“Füze Kalkanı referanduma götürülsün”
Has Parti Genel Başkan Yardımcısı Cafer Güneş, bir süredir gündemden düşen Füze Kalkanını hatırlatarak “İmzalanan bu anlaşma referanduma götürülmeli, halka sorulmalıdır. TBMM Başkanını ve Cumhurbaşkanını göreve davet ediyoruz. Türkiye ne Avrupa’nın sınır karakolu, ne de ABD’nin ileri karakoludur” dedi.
Güneş, yazılı açıklamasında hükümete bir de sorusu var: “İnsansız hava uçaklarının daha iyisini kendimiz yapmamız mümkünken niçin kendimiz yapmıyor, güç odaklarından alıyoruz?”
Has Parti Genel Başkan Yardımcısı Cafer Güneş açıklamasında şunları kaydetti:
“Türkiye tarihsel sorumlulukları olan bir ülkedir. Kendi medeniyet değerlerinin vazgeçilmezleri olan hakkın üstünlüğünü, adaleti, insan haklarını ve özgürlükleri savunur olmalıdır. Kalkınmasını, savunmasını ve istihbaratını yabancılar eliyle kesinlikle yapamaz, yapmamalıdır.
Ne yazık ki yakın tarihimize bir baktığımızda iktidar yetkilileri en önemli konularımızı yabancılara bırakmıştır. Kalkınma konusu hepimizin malumudur. Ancak savunma ve istihbarat konusuna baktığımızda durumun daha vahim olduğunu görüyoruz. Geçmişte ülkemize “Çekiç Güç” getirilerek terörün nasıl kökleştirildiğini biliyoruz.
HERONLARIN DURUMU
İnsansız hava uçakları Heronların İsrail’den alındığını, arızalandığını, parasını ödediğimiz halde tamir için İsrail’e gönderildiğini, hala geri gönderilmediğini biliyor, topladığı bilgileri bizden önce örgüte verdiğiyle ilgili endişelerin hatta bilgilerin olduğunu da biliyoruz.
Şimdi de ABD’den Pradotör denilen uçakları alıyoruz. Şu soruyu hükümete sormak en tabii hakkımız olduğu kanaatindeyiz: Bu uçakların daha iyisini kendimiz yapmamız mümkünken niçin kendimiz yapmıyor, güç odaklarından alıyoruz?
FÜZE KALKANI NATO DEĞİL, ABD VE BOP PROJESİ
Önemli bir konuda Füze kalkanıdır. HAS Parti olarak tüm il başkanlarımız bu konuyu protesto etmiş ve Cumhurbaşkanlığına, Meclis Başkanına “Füze Kalkanını Türkiye’de konuşlandırmayınız, bu konuyu halkımıza sorun, referanduma gidin” diye telgraflar çekmiştir. Konunun önemine binaen bir kez daha kamuoyunun gündemine getirmeyi vazife biliyoruz.
Bilinen adıyla ‘’Füze Kalkanı’’ projesi NATO’nun değil, ABD’nin ve Büyük Ortadoğu Projesinin bir parçası olduğu, hepimizin malumudur.
Bu bölge üzerinde emperyalistlerin 3 ana hedefi vardır. Bunlar; Bölgenin enerji kaynaklarına hakim olmak. Bölgede güçlü bir devlet oluşumuna engel olmak. Ve İsrail’in güvenliğini sağlamaktır.
İSRAİL KORUNACAK
İşte füze kalkanıyla olası bir İran-İsrail savaşında, İsrail korunacaktır. Wikileaks belgelerinden anladığımıza göre de; İsrail’in güvenliğini garantiye alındıktan sonra ABD, İsrail’le birlikte İran’a saldıracaktır. Böylelikle bölgede güçlü devlet olma ihtimali olan İran büyük yara alırken, bir diğer güçlü ülke de Türkiye Füze Kalkanı vesilesi ile de İran’la karşı karşıya getirilecektir.
‘’Füze Kalkanı’’ projesinin imzalanış şekli hepimizin hatırındadır. Sessiz sedasız ABD’li yetkililerle bizim Dışişleri arasında gerçekleşmiştir. Yine kamuoyunun malumudur, ‘’Komşularla Sıfır Sorun’’ diye yola çıkıldığı bir zamanda böyle bir projeye imza atmak tam bir tezat teşkil etmekte ve ‘’Sıfır Sorun’’ politikasının iflasını göstermektedir. Yine hepimizin bildiği gibi Sayın Başbakanın “Füze Kalkanında buton bizim elimizde olacak” söylemine karşılık Sayın Numan Kurtulmuş, ‘’İncirlikten Irak Vurulurken, buton kimin elindeyse Füze kalkanında da buton onların elinde olacak’’ diyerek haklı bir tepki göstermiştir.
İsrail’le çeşitli sebepler gerginlikler yaşanırken Füze Kalkanı ile kimden, kimin korunduğu net bir şekilde anlaşılmaktadır. Türkiye 1948 yılında o günkü CHP yönetimi aracılığıyla İsrail’i tanımıştır. Bunu Sayın Başbakan da sık sık dile getiriyor. Ama unutulmamalıdır ki bu günkü AKP yönetimi de Füze Kalkanı ile İsrail’e kalkan olmaktadır.
Bize göre şimdi yapılması gereken tepkileri dikkate alarak imzalanan bu anlaşma referanduma götürülmeli, halka sorulmalıdır. TBMM Başkanını ve Cumhurbaşkanını göreve davet ediyoruz. Türkiye ne Avrupa’nın sınır karakolu, ne de ABD’nin ileri karakoludur. Bir defa daha “Füze Sistemine Hayır” diyoruz. Burada bu hesap sorulmazsa herkesin hesap vereceği günün elbet geleceğini hatırlatıyoruz.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.