“Dindar insandan zarar gelmez
Akit’e konuşan Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “dindar nesil” tartışmalarını değerlendirdi. “Dindar insandan topluma zarar gelmez” diyen Kamalak, “Hemen her toplum kendi neslini kendi inanç yapısına uygun olarak yetiştirmek ister. Bu uluslararası insan hakları sözleşmesinde de vardır” dedi.
Türkiye’de son iki asırdan bu yana milletin imanı ve dini ile oynandığını belirten Kamalak, “1924 Anayasası hazırlanırken İslâm’ın yerine Hıristiyanlığın konulması teklif edilmiştir. O günkü şartlarda Atatürk bunu kabul etmemiştir. Mahmut Esat Bozkurt bu konuyu Meclis kürsüsünden gündeme getirmiştir. Bozkurt, ‘İslâm terakkiye manidir. İslâm kaldıkça yüzümüze kimse bakmayacak. Bu yüzden Hıristiyanlığı yazmalıyız’ demiştir. Sonraki süreçte ezan yasaklanmış ve Kur’an suç aleti haline getirilmiştir. Ezanı Arapça okuyanlar bile cezalandırılmıştır. Şu andaki terörün, bölücülüğün ve tinerciliğin temelinde bunlar vardır” dedi.
“DİNDEN UZAK BİR NESİL YETİŞTİRİLDİ”
Cumhuriyet tarihi boyunca dinden uzak bir nesil yetiştirildiğini vurgulayan Kamalak, “CHP’nin geçmişine bakınca bunu görüyoruz. Hemen sonraki gelişmeler de bunları teyit etmektedir. Dinden uzak bir nesil yetiştirilmek istenmiştir. 27 Mayıs 1960 darbesi bile merhum Adnan Menderes’e yönelik suçlamalardan birisi irticaya destek vermektir” diye konuştu.
“HIRİSTİYANLIĞIN RESMİ DİN OLMASINI İSTEDİLER”
CHP’nin dindar nesile karşı çıkmasının tarihsel bir geçmişi olduğunu belirten Kamalak, “CHP, İttihat ve Terakki’nin devamıdır. İttihat ve Terakki’nin kurumsal kimliği nedir? Buna bakmak lazım. İttihatçılar, Hıristiyanlığın resmi din olmasını istemişlerdir. CHP’nin ikinci genel başkanı İsmet İnönü bir konuşmasında, ‘Hocaları toptan kaldırmadıkça hiçbir iş yapamayız’ demiştir. Bu bize CHP’nin tutum ve davranışı hakkında ışık tutuyor. En son olarak CHP’li iki bayan katsayı iptali için Danıştay’a başvurdu. Bu noktalara bakmadan son gelişmeleri anlayamayız” dedi.
CHP’nin kürsü işgalini darbeci bir gelenekten gelmesine bağlamak gerektiğini söyleyen Kamalak, “CHP kürsü ve komisyon sıralarını işgal etti. Darbeleri düşünmeden buna yorum getiremeyiz. Düne kadar CHP’nin kürsüyü işgal etmeye ihtiyacı yoktu. Çünkü yönetime bir bütün olarak el koyuyordu. Nasıl? CHP+ordu+yargı eşittir iktidardı. CHP ordu, yargı, bürokrasi ve üniversiteleri kaybetti. O yüzden kürsü işgal ediyor” diye konuştu.
“CHP İÇERİSİNDEKİ DERİN YAPI, DİNE VE DİNDARA KARŞI ÇIKIYOR”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP içerisinde fazla bir etkinliği bulunmadığını belirten Kamalak, şunları söyledi: “Sayın Kılıçdaroğlu’na kalsa birçok şeyi değiştirmek ister. Olumlu yönde değiştirir. Ancak yapısal bir durum var. O yapıyı değiştirmek kolay olmuyor. Kemal bey’e kalsa Kur’an ve Osmanlıca dersinin seçmeli olmasına en azından engel çıkarmaz. Ancak CHP içerisindeki derin yapı karşı çıkar. Bu derin yapı dine ve dindara karşı çıkıyor.”
“DİNDARLIK VE SUÇ ORANI ÇALIŞMASI YAPILMALI”
Anketlerin, dindarlık duygusu arttıkça terör ve suç oranlarının düştüğünü ortaya koyduğunu kaydeden Kamalak, “Devletin imkânları geniştir. Hükümete çağrım; din adamlarından terör olaylarına bulaşan genel suç işleyen kaç kişi var. Bunun genel suç oranına nispeti nedir? İmam-Hatip mezunlarının suç oranı nedir? Bunun Türkiye suç oranına mukayese ettiğimizde nasıl bir nispet çıkmaktadır. Sayın Başbakan bu belgelerle konuşmalıdır” diye konuştu.
“MİT-PKK ARASINDA İRTİBATIN OLDUĞUNU SANMIYORUM”
MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması ile ilgili olarak yeterli bilgi sahibi olmadığını belirten Kamalak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Konunun ayrıntısını bilmiyorum. Ne için şüpheli olarak çağrıldıklarını bilmiyoruz. Bu konuda hükümet nezdinde birtakım rahatsız edici olayların ortaya çıktığını gösterir diye düşünüyorum. Ben MİT ile PKK arasında bir irtibatın olduğunu sanmıyorum. Uludere olayı konusunda yanlış bilgi verdin diyorlarsa o konu olabilir. İlerleyen günlerde bu konularda daha sağlıklı değerlendirme yapmak mümkündür.”
“KUR’AN VE OSMANLICA SEÇMELİ DERS OLSUN”
AK Parti hükümetinin 10 yıldır iktidarda olduğunu ve laf yerine icraata geçmesi gerektiğini belirten Kamalak, şunları söyledi: “Dindar nesil yetiştirmek istiyoruz demekle olmaz. Dindar nesil yetiştireceksen ne yapacaksın; bu millet kitabı Kur’an-ı Kerim için milyonlarca şehid vermiştir. Kur’an öğrenmek ve öğretmek en tabii hakkıdır. Okullara seçmeli ders olarak Kur’an ve Osmanlıca verilmelidir. Zorunlu olarak değil, seçmeli olarak koyulmalıdır. Katsayı problemi kanunla kökünden halledilmelidir.”
HASAN TOSUN / AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.