. Hapisteki gazeteci sayımız Çin'den fazla, medya özgürlüğü yok. Bunlar hiç sorgulanmıyor. Efendim 'Türkiye acaba Arap baharı ülkelerine rol modeli olabilir mi?' Türkiye'de bana bu soru sorulduğunda verdiğim yanıt şu: Arap halkları Türkiye'deki yurttaşların yaşadığı gibi demokrasisi gelişmiiş bir ülkede yaşamak istiyor. Bizim halkımıza özeniyorlar ama bizim yöneticilerimiz Arap ve Ortadoğu yöneticilerine özeniyorlar. Daha baskıcı olalım ve özgürlükleri sınırlayalım diye. Biz rol modeli olmayı çok arzu ederiz. Ne var ki, Türkiye bugün içerisinde bulunduğu siyasi koşullar gereği rol modeli olmaktan çok uzaktadır" dedi.
"ILIMLI İSLAM GİBİ KAVRAMLARI KULLANMAKTAN KAÇINMALIYIZ"
Panel moderatörünün Türkiye'nin rol modelliğinden bahsederken 'ılımlı islam' terimine yer vermesini eleştiren Kılıçdaroğlu, böyle bir kavramın var olmadığını belirterek bu tip kavramların kullanılmasından kaçınılması gerektiğini söyledi.
Bunun üzerine, Norveç'in Savunma Bakanı olan moderatör Espen Barth Eide benzer kavramın kendi ülkesindeki 'Hristiyan Halkın Partisi' için kullanıldığını ve Avrupa ülkelerinde de AKP benzeri ancak kendilerini Hristiyanlıkla adlandıran pek çok parti olabildiğini belirtti.
Panel sonrası Türk basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, öncelikle temaslarına değinerek Genişleme Komiseri Stefan Füle'nin kendilerine birlikte komiteler oluşturma teklifinde bulunduğunu ve CHP olarak bunu kabul ettiklerini anlattı. Önümüzdeki süreçte CHP ile AB ilişkilerinin daha fazlaolacağına değinen Kılıçdaroğlu, PES Başkanı Sergei Stanishev'nin de CHP ile birlikte ortak bir deklarasyon yayınlanmasını önerdiğini ve gelecek dönemde Türkiye'nin hem AB üyeliğine destek hem de Türkiye'deki demokrasi ve özgürlük taleplerini ifade etmek üzere ortak bir deklarasyon yayınlanmasına karar verdiklerini açıkladı.
Türkiye'de demokrasiden geri dönüşler olduğunu ve bunu ülkede yaşayan herkesin gördüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, iktidara karşı olanların tamamının toplandığı yere artık 'Silivri toplama kampı' dendiğini ileri sürdü.
Görevden alınan CHP Tunceli İl başkanı ile ilgili olarak ise Kılıçdaroğlu, bu kişinin açıklamadan daha önce görevden alındığını belirterek CHP'nin bir örgüt olduğunu ve örgüt olarak bir iç disipline sahip olduklarını dile getirdi.
Kılıçdaroğlu, "Milletvekillerine belli konularda açıklama yapıp yapmamaları konusunda bazen çağrılar yapıyoruz. Bu parti disiplinini gerektiriyor. Disiplin bir örgütte olur biz de bir örgütüz" diye konuştu.
Son olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün AB'yi "sefil" bir topluluk ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni de "yarım bir devlet" olarak tanımlaması hakkındaki düşünceleri sorulan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
"Bir Cumhurbaşkanı'nın bir ülkeden veya bir ülkeler topluluğundan bahsederken daha dikkatli bir üslup kullanması lazım."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.