CHP'de Tandoğan kafası!

CHP'de Tandoğan kafası!
CHP, 1944’te dönemin muhalif aydınlarından Osman Yüksel Serdengeçti’yi  “Ulan öküz Anadolulu! Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çift&cc

İHL mezunlarının imamlık dışında hiçbir mesleğe sahip olmaması gerektiğini savunan CHP, 4+4+4 ile mezunlarının düz liseyi de tercih edebileceği İmam Hatip ortaokullarının yeniden açılmasına şiddetle karşı çıkıyor. CHP, bu gerekçelerle 4+4+4’ü yarın Tandoğan Meydanı’nda protesto ederek, “İmam hatipliler doktor olmasın, öğretmen olmasın, avukat olmasın... Gitsinler imamlık yapsınlar” demiş olacak. 

“ULAN ÖKÜZ ANADOLULU!..”

CHP’nin bu tavrı, Tandoğan Meydanı adının geldiği Cumhuriyet’in ilk yıllarının en despot valilerinden Nevzat Tandoğan’ı akla getirdi. Tandoğan Meydanı’nın ismi, CHP’nin tek parti döneminde yaklaşık 18 yıl Ankara Valiliği ve aynı zamanda Belediye Başkanlığı yapmış olan Nevzat Tandoğan’dan geliyor. CHP’li Tandoğan, 3 Mayıs 1944 tarihinde tutuklanıp huzuruna çıkarılan Osman Yüksel Serdengeçti’ye, “Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lâzımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek. İkincisi, askere çağırdığımızda askere gelmek” sözleriyle tanınıyor.

BEDİÜZZAMAN’A ZORLA ŞAPKA GİYDİRMEYE ÇALIŞTI

Tandoğan’ın baskı ve takibine uğrayanlardan birisi de Bediüzzaman Said Nursi’dir. Makamına getirttiği Bediüzzaman’ın kıyafetine müdahale ederek, zorla şapka giydirmeye çalışmıştır. Bediüzzaman ise odasında zorla şapka giydirmeye kalkıştığı, başındakini çıkarıp şapkayı giymesini isteyen Tandoğan’a, boynunu göstererek; “Bu külah ancak bu kelle ile beraber çıkar” diye karşılık vermişti. Bu hadise üzerine, hemen hemen hiç beddua etmeyen Bediüzzaman’ın Tandoğan’a “Başından bulasın!” şeklinde beddua ettiği belirtilmektedir.

KÖYLÜ DİYE AŞIK VEYSEL’İ ANKARA’YA SOKMADI

Tandoğan’ın hafızalara kazınan bir başka icraatı ise Aşık Veysel ile ilgilidir. Atatürk’e yazdığı şiiri okumak için Sivas’tan Ankara’ya gelen Aşık Veysel, Tandoğan tarafından köylü görüntüsü verdiği ve kılık kıyafeti düzgün olmadığı gerekçesiyle şehir merkezine sokulmuyor. Ulus’a alınmayan Veysel’in sazının da yine bu yıllarda zabıtalar tarafından kırıldığı belirtiliyor.

GAZETECİLERİ TABANCA İLE TEHDİT ETMİŞ!

Tek parti iktidarının ve CHP bürokrasisinin sembol isimlerinden olan Tandoğan, idareciliği boyunca despotluğu ve hukuk tanımazlığıyla biliniyor. Dönemin gazetecilerinden Emin Karakuş, 1977 yılında yayınladığı “İşte Ankara” adlı eserinde Tandoğan’ın baskı ve zulümlerine yer veriyor. Hatıralarında Ankara’dan gönderdikleri haberlerden dolayı çektikleri sıkıntıları dile getiren Karakuş, 1945 yılında Meclis’te, çiftçiyi topraklandırma kanun tasarısı üzerinde yapılan ve CHP içinde cereyan eden tartışmaları bir mektupla Zekeriya Sertel’e yazması ve bunun öğrenilmesinden sonra Tandoğan’ın hışmına uğradığını yazıyor. Tandoğan tarafından makamına çağrılan ve tabanca gösterip, haberin kaynağını öğrenmek maksadıyla tehditlere maruz kalan Karakuş, daha sonra peşine takılan polisler yüzünden zor günler geçirdiğini yazıyor.

YARGILANMAK İSTENİNCE İNTİHAR ETTİ

Tandoğan, Temmuz 1946 tarihinde intihar etti. Bir iddiaya göre, Dönemin Genelkurmay Başkanı Kazım Orbay’ın oğlu Haşmet Orbay’ın adının karıştığı Dr. Neşet Naci Arcan cinayeti ile ilgili mahkemede tanık olarak dinlenen ve sıradan bir vatandaş gibi muamele gören Tandoğan, kendisine yapılan bu davranışı hazmedemeyerek intihar etmiştir.

CHP’NİN “TANDOĞAN ŞOVU” ALAY KONUSU

Öte yandan; Tandoğan Meydanı’nda şov yapmaya hazırlanan CHP, internette alay konusu oldu. Özellikle solcu ve ulusalcı çevrelerin kullandığı internet sitelerinde Kılıçdaroğlu’na yönelik alaycı ifadeler dikkat çekiyor. Bir yorumcu, “Eğer biz Kılıçdaroğlu’nu doğru tanımışsak, bu bir gaz alma operasyonudur. CHP çalışıyor görüntüsü vererek Y-CHP’nin yeni anayasasını meşrulaştırmaya çalışacaktır” ifadelerini kullanırken, bir başka yorumcu da “‘Benim adım Kemal, ben toplarım’ demekle olmaz. N.. toplarsın, sen ancak nal toplarsın. TBMM kürsüsüne sahip çıkma, tutuklu vekillere sahip çıkma, verdiğin söze sahip çıkma, tükürdüğünü yala... Hadi oradan! Kim sana güvenir de meydanlara çıkar?” dedi.

Hasan Tosun / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.