Arınç: ''Suriye'de yaşayanlar için her türlü tedbiri aldık''

Arınç: ''Suriye'de yaşayanlar için her türlü tedbiri aldık''
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ülkelerin komşularını seçme şansı olmadığını, devletlerarası ilişkilerde, ülke yararına olacak şekilde iyi ilişkiler kurulması gerektiğini belirterek, ''Onların rejimlerini beğeniriz ya da beğ

Arınç, Habertürk televizyonunda canlı yayınlanan ''Basın Kulubü'' programında yaptığı açıklamada, komşularla sıfır sorunlu bir politikanın takip edildiğini söyledi.

Türkiye'nin geçen yılın mart ayından bu yana Suriye'yle ilgili politikasını ortaya koyduğunu vurgulayan Arınç, ''Bu politika neydi- Yanlış yapıyorsunuz, halkın taleplerine şiddetle mukabele etmeyin, reform taleplerini dikkate alın, yeni bir seçim yasası, yeni bir Anayasa değişikliği yapın'' dedi.

Arınç, ''Kuzey Afrika'da başlayan rüzgarlar Ortadoğu'ya sıçradığında gerçekten eski Hafız Esad döneminden kalan zihniyetin böylesine hortlayacağını ve şehirleri kuşatarak, bomba yağdıracağını doğrusu hiç tahmin etmemiştik. Ben, şahsen tahmin etmemiştim. Çünkü Beşşar Esad, bize daha güleryüzlü, daha batı yanlısı ve daha özgürlükçü bir insan karakteri çizmişti. Yanılmış olabiliriz ama bu yanılsamanın içerisinde Beşşar'ın ne kadar katkısı var- Yoksa eski kalıntılar mı iş başında- Yoksa bu şiddetin arkasında kendilerinin azınlıkta olduğu çoğunluk iktidara gelirse 'bizim halimiz ne olacak' endişesi mi var- Hepsini alt alta üst üste koyabilirsiniz. Biz, Türkiye olarak, Hükümet olarak çok önemli işler yaptık. Bu, bizim için sorumluluktur. Bizim dostluğumuz halkladır. Mesela zulmederlerse rejimlerle bizim dostluğumuz söz konusu değildir. Bunu defalarca açık yüreklilikle söyledik. Burada yaşayanların mağdur olmaması için her türlü tedbiri alıyoruz. 'Nedir onlar' derseniz, söylemem. Yaptıklarımız, söylediklerimiz, bizim tek başına Türkiye olarak bu işten ne kadar ızdırap duyduğumuzu gösterir'' diye konuştu.

Suriye'de yaşanan vahşete ve katliama karşı Türkiye'den başka sesini çıkaran olmadığına dikkati çeken Arınç, ''Bir yıldan beri Türkiye, ne yapması gerekiyorsa yapıyor ama harp ilan edecek durumda değiliz. Askeri bir müdahale seçeneğimiz yok. Dolayısıyla bu rejimin, Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler kararlarına göre zulümden ve şiddet uygulamaktan vazgeçmesi ve demokrasiye geçiş için her alanda baskı yapıyoruz, baskımız da devam ediyor'' dedi.

-''Milletvekillerine teşekkür etmeliyiz"-

Arınç, Adıyaman'da bazı evlerin işaretlendiği iddiasının hatırlatılması üzerine, geçmişte Aleviler ile Sünniler arasında var olan ilişkileri kötüye yöneltmek ve bunu kronik çatışma alanı haline getirmek için çok büyük gayretler sarf edildiğini söyledi.

Yaşanan bazı olayları herkesin hatırladığını ifade eden Arınç, Başbağlar, Çorum, Sivas Madımak ve Kahramanmaraş olaylarının bunlardan bazılarını olduğunu belirtti.

''Belki bin seneden beri bu topraklarda kardeşçe yaşamış bu insanların suni birtakım kavgalarla adeta onulmaz bir yara halinde tutulmak istendiğini bilirim'' diyen Arınç, AK Parti hükümeti döneminde Alevilere karşı hiçbir ayrımcılık yapılmadığını, geçmişteki yaraların tedavi edilmesi için çok çalışma yürütüldüğünü vurguladı. Madımak Oteli'nin kamulaştırıldığını dile getiren Arınç, ''Geçmişte yaşanan olumsuz olayların hepsi, bizden önce yaşandı'' dedi.

Arınç, ''Adıyaman'daki olayları, münferit bir olay olarak görüyorum. Yani, geçmişten kalan endişeyle bazıları şikayetçi olmuştur, sanıyorum bazı milletvekilleri de bunu gündeme getirdi. Onlara teşekkür etmemiz lazım, çünkü ola ki birileri bir tezgahın, bir olayın hazırlığı içinde de olabilir, gülüp geçemeyiz. Dolayısıyla üzerinde ciddiyetle durmanın, gerekli tedbirleri almanın ve toplumdaki bu kuşkuları, endişeleri gidermenin zamanıdır, yapılıyordur, yapılacağına da eminim'' diye konuştu.

-Adıyaman Valisi'nden bilgi notu-

Olayla ilgili Adıyaman Valisi'nden bilgi notu istediğini belirten Arınç, kendisine ulaştırılan notta şu ifadelerin bulunduğunu söyledi:

''Adıyaman merkez Karapınar Mahallesi'nde 27 Şubat 2012 günü 12.30 sıralarında ilimiz emniyet müdürlüğüne gelen bir ihbar neticesinde bazı evlerin duvarlarına yazılar yazıldığının bildirilmesinin ardından olay yerine intikal edilmiştir. Yapılan incelemede toplam 26 evin bahçe duvarlarına, dış cephesine, pencere yanlarına olmak üzere 3-5 santimetre yüksekliğinde ve değişik uzunluklarda kırmızı keçeli kalemle, harf veya rakama benzeyen ve anlam taşımayan şekillerin çizildiği görülmüştür. Olayla ilgili resmi işlemlere başlanmış, fail veya failleri yakalanmamış, araştırmalar devam etmektedir. Gece gündüz tedbirlerimiz sürmektedir. Bu olayı Adıyaman ilimiz Karapınar Mahallemizin hassasiyetlerini bilen art niyetli kişiler yapabileceği gibi çocukların da işi olabileceği düşünülmektedir.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı da olayla ilgili tahkikat başlatmıştır. Adıyaman'da yaşayan vatandaşlarımız, sivil toplum örgütlerimiz, kanaat önderlerimiz 29 Şubat ve 1 Mart 2012 tarihinde ilde bir huzursuzluk olmadığını, birlik ve beraberlik içinde olduklarını açıklamışlardır. Olayı, sıkı şekilde takip ediyoruz. Güvenlik güçlerimiz, dikkatli ve ciddi şekilde olayı araştırmaktadır. İlimizde herhangi bir huzursuzluk yoktur, bu tür provokasyonlara itibar etmez. Adıyaman'da, geçmişte, 12 Eylül 1980'den öncesinde dahi mezhepsel ve etnik olarak huzur bozucu hiçbir olay meydana gelmemiştir.''

Olayla ilgili bütün ihtimalleri içine alan bir değerlendirmenin yapıldığına dikkati çeken Arınç, Adıyaman'da alevi yurttaşlara karşı münferit veya toplu bir olay hatırlamadığını vurguladı. Bütün ihtimallerin, içinde bir kötülük taşıyabileceği gözönünde bulundurularak araştırıldığını belirten Arınç, ''Umarım arkasından bir kötü niyetli çaba çıkmayacaktır'' dedi.

-Yazar Güçlü'nün ifadeleri-

Arınç, yazar İbrahim Güçlü'nün, terör örgütü PKK'nın işlediği cinayetlere ilişkin Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısına ifade verdiğinin hatırlatılması üzerine, yakinen şahit olduğu olaylar hakkında, geçmişten bu yana önde gelenleriyle bir şekilde arkadaşlık yaptığı bir örgüt için bir şey söylüyorsa İbrahim Güçlü'ye, Kemal Burkay'a ya da bir başkasına kulak vermekte fayda olduğunu bildirdi. Arınç, ''Onların söyledikleri benim bildiklerimden daha fazladır'' ifadesini kullandı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.