Hangisi militan
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 11 bin hakim ve savcının oylarıyla oluşan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) atadığı yargıçları; "Sanki Yargıtay'a 160 militan seçtiler" ve "AKP'nin arka bahçesi haline gelen AKP'li yargıçlar" sözleriyle eleştirmesi, HSYK’nın yapısı ve kurul tarafından yapılan atamaları gündeme getirdi.
HSYK, daha önceki dönemde, Adalet Bakanı ile kurulun doğal üyesi müsteşarın yanı sıra, 3’ü Yargıtay, 2’si Danıştay’dan seçilen toplam 7 asil üyeden oluşuyordu. O dönemde tüm atamalar, Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı’nın kontrolünde gerçekleşiyordu.
“MİLİTAN” SUÇLAMASI!
12 Eylül referandurumu ile getirilen yeni düzenlemede, hakim ve savcılar HSYK’nın büyük çoğunluğunu kendileri direkt seçme hakkını kazandı. 11 bin hakim ve savcı; HSYK’nın 22 asil üyesinden 15’ini (yaklaşık yüzde 75’ini) direkt olarak kendisi belirledi. Adli Yargı’dan 7, İdari Yargı’dan 3, Yargıtay’dan 3 ve Danıştay’dan 2 kişi HSYK’da temsil edildi. Adalet Bakanları Seyfi Oktay ve Mehmet Moğultay’ın tarafından CHP’li kadrolar içinden 3 bin hakimi atadığı itirafı ortada dururken, bugün 11 bin hakim ve savcının oyları ile oluşan yeni HSYK’nın Yargıtay’a üye seçimini, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “militan seçimi” olarak tanımlaması dikkat çekti. Bilindiği gibi; Kılıçdaroğlu’nun yargı mensuplarını ‘militan’ olarak nitelemesinden sonra bir açıklama yapan HSYK Başkan Vekili Ahmet Hamsici, Kılıçdaroğlu’nu yargı camiasından özür dilemeye davet etmişti.
MOĞULTAY’IN ŞOK İTİRAFLARI
Dönemin Adalet Bakanı Mehmet Moğultay, 22 Ağustos 1995 tarihinde CHP İstanbul İl Kongresi'nde ciddi suçlamalara muhatap olmuş ve kadrolaşmayla ilgili ağır ithamlar karşısında şaşkına dönmüştü. Moğultay, iddiaları kabul ederken bunu sağ kadrolaşmaya mani olmak için yaptığını söylemişti.
MOĞULTAY: MHP'YE Mİ VERSEYDİM?
Suçlamalara sinirlenen Moğultay, kongrede yaptığı konuşmada kadrolaşma iddialarını doğrulayarak, “niçin ve nasıl kadrolaştığını” şöyle açıklamıştı:
"Hükümetten 5 bin kişilik kadro çıkardım. Bu kadroları örgütüme vermeyip de MHP'ye ve RP'ye mi verseydim? Seyfi Oktay zamanında 2 bin civarında hakim alındı, benim zamanımda bin civarında hakim alındı. 3 bin hakim alındı. (…) Yapılacak en akıllı şey kendi iktidarında örgütleneceksin, kadrolaşacaksın ve bu kadrolar günün birinde gelecek, büyüyecek ve senin yolunu açacak. Yaptığım suçsa ben bu suçu işlemeye devam edeceğim. Bu makamı da terketmeyeceğim.”
Zaman zaman delegeler arasında kavga ve söz düellosuna sebep olan Moğultay, Adalet Bakanlığı'na aldığı kimselerin CHP tabanından kimseler olduğunu belirtmişti. Moğultay, “Eskiden kadro açıldığında tabanın hiç haberi olmaz ve taban bundan faydalanamazdı. Sadece gazetede bir ilan olarak yayınlanırdı. Ama bizim zamanımızda açılan bütün kadrolardan CHP tabanımız haberdar edilmiş ve partililerimizin bu kadrolara girmeleri sağlanmıştır” demişti.
KENDİ İKTİDARINDA ÖRGÜTLENECEKSİN
Mehmet Moğultay, fakültelerde “kadrolaşma dersi” olarak okutulacak konuşmasında şunları söylemişti: “Türkiye'nin bütün yörelerinde partililerimizin sıkıntıları var. Bugün polisten yakınıyorsunuz. Diyorsunuz ki bu kadrolarla hiçbir şey olmaz. 10 yıldır, 20 yıldır, 30 yıldır hükümetten uzaksınız. Yapılacak en akıllı şey kendi iktidarında örgütleneceksin, kadrolaşacaksın ve bu kadrolar günün birinde gelecek, büyüyecek ve senin yolunu açacak. Cezaevlerinde elbette uygunsuz uygulamalar var. Bu infaz koruma memurlarını biz almadık. Bu cezaevi müdürlerini biz atamadık. Buralarda insanlık dışı davranışların olduğu şeklinde yakınmalar geliyor. Birini alıyorsun, veriyorsun Kars'a, Kars'tan alıp Siirt'e veriyorsun ama bir şey değişmiyor. Bunun yolu insan sevgisiyle dolu demokrat bir kadrolaşma oluşturmaktan geçer. Bunu eleştirmeyin, bunu kutlayın. Medya beni çoğu zaman yargıladı. Çoğu zaman savcı oldu, çoğu zaman hakim oldu. Ama ben yılmadım. Göğsümü kalkan yaptım ve bulunduğum makamdan ayrılmadım. 1970'lerden bu yana Türk Devleti'nin hiçbir kadrosuna giremedik. Biz hiçbir yerde egemen değildik. Şimdi üç buçuk yıllık iktidarımızda üç tane memur aldık diye ihbar ediliyoruz. Gazetelerin sayfalarında bizim bu yaptıklarımız bulunuyor. Bazı delegeden arkadaşlar, bu kürsüye çıkarak benim savcılara baskı yaptığımı söylüyorlar. Bunları buralara taşımayın. Sen benimle uğraşma, karanlıklarla uğraş, onlarla mücadele et.”
“CHP; DEVLET İMKANLARINI PARTİZANCA KULLANIYOR”
Bir dönem CHP Genel Başkan Vekilliği yapan Cevdet Selvi, o dönemde DSP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunuyordu. Selvi, Adalet Bakanı Mehmet Moğultay’ın, söz konusu açıklamalarına tepki göstermiş ve “Bu tutum CHP'nin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koymuştur” demişti. CHP'nin devlet imkânlarını partizanca kullandığını ifade eden Selvi, Moğultay'ın sözlerinin CHP'deki partizan yaklaşımı açıkça ortaya koyduğunu söylemişti.
MUHAMMED EMİN / YENİAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.