'Münafık denmez de ne denir?'
Tokat Eğitim Bir Sen şubesi Demokratikleşme ve Devlet Yönetimi konulu bir konferans verdi. 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayında yapılan konferansa konuşmacı olarak katılan Hasan Celal Güzel, yine şok açıklamalarda bulundu. Güzel’in gündeminde kapatma davası, CHP’nin dinleme skandalı ve Demirel vardı.
'MORRİSON BURADAN DEFOL'
ÇAĞLAR: ARTIK HERKES İŞİNİ YAPSIN
Konferansın açış konuşmasını yapan Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Cemil Çağlar, “Ülkemizin demokratik normlara dönmesini, gerilim politikalarından uzak durulmasını istiyoruz. Vesayet demokrasisine karşı millet iradesinin hâkim olduğu bir demokratik talebi arzu ediyoruz. Milletin değerleri ile alay eden, küçümseyen anlayışları da doğru bulmuyoruz. Biz ülkemizde huzur istiyoruz. Güvenli olarak geleceğe bakmak istiyoruz. Kısır ve anti demokratik söylemlerin, karanlıktan ve kargaşadan medet uman anlayışların bu ülkeye hizmet etmediğini biliyoruz. Bu bağlamda artık herkes işine bakmalı ve herkes işini yapmalıdır diyoruz” çağrısında bulundu.
“BUNLAR MAHKEME DEĞİL SİYASİ PARTİ”
Daha sonra kürsüye gelen eski Bakan Hasan Celal Güzel, kapatma davası ile ilgili şu yorumu yaptı: “Türkiye, bu defa yargı darbesine maruz kalmış durumdadır. Bunun hukukla hiçbir alakası yok. Bunu mahkemenin işi zannetmeyin. Darbeler çeşit, çeşit. Yargıtaylar, Danıştaylar, Anayasa Mahkemeleri bunların şu anda hukukla ilgilendiklerini sanmayın. Bunlar şu anda siyasi parti gibiler. Birisi Anayasa Mahkemesi Partisi, biri Yargıtay Partisi, diğeri Danıştay Partisi.”
7 BÜROKRAT 70 MİLYONUN REYİNİ ÇÖPE ATIYOR
Milletin iradesine rağmen son derece rahat bir şekilde partilerin kapatıldığını hatırlatan Güzel, “Yedi tane bürokrat çıkıyor, 70 milyonun reyini çöp tenekesine gönderebiliyor. Siz de bunun adına demokrasi diyorsunuz öyle mi? Bu olsa olsa bir avuç oligarşik bürokratın, despotun hakimiyetidir” dedi.
“MAL ORTADA; AK PARTİ KAPATILACAK”
Dava sonunda AK Parti'nin kapatılacağını düşündüğünü belirten Güzel, gerekçelerini ise şöyle açıkladı: “AK Parti'nin kapatılması davası açılmasının iki sebebi var. Biri seçtiğiniz Cumhurbaşkanı'nın eşinin başörtülü olması. İkincisi ise yüksek öğrenim kurumlarındaki başörtüsü düzenlemesi için Anayasa değişikliği. 'Vay siz Anayasayı mı değiştiriyorsunuz, biz sizin partinizi kapatırız' demişlerdir. Bir laf var; 'Biz yargıya, mahkemeye saygılıyız' diye. Ben böyle mahkemeye saygılı değilim kardeşim. Mecbur muyum saygılı olmaya. 367 diye karar çıktı. 367 çıkmadan önce gazetelerde hiç kimse o işin hukuki tarafından bahsetmiyordu ki. Gazetelerin manşeti '9 üyeyi Ahmet Necdet Sezer atamış, 2 üyeyi Turgut Özal atamış, 9'a 2 çıkar'. Hakikaten öyle oldu 9'a 2 çıktı. Şimdi ben AK Parti'de kapatılır diyorum. Yani kapatılmasını istediğimden mi, asla. Ama mal meydanda.”
BİRKAÇ HAFTA KONUŞMAMA CEZASI VERİLSİN
CHP'nin son dönemde izlediği gülünç politikayı da eleştiren Güzel, dinleme komedisini şu sözlerle özetledi: “Bugünlerde çok acınacak halleri var. Hakikaten hallerine baktığım zaman gülesim geliyor. Adam telefonunu kapatmayı unutmuş ortaya çıkmış Watergate diye bağırıyor. Siz kimsiniz Watergate kim. Yani Amerika'yı taklit edecekler ya, sonunda kendilerini nasıl müdafaa edecekler bilemiyorum. Bence bir kaç hafta konuşmama cezası verilse iyi olacak.”
İNSAN ANCAK BU KADAR REZİL OLUR
“İnsan ancak bu kadar rezil olabilir. Çocukların dahi yapmayacağı şekilde telefonunu açık bırak, kimseyle konuşmadım de, sonra da ne diyeceğini şaşır. CHP'nin gayri ciddiliğini, provokatörlüğünü; ne derece gerçek dışı iddialar, nasıl paranoyakça eğilimler içinde bulunduğunu bundan daha iyi hiçbir şey gösteremezdi. Sen kalk, bütün istihbarat birimlerini, iktidar partisini, tüm devleti suçla, ülkeyi ayağa kaldır, sonra da çok basit ve gülünç izahı olduğu ortaya çıksın. Yapmaları gereken, özür dilemeleridir. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır şeklinde çıkamazlar ortaya. Genel sekreter, kendi genel başkanını bile tenkit etmiş. Daha evvel bir başka yerde Hazreti Peygamber'e hakarete yeltendi. Orada da 'beni dinlediler' dedi. Kameranın önünde söylediği ortaya çıktı.”
DEMİREL ÖLÜNCE ARKASINDAN KİM YÜRÜR?
Konuşmasında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e de yüklenen Güzel, “Bir zamanlar Türkiye'nin en sevilen kişisinin, kendisini en sevilmeyen hale getirmesi ne yazık değil mi?” diye sordu. Güzel’in Demirel ile ilgili çarpıcı değerlendirmeleri ise şöyle: “Yarın Allah geçinden versin, vefat ettiği zaman arkasından bir avuç Ispartalı ile devlet erkânı yürüyecektir. Emin olun, başka hiç kimse değil. Niye biliyor musunuz, 2 defa şapkayı alıp gitti. 3.sünde şapkayı alıp gitmemek için 28 Şubat'ta kafasına darbeci şapkası geçirdi ve darbecilere koltuk değnekliği yaptı.”
“BÖYLE BİR ADAMA MÜNAFIK DENMEZ DE NE DENİR?”
“Şimdi o başörtüsünden, imam hatipten elde ettiği iktidarı inkâr ederek seneler sonra 84 yaşında CHP'li oluyor ve bizim başörtülü çocuklarımızı Suudi Arabistan çöllerine sürmeye kalkıyor. Böyle bir adama münafık demez de ne dersiniz? Hala şuanda darbe tahrikçiliği yapıyor. Fırsatını bulur da 84 yaşında vampir gibi tekrar cumhurbaşkanı olur mu diye uğraşıyor. Tekrar fırsat arıyor.”
Engin Kaşdaş-habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.