Kazan’dan ‘AK Parti bölünür’ açıklaması
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Kazan şöyle dedi:
"Barem Dergisi’nde yayınlanan bir mülakatım üzerine daha detaylı bilgi edinmek için çeşitli televizyon kanallarının konuyla ilgili sorularına verdiğim cevapların çok önemli kısımları dışlanarak konuşmanın içinden seçilen bazı cümleler bir takım yanlış anlamalara vesile olduğundan aşağıdaki açıklamayı yapmak zarureti hasıl olmuştur.
Konunun esası Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa değişikliklerinin iptali hakkında vermiş olduğu kararın tarafımızdan eleştirilmesidir.
1- Anayasa Mahkemesi’nin kararından sonra bir basın toplantısı düzenlemiş ve bu toplantıda Saadet Partisi’nin ilgili karar hakkındaki eleştirileri teker teker ortaya konularak izah edilmiştir. Bu açıklamada özellikle Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının bir yargı ihlalinden çok daha öte bir yargı ihtilali olarak değerlendirilebilecek mahiyette olduğu vurgulanmıştır.
2- Tarafıma yöneltilen; “Anayasa mahkemesi’nin bu kararının AKP’nin kapatma davasını ne yönde etkileyeceği, kararın ne olabileceği” ihtimali hususunda sorulan bir soruya verdiğim cevapta, basında çıkan değerlendirmelere göre, Yüksek Mahkeme’nin iptal kararından sonra kapatma hususundaki kanaatlerin yoğunlaştığı hatta bu kanaatlerin parti liderleri arasında da ortak görüş haline geldiğinin bilinen bir gerçek olduğu ifade edilmiştir. Ben de basındaki bu değerlendirmeleri dikkate alarak görüşlerimi ifade ettim. Anayasa Mahkemesi’nin bu haksız kararından sonra AKP hakkında haksız olarak açılan davanın kapatmayla sonuçlanmasının kuvvetli bir ihtimal olduğunu söyledim.
3- Sorulan bir diğer soru ise; “AKP kapatılırsa ne olur?” şeklindeydi. Bu soru üzerine; ‘AKP’nin kapatılması halinde yeni bir partinin kurulması ihtimalinden söz edilmekle beraber parti içindeki gruplaşmalar ve bu gruplaşmaları teyid eden olaylar karşısında AKP yerine tek bir parti kurulması düşünülüyorsa da, bir bölünmenin de söz konusu olabileceğini’ ifade ettim. Kendi siyasi hayatımız açısından açık bir gerçektir ki; kapatılmaların arkasından ister istemez ayrılmalar ve hatta bölünmeler olabilmektedir. Nitekim Refah Partisi’nin kapatılmasından sonra partinin milletvekilleri ve Belediye Başkanları’nın hemen hemen tamamı Fazilet Partisi’ne geçmiş olmakla birlikte içimizden ayrılıp gidenler de olmuştur. Fazilet Partisi’nin kapatılmasından sonra ise partili milletvekilleri ikiye bölünmüştür. Bir grubu Milli Görüş çizgisinde kurulan Saadet Partisi’nde siyasi yaşantılarına devam ederken, bugünkü siyasi liderlerin öncülüğünde bir diğer grup ise AKP’yi kurmuştur. Fazilet Partisi gibi tamamen Milli Görüş çizgisinde faaliyet gösteren ve homojen bir yapıya sahip olan bir siyasi parti kapatma davasından sonra nasıl bölünebiliyorsa, tıpkı ANAP gibi homojen bir yapıya sahip olmayan AKP’nin bölünmeyeceğini kim nasıl iddia edebilir?
4- “Bölünmenin hangi etkenler altında ve ne yönde olabileceği?” hususundaki soruya gelince; bu konuda verilen cevaplarda da yazılı basının ortaya koyduğu verilere göre bir değerlendirme yapılmıştır. Bu veriler arasında öteden beri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında bir soğukluk olduğu, parti içinde Başbakan eski Yardımcısı Abdüllatif Şener’in yeni oluşum için hazırlık yaptığı, hatta bu yolda gezilere çıktığı, söylentinin ötesinde gazetelerde haber konusu olarak yer almaktadır. “Kapatma kararı neticesinde parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yasaklandığı takdirde yeni kurulacak partide genel başkan kim olacak?” sorusuna bir çok basın organında bu ismin Ali Babacan olacağı şeklinde yorumlar yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir”denilmiştir.
Mülakat verdiğimiz tüm TV muhabirlerine yaptığımız değerlendirmeler bu çerçevede ele alınmıştır.
Her bir TV ekibiyle yaklaşık 20 dakika süren mülakatlara haber programlarında sadece içinden seçilen üç-beş cümle ile yer verilmesi ve böylece mülakatın bütünü içinde anlamlı olan cümlelerin kamuoyunun dikkatinden kaçırılması elbetteki bazı yanlış anlamalara sebebiyet vermiştir.
Bizim Saadet Partisi olarak, Türkiye’de parti kapatmalarına her zaman karşı olduğumuz bilinen bir gerçektir. Keza AKP’nin kapatılma davasında da Başsavcı’ya karşı tepkimizi açıkça ortaya koyduk. Hatta tecrübelerimize dayanarak hazırladığımız bilgi ve dökümanlar yardımcı olabileceğimiz umuduyla AKP kurmaylarına gönderilmiştir.
Hal böyleyken bazı AKP yetkililerinin yaptığımız bu açıklamalar hakkındaki basit ve çirkin yakıştırmalarda bulunmasını içinde bulundukları şartlar dolayısıyla bir öfkenin eseri olarak değerlendiriyoruz. Söylediğimiz bütün sözler bir temenninin değil, bir vakıanın ortaya konulmasından ibarettir.
Kamuoyuna saygıyla sunulur."
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.