'Herkes Türkiye'yi soruyor'
TGRT Haber'in canlı yayınında açıklamalarda bulunan Bağış, "Davos'un karı Türkiye'nin yıldızıyla parlıyor" şeklinde konuştu.
"İki gündür Davos'ta çok farklı bir Davos ortam yaşıyoruz" diyen Bağış, "Bu Davos'a sekizinci gelişim. Ama bu sene Türkiye'ye karşı ilgide muazzam bir artış gördük. Gerçekten adeta Davos'un karı Türkiye'nin yıldızıyla parlıyor" dedi.
"Herkes Türkiye'yi soruyor" diyen Bağış, "Özellikle ekonomideki başarılarımızın perde arkasını anlamaya, öğrenmeye çalışıyorlar. Hiçbir zaman Türkiye bu kadar gündemde olmamıştı. Artık dünya meselelerine "one minute" diyen bir Türkiye var. Dünya meseleleri konusunda Türkiye'nin görüşünü önemseyen bir uluslar arası toplum var" diye konuştu.
Bağış ayrıca, "Gerek Başbakan Yardımcımız Ali Babacan Bey, gerekse Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Şahin Hanımefendi, gerek ben, gerek Merkez Bankası Başkanımız, gerekse iş dünyamızın önde gelen temsilcileri, iş adamlarımız, iş kadınlarımız, herkes bu sene farklı bir ilgi görüyor. Türkiye'ye karşı muazzam bir teveccüh var. Teveccühün arkasında da tabi Türkiye'nin başarıları var. Türkiye'nin özellikle ekonomide, dış politikada ilham kaynağı olmasında ortaya koyduğu somut başarılar, Türkiye'yi parlayan bir yıldız haline getirdi" ifadelerini kullandı.
"HAMDOLSUN TÜRKİYE, AVRUPALILAR'A DEMOKRASİ DERSİ VEREBİLECEK NOKTAYA GELDİ"
"Hamdolsun artık Türkiye, Avrupalılar'a demokrasi dersi verebilecek, demokrasi nutku atabilecek noktaya geldi" diyen Bakan Bağış, "Eskiden buralara geldiğimiz zaman hep onlar bize insan haklarından, demokrasiden bahsederlerdi, biz de notumuzu alırdık. Şimdi onlar not almaya başladılar. Biz kendi tecrübemizle diyoruz ki, Türkiye'de biz 1999'da, 2000'de yüzde 8 bin faizlerin ödendiği bir ülkeydik. Ama Türk halkı kararını, istikrardan yana verdi. 2002'den bu yana Türkiye'de her geçen gün güçlenen bir iktidar var. Ve bu güçlü iktidar arkasında milli iradenin desteği olduğu için, arkasında toplumun tam katkısı olduğu için zor kararları alabiliyor. Zor kararları alarak, o güven ve istikrar ortamını değerlendirerek krizleri geride bırakabiliyor" diye konuştu.
"TEKNOKRATLAR HÜKÜMETLERLE ARAZİ DÜZENLEMESİ YAPILAMAZ"
Bağış, "Bugün Türkiye, Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi. Üç yıldır peş peşe yüzde 8'in üzerinde ekonomik büyüme sağlayarak, gerçekten burada dudakları uçurtturabilecek noktaya geldik. Herkes bize onu soruyor, 'Bu işi nasıl yapıyorsunuz' diye. Biz de diyoruz ki, bu işin tılsımı teknokrat hükümetlerle değil, arkasında milli iradenin olduğu, demokrasiden güç alan güçlü iktidarlarla olur, istikrarla, güvenle olur. Şimdi ben Türkiye'de de bunları söylüyorum. Teknokrat hükümetleri mıntıka temizliği yapabilir ama arazi düzenlemesi yapamaz. Arkasında milli iradenin durmadığı, halkın güçlü desteği olmadığı hükümetler zor kararlar alamaz, bu kararları ötelerler" dedi.
Türkiye'nin zor olanı başardığını kaydeden Bağış, "Her geçen gün daha demokratik, daha şeffaf, daha müreffeh, daha saygın bir ülke olma yolunda adımlar atıyoruz. İşte bakın daha iki gün evvel, Sayın Başbakanımızın ilan ettiği Milli Güvenlik derslerinin kaldırılması kendi başına bir demokratikleşmeye dair somut bir sinyaldir. Eskiden sivil-asker ilişkileri, Alevi-Sünni ilişkileri konuşulamazdı. Ama bugün Atatürk'ten sonra ilk defa cemevine giden bir cumhurbaşkanımız var. Tüm vatandaşlarıyla bir araya gelip sohbet eden bir başbakanımız var. Eskiden insanların Kürdüm demeye korktukları ülkemizde, günde 24 saat Kürtçe yayın yapan bir devlet kanalı var. Roman vatandaşlarımız, Ortodoks, Ermeni, Süryani, Musevi vatandaşlarımız için, kadınlarımız için ciddi adımlar atıldı. Ama bunlarla yetinmeyeceğiz. Daha da iyisini yapacağız" dedi.
"AB'YE ÜYE OLMUŞUZ OLMAMIŞIZ, ONA ÇOK FAZLA TAKILMAYACAĞIZ. ÖNEMLİ OLAN SÜREÇ"
Avrupa Birliği sürecini, Türkiye'nin kendi reform sürecimizin önemli bir ortağı olarak gördüklerini kaydeden Bağış, "Avrupa Birliği Bakanlığı olarak, kendimizi zaten hükümetin reform mutfağı olarak görüyoruz. Avrupa'daki standartlara bakıyoruz. Onların iyi yönlerini ülkemize taşımaya çalışıyoruz. Ve sürecin sonuçtan daha önemli olduğu burada da vurguladık. Aslında bu sürecin kendisi, demokratikleşme süreci Türkiye'ye çok şey kazandırıyor. Sonunda üye olmuşuz, olmamışız ona çok fazla takılmayacağız. Çünkü olanların düştüğü durumları gördük. Eğer kuralları uygularlarsa başarılı oluyorlar. Ama uygulamazlarsa birbirlerine farklı farklı tablolar çizip sonunda hüsranla karşı karşıya kalıyorlarsa bizim orada zaten işimiz olmaz" diye konuştu.
"AVRUPA'DA LİDERSİZLİK SORUNU VAR"
Bakan Bağış, "Avrupa'da maalesef vizyoner lider sorunu var. Ama Avrupa'da yaklaşan seçimler de var. Hatta bu liderlik sorunu öyle bir noktaya geldi ki, bazı ülkelerde, ülkenin bütün değerlerine karşı, Avrupa'nın bütün değerlerine karşı ifade özgürlüğünü kısıtlamaya çalışan zihniyetlerle karşı karşıyayız" dedi.
Bağış ayrıca, "Bugün Avrupa'da lidersizlik sorunu var, evet. Ama Avrupa da Hitler gibi Mussolini gibi eli kanlı liderleri temizleyebilmiş bir birikime de sahip. Bunları da aşacaklardır. Hiçbir kriz sonsuza dek sürmez. Ama bugün dünya coğrafyasında kıyaslandığında Avrupa Birliği ülkeleri, kişi başına düşen refahta dünyanın önde gelen coğrafyası. Avrupa'nın ülkelerine değil, ilkelerine ihtiyacımız var" dedi.
"KIBRIS RUMLARI 23 NİSAN'DA ÇOCUKLARIN KOLTUĞA OTURMASI GİBİ HEVESLERİNİ ALMASINI BEKLERİZ"
Fransa'da Mayıs ayında seçimler olduğunu hatırlatan Bakan Bağış, "Mayıs'tan sonra eğer Fransa'da farklı bir yönetim olursa, yahut da aynı yönetim fikir değişikliğine giderse, zaten Almanya da şu ana kadar fasıl nezdinde bir sorun çıkarmıyor. Sadece sonuçla ilgili itirazları olduğunu söylüyor ama sürece yönelik çıkardığı bir sorun yok. Fransa'nın tutum veya lider değiştirmesi, Almanya'nın da bakışını değiştirecektir. Onun için Mayıs'a kadar biraz daha temkinli ve sabırlı olmamız lazım" görüşünü dile getirdi.
Kıbrıs'ta bir çözüm olduğu takdirde, birleşik Kıbrıs devletinin, Türkiye'nin AB üyelik sürecine önemli katkıları olabileceğini söyleyen Bakan Bağış, "Ama eğer olmazsa, Kıbrıs Rum Kesimi, tek başına, yarım devlet olarak tek başına AB dönem başkanlığını üstlenirse, o zaman bizim 23 Nisan'da çocukların devlet büyüklerinin koltuğuna oturması gibi, sabırlı şekilde, onların da o heveslerini almasını bekleriz. Ondan sonra yine işimize bakarız. O 6 aylık dönemde de biz komisyonla, parlamentoyla, üye ülkelerle ilişkilerimizi yürütürüz. Ama dönem başkanıyla aynı masaya oturmayız" dedi.
"AB, HER AYAĞA UYAN ÇORAP MİSALİ ORTAK KARARLARLA BİR YERE VARILAMAYACAĞINI ANLADI"
Euro krizinin Avrupa'nın bir iç meselesi olduğunu söyleyen Bağış, "Aslı sorun Avrupa'nın bazı yerlerinde haftada 65 saat çalışan, yorulan, emek harcayan insanların, Avrupa'nın bazı başka bölgelerinde 25 saat çalışıyormuş gibi yapan insanların faturasını ödemekten bıkmış olmalıdır"
Artık Avrupa'da da karar mekanizmalarında değişikliğe gidilmelidir. Artık Brüksel'de her ayağa uyan çorap misali ortak kararlarla bir yere gidilemeyeceği anlaşılmaya başladı" dedi.
Bağış konuşmasına şöyle devam etti:
"Şimdi Avrupa ciddi bir değişim sürecine girmek zorunda. Çift vitesli Avrupa diyenler var. Euro bölgesi ve dışındakilerin farklı karar mekanizmaları olmalı diyenler var. Avrupa tüm bunları değerlendirmeli. Almanya, Avrupa'nın en başarılı ekonomisi. Almanya bütün Avrupa'nın borçlarını ödemeye çalışırsa, Türkiye, 2050'de Avrupa'nın en güçlü ekonomisi olabilir. 2011 yılında ülkemize gelene küresel sermayenin yüzde 92'sinin AB'den gelmiş olması bile Avrupa'nın en büyük umudunun Türkiye olduğunu gösteriyor."
"TÜRKİYE, ŞU AN AVRUPA'NIN EN ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞU ÜLKELERDEN BİRİSİ"
"Türkiye bu krizde AB'ye en büyük taze kan potansiyelini temsil ediyor" diyen Bağış, "Türkiye'nin ortalama yaşı 28. Avrupa'nın ortalama yaşı 44-45. Avrupa'nın iş dünyasını çekip çevirebilecek potansiyele ihtiyaç olacak. İşte orada Türkiye gündeme geliyor. Türkiye sadece 74 milyon pazar değil, aynı zamanda üç saatlik uçuş mesafesinde 1,5-2 milyarlık çok daha büyük pazarlara ulaşılabilecek bir merkez. Avrupa'nın enerjiye ihtiyacı var.
Bu kaynaklar Türkiye'nin çevresinde. Yani birileri bu enerji kaynaklarını ışınlama teknolojisini geliştirmedikçe Avrupa'nın Türkiye'nin katkısına çok ama çok ihtiyacı var. Türkiye, Avrupa'nın şu an en çok ihtiyaç duyduğu ülkelerden birisi. Ama bunu görmek istemeyen dar vizyonlu liderler de var" ifadesini kullandı.
Bağış ayrıca, "Artık Türkiye, dünya meselelerine Davos'ta "one minute" diyebilen bir ülke. Sayın Başbakanımızın iki yıl evvel Davos'ta "bir daha buraya gelmem" demesinin ardından Davos "biz sana geliriz" kararını aldı. 4-6 Haziran tarihleri arasında İstanbul'da muazzam bir zirve düzenlenecek. Davos şu mesajı veriyor: "Medeniyetin başladığı yere, yeniden hep birlikte dönüyoruz" dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.