Abdestsiz kılın lan!
1980 öncesi Ülkücü hareketin önemli isimlerinden, Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Alaaddin Aldemir, Akit’e çarpıcı açıklamalarda bulundu. ’80 darbesinin ardından atıldığı cezaevinde geçirdiği günleri, kendisi ve arkadaşlarına yapılan işkenceleri Akit’e anlatan Aldemir, yeni anayasa için herkesin desteğini istedi.
“İNSAN HAYATININ BİR ÖNEMİ YOKTU”
Cezaevinde kaldığı 8 yıl içerisinde, insan hayatının bir öneminin olmadığını gördüğünü belirten Aldemir, “Ziyaretçi gelir, sizi ziyaretçilerle görüştürmezler. Mahkeme için savunma belgelerini getirmezler veya savunmalarımızı ulaştırmazlar. Dilekçelerimiz cezaevinden mahkemeye gitmez. Mide kanaması geçirsek doktora götürmezlerdi, savaş esiri gibiydik” dedi.
KOMUTAN: “ABDESTSİZ KIL LAN!”
Dini ve ahlaki değerlerin hiçe sayıldığını söyleyen Aldemir, “Cezaevinde boy abdesti alacağız ama suyu kesmişler.. Oysa su dışarıdan akıyor gidiyor. Askere ‘Komutanım’ diyoruz, ‘Bir ibrik su verin de abdest alıp, namaz kılacağım.’ Komutansa ‘Abdestsiz kıl lan!’ diye bağırıyor” ifadelerini kullandı.
“ŞİKÂYET YOK KANIT YOK SİLAH CEZASI ALDIM”
8 yıl geçirdiği hapishane hayatının 5-6 yılının mahkeme süreci ile sürdüğünü vurgulayan Aldemir, “Aleyhimde şikâyet yok, kanıt yok, mesela silah yakalatmadım ama silah cezası aldım. İşlemediğimiz suçları işkence ile kabul ettirdiler” diye konuştu.
“12 EYLÜL’ÜN İZLERİ HÂLÂ DEVAM EDİYOR”
12 Eylül’ün sosyal soykırım olduğunu ve işkence sürecinin devam ettiğini kaydeden Aldemir, “12 Eylül’ün devamı niteliğinde olan bugünkü Türkiye’de ekonomik, siyasi, sosyal hayatımız hâlâ işkence sürecindedir. Alaaddin Aldemir’in kardeşi polis olamaz, asker olamaz çünkü biz hâlâ fişliyiz. Benim çocuğum istediği kadar akıllı olsun, kritik bir yere gelemez çünkü ben sakıncalıyım” şeklinde konuştu.
“HER VATANDAŞIN BAŞINA JANDARMA KOYAMAZSINIZ”
Dindar gençlik konusuna da değinen Aldemir şöyle konuştu: “Her vatandaşın başına bir jandarma, o jandarmanın başına bir istihbaratçı, istihbaratçının başına hukukçu koyamazsınız. Allah korkusunu ona verirsiniz, edepli olmayı öğretirsiniz. Mahkeme-i Kübra’yı merkeze alan bireyler oluşturursunuz; o zaman insanlardan korkmazsınız.”
“82 ANAYASASI GECEKONDUDUR”
1982 Anayasası’nı gecekonduya benzeten Aldemir, “Türkiye büyük oynayacaksa, tüm insanlığı kucaklayacak bir anayasa yapmak zorundadır. Bize yapılan bu zulüm bizden sonrakilere yapılmasın diye sorumluların yargılanmasını ve insanların bunlardan ders alarak yeni bir anayasaya destek vermesini istiyorum” dedi.
Darbecilerin yakasına Meclis yapışsın
12 Eylül mağdurları, ''darbe yapanların af ya da zaman aşımından yararlanmamasını, darbecileri ve darbeleri milletin Meclisinin soruşturmasını'' istedi.
12 Eylül Mağdurları Ülkücüleri Komisyonu Başkanı, BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, taleplerini yazılı olarak TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün'e iletti.
Yazıda, Türkiye'nin gerçek bir millet iradesinin hakim olduğu sisteme kavuşturulmak istendiği, bu tür zihniyetlerden ve yaklaşımlardan arındırılması gerektiği belirtildi. Yazıda, darbe suçlarının af ve zaman aşımı dışında tutulması için başlatılan çalışmanın sonuçlanması için şu konuların yerine getirilmesi gerektiği kaydedildi:
¥ Darbe suçları insanlığa ve millete karşı işlenmiş suç olarak idrak edilmeli, gereken kararlılık yasal olarak oluşturulmalı. ¥ İnsan haklarını ihlal edenler, milletin eğilimlerini ve iradesini hiçe sayanlar, yaptıkları bu eylemlerden ötürü af ya da zaman aşımından yararlanmamalı. ¥ 1960 darbesi, 12 Eylül cuntası, 28 Şubat ve 27 Nisan e-muhtıralarının arka planları soruşturularak failleri gün yüzüne çıkarılmalı. ¥ Darbecileri ve darbeleri milletin Meclisi soruşturmalı, ilgililerini, karanlık noktalarını gün yüzüne çıkarmalı ki bundan sonra bu tür girişimler olmasın.
Yazıda, 32 yıldır değiştirilmeyen Anayasa'nın hâlâ yürürlükte olması ve Meclis'in de bu konuda adım atmamasının bütün partilerin ayıbı olduğu ifade edilerek, ''geçmiş geçmişte kaldı, ne yapalım önümüze bakalım'' denilmemesi ve insan merkezli Anayasa oluşturulması gerektiği vurgulandı.
Evren insanlık suçu işledi
Hayatlarında işkencenin hâlâ devam ettiğini belirten Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Alaaddin Aldemir, “Herkes o gün yediğimiz dayağı, verdikleri cereyanı, yedirdikleri pisliği, yemeklere attıkları fareyi konuşuyor ama biz işkenceyi hâlâ yaşıyoruz. Binlerce ülkücü, devrimci, solcu, komünist insan Türkiye’ye giremiyor, giriyorsa farklı kimlikle giriyor” dedi.
“KENAN EVREN’İ İKİ ŞEYDEN DOLAYI AFFETMİYORUM”
“Kenan Evren’i şahsımla ilgili iki şey hariç her şeyde affediyorum” diyen Aldemir, “Bir neden Yunanistan’ı NATO’ya gönderdin. İki ‘asmayalım da besleyelim mi’ derken neyi kastettin? Bu bir insanlık suçudur. Bunun hesabının sorulması lazım” ifadelerini kullandı.
MUHAMMET ERDOĞAN / EMRE DEMİREL / AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.