Müftüyü dudaklarını kıpırdattı diye sorguladılar

Müftüyü dudaklarını kıpırdattı diye sorguladılar
CHP’nin Milli Şefi İsmet İnönü döneminde “Ezan ve kametinTürkçe okunmasına karşı çıktığından şüphelenilen” isimlerin, keyfi soruşturmageçirdiği ortaya çıktı. N

CHP’nin Milli Şefi İsmet İnönü döneminde “Ezan ve Kametin Türkçe Okunmasına” karşı çıktığından şüphelenilen isimlerin keyfi soruşturma geçirdiği ortaya çıktı.

ARAPÇA EZANA CEZA YASASI

1941 yılında “Ezan ve Kametin Türkçe Okunması” kararını yetersiz bulan CHP’liler, Meclis’e Türk Ceza Kanunu’nun da Arapça Ezan ve Kamet okuyanlara 3 ay hapis ve para cezası öngören bir değişiklik teklif etti. Yasa değişikliği teklifi, 23 Mayıs 1941 günü Meclis’te görüşüldü. Milletvekilleri arasında hararetli tartışmalar yaşandı. Milletvekillerinden bazıları Arapça ezan okuyanlara, bazıları ise Türkçe okumayanlara ceza verilmesini istiyordu. Arapça ezan okunmasını isteyenler ise susturulmuştu.

EZAN YASAĞI, HAPİS CEZASIYLA DESTEKLENDİ

Antalya milletvekili olan Rasih Kaplan, 23 Mayıs 1941 tarihli Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, söz konusu kanuna, “Bu işlere karışmayalım. Bu mevzuu ceza mevzuu değildir” diye tepki gösterdi. Ancak yasa CHP’lilerin istediği şekilde çıktı. Buna göre Arapça ezan yasağı, hapis cezasıyla da desteklenmiş oldu. Yasaya uymayanlara 3 ay hapis ve para cezası verilmeye başlandı. Bu olayın “Geçmişte camiler mi kapandı? Namaz kılmak mı yasaklandı? Namaz kılanlar mı engellendi?” diyenlere örnek gösteriliyor.

“DUDAKLARI KIPIRDIYORDU!..”

Kanunun kabul edilmesi halinde sakıncalarına değinen Kaplan, Meclis kürsüsünden tanık olduğu şu örneği verdi: “Size bir misal arz edeyim: Antalya’dayım, Müdde-i umuminin (savcının) yanında müftüyü gördüm, isticbab ediliyordu (sorgulanıyordu). Hayret ettim, çünkü Antalya’daki müftü taa Millî Mücadeleden bugüne kadar müftümüzdür. Millî Mücadelede çok çalışmış karakterli bir arkadaştır. Kendisi, cürüm (suç) ve ceza ile alâkası olmayacak derecede sâkin, iyi ahlâklı bir insandır. Binaenaleyh (müftü) gittikten sonra sordum. Müdde-i umumi dedi ki: Birisi (...) bir ihbarnâme veriyor, ‘Dün öğle namazında camiye gittim. Müftü camide idi, müezzin Türkçe kameti getirdikten sonra baktım, müftü namaza başlamadı, dikkat ettim, dudakları kıpırdıyor, Arapça kamet getiriyordu...’ Müdde-i umumi, bunun üzerine takibata başlamış...”



 HASAN TOSUN / AKİT 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.