Çağlayan'dan ''Kara liste'' iddialarına yanıt

Çağlayan'dan ''Kara liste'' iddialarına yanıt
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, tekstil ve konfeksiyon sektöründe sıkıntı içindeki bazı şirketlerin yer aldığı bir listenin hazırlandığı ve bu listenin kendisine de ulaştığı iddialarına ilişkin olarak, ''Hiç kimsenin bir sekt

Çağlayan, Aditya Birla Group'un Türkiye'ye yatırımının açıklandığı basın toplantısında soruları yanıtlarken, tekstil ve konfeksiyon sektörü arasındaki çekişmeyi son derece lüzumsuz ve yakışıksız bulduğunu belirterek, iki kardeş sektörde firmaların birbirlerine yönelik suçlamalarının çirkinleşme boyutuna geldiğini söyledi.

Birtakım listelerin ifade edildiği bir ortamda, bu listede isimleri olan firmaların Cumhuriyet Savcılığına başvurmalarını isteyen Çağlayan, ''Hiçbir firma, başka bir firmanın kredibilitesini sarsacak hiçbir davranışta bulunamaz'' dedi.

Zafer Çağlayan, firmaların karşılıklı suçlamaları bir tarafa bırakmamaları durumunda, kendi kendilerini bankalarla karşı karşıya getirecek bir yanlışın içine düşmek üzere olduklarına dikkati çekerek, ''Konfeksiyon, çok fazla ihracat fazlası vermiş olduğumuz bir sektör, fakat tehlikeli bir şekilde ithalatın da arttığı bir sektör. Ümit ediyorum kendi aralarındaki bu suçlamayı bir kenara bırakırlar'' diye konuştu.

''Elinizde iflas listesi var mı-'' şeklindeki soruyu Çağlayan, şöyle yanıtladı:

''Hiç kimsenin bir sektörle, firmalarla ilgili bir liste hazırlaması gibi bir hakkı da, haddi de olmaz. Benim elime böyle bir şey ulaşmadı. Çünkü bu, itibar edilecek bir şey değildi. Kim ne amaçla yaptı bilmiyorum, ama kim ne yapmışsa haksızlık yapmış. Ticari itibar çok önemli, firmaların çok zor kazandığı asla kaybetmek istemeyeceği bir şeydir.''

Zafer Çağlayan, bu haksız rekabet ortamına karşı üreticilerin bakanlıklarına başvurarak tedbir alınmasını talep ettiklerini, bunun en doğal hakları, hatta anayasal hak kadar önemli bir hakları olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz gece rüyamıza girip, sabah kalkıp bunu yapmadık. Arkadaşlarımız aylar süren çalışmalar sonrasında haksız rekabete karşı firmalarımızın üretiminin, yatırımının, ihracatının ve istihdamının korunması noktasında alınması gereken tedbir setini ortaya koydular. Bu, tüm bakanlarımız, başbakanımız ve cumhurbaşkanımız tarafından imzalanarak yürürlüğe girmiş olan bir karardır. Ben bir sektörün, bir kişinin, bir şirketin değil, Türkiye'nin menfaatini gözetmek durumundayım.''

Çağlayan, dışardan ithal edenlerin, kendisine gelerek fabrikalarını yeniden Türkiye'de yapma kararlarını deklare ettiklerini söyledi.

Bu çerçevede alınan kararlarla ithalatın ciddi şekilde yavaşladığına işaret eden Çağlayan, şöyle konuştu:

''Zaman zaman tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinde ihracatımız azaldı diyorlar. Hiçbir kişi, bu karardan dolayı ihracatın azaldığını söyleyemez, söylerse doğruyu söylemez. Bu sektördeki ihracatın azalmasının sebebi, Avrupa pazarlarındaki daralma ve kurdan dolayı çıkan problemlerdir. Konfeksiyon sektöründe bilhassa bu işten sıkıntıya düştüğünü söyleyenlerin yaptıkları ithalat rakamlarını ben çok iyi biliyorum.''

-''Kimin ürünlerinin Ekoteks laboratuvarında kırmızı hatta düştüğünü biliyorum''-

Bu ülkelerden yapılan ithalattaki kanserojen madde tehlikesine de değinen Çağlayan, ''Türkiye'nin piyasa gözetim denetim koordinasyonu benim bakanlığımdadır. Yine Başbakanımız'ın talimatıyla yeni bir genelge yayınladık. Bu işi bakanlar seviyesine taşıdık. Önemli kararları alacağız. Hiç kimse dünyanın kullanmadığı, kendi insanına giydirmediği kanserojen üreten bir ürünü Türkiye'ye sokma hakkına sahip değil. Hiç kimseye izin vermem. Kimin nereden ne getirdiğini, kimin ürünlerinin Ekoteks laboratuvarında kırmızı hatta düştüğünü ben biliyorum'' dedi.

Çağlayan, ''Öyle gezme hastası bir insan değilim. Kolay mı 2,5 yılda 120 ülkeye seyahat yapacaksınız. Evimde, ailemle çok şükür problemim yok. Evimdeki yatağı hiçbir şeye değişmem. Fakat benim görevim bu. İhracatçılarımızla tüm dünyayı gezerek ihracatımızı 1 dolar daha artırmak. Ben yeni evime taşınalı bir ay oldu. Sorun, 'Zafer Çağlayan kendi evinde kaç gün yattın-'. Üst üste koyun 5 gün olmaz. Bugün sabah kalktım, 10-15 saniye sonra nerede olduğumu anlayabildim. Neredeyim acaba Suudi Arabistan'da mıyım, Abu Dabi'de miyim, evimde miyim.''

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.