"Başbakan'dan öğrenecek değiliz"

"Başbakan'dan öğrenecek değiliz"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık olağan grup toplantısında partililere seslendi. Bahçeli hükümetin 'Şehitlik düzenlemesi' çalışmasını ise sert bir şekilde eleştirdi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin haftalık olağan grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi; 4+4+4 teklifi konusunda AK Parti inadından artık vazgeçmeli, CHP ise soğukkanlı davranmalıdır. Eğitim sistmimiz tartışmaya açılmış, milli bayramlarımız aşındırılmaya çalışılmaktadır. Gelen şehit haberleri ülkemizin kritik bir yol ayrımında olduğunu bir kez daha teyid etmiştir. En son Şırnak'ta teröristlerle girdiği çatışma sonucu ihlassondakika şehit düşen evlatlarımız bunun göstergesi olmuştur, bu itibarla yeniden analar ağlamış, ocaklar mateme gömülmüş ve milletimiz derin bir teessür yaşamıştır. Afganistan'dan gelen şehitlerimizin acısı yüreklerimizde tazeyken gelen şehit haberleri de yüreklerimizi dağlamıştır. Hayatlarının baharında millet ve vatan sevdasıyla görevlerinde şehit düşen kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve güvenlik güçlerimize başsağlığı diliyorum.

"BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN ÖĞRENECEK DEĞİLİZ"

Her bir şehidimiz gönlümüzde, kalbimizde anılarıyla yaşayacak ve dünya durdukça Türk milletinin kalbinde sancak gibi dalgalanacaktır. Defnedildikleri yer sadece toprak değil bizim yüreğimizdir, şehitlerimizin hakkını ve hukukunu savunmak bizim için bir onur ve vazifedir. Eğer bugün buradaysak bağımsız yaşamanın eşsiz tadını derinlerimizde hissediyorsak, söz ve yetkimizi kullanabiliyorsak biliniz ki bunun yegana nedeni ihlassondakika şehitlerimizin mücadelesi ve özverileridir. 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, bayrak eğer uğrunda ölen varsa vatandır' demiş şair, onların himmet ve hikmetleriyle yurdumuz vatanlaşmıştır. Yeri doldurulamayacak maddi ve manevi bir hazine halinde bize intikal edilmiştir, şehidini ve şûhedasını bilen şartlar ne olursa olsun kalbinde idrak eden bir millet varlığı tökezlemeyecek ve geri adım atmayacaktır. Biz bunları kendimize rehber edindik, şehitlerimize duyduğumuz hürmet ve saygı bu düşüncemizin ve bağlılığımızın gereğidir. Bizim aklımızdan şehit cenazelerini siyasetin dar yerlerine sıkıştırmak ve istismar etmek geçmemiştir. Bizim şehitleri ve şehit cenazelerini siyasi protesto gösterisine dönüştürdüğümüz ve bunu da şehitlerimizin aziz hatıraları adına edep dışı bir davranış olduğu Başbakan'ın ağzından çıkmıştır, onları hakka uğurlarken son görevimizi nasıl yapacağımızı Başbakan Erdoğan'dan öğrenecek ve onun çizdiği sınırlar doğrultusunda yapacak değiliz.

"BEDELİNE KATLANMAK İÇİN HAZIR OLMALI"

Milliyetçi ve ülkücü hareketin canı gönülden hissettiği derin acıyı, mukaddes mekanlarda bu acıyı paylaşmaya girişimini ne Başbakan Erdoğan'ın nede başkasının gücü yetmeyecektir. Şehit kanı üzerinden siyasi hesap yapacak bir vicdansızlığın içinde MHP yer almamıştır, siyasete bunları alet eden gözü karalık aynısıyla AK Parti'de karşılık bulan terbiye yoksunluğudur. Biz şehitlerimizin yasını tutar, Fatiha'lar ile dua eder ve analarımızın acısını paylaşırız. Başbakan Erdoğan, şehit cenazelerinde ki milli sahiplenişten rahatsız olmayı bırakmalı ve ihanet masalarının bedeline katlanmak için bugünden hazır olmalıdır.

Şehitlerimizin aileleri milletimize emanettir, anlaşıldığı kadarıyla şehitlerimizin dul ve yetimleriyle, gazilerimizle ilgili 20 maddelik bir değişiklik ön görülmektedir. Başbakan Erdoğan bu konuda geniş imkanlar sunulacağını iddia etmektedir, biz bu kapsamda atılan her adımdan memnuniyet duyarız ancak yeni diye söylenen adımların eski lokal adımların iyileştirilmesinden başka birşey olmadığını belirtmek ihlassondakika isterim, bir aşamaya kadar bunun olumlu bir niyet olduğunu bizde inkar etmiyoruz. Terör olayları sebebiyle gidiş gelişler sonucu meydana gelen yaralanmalar ve hayatını kaybedenler, trafik ve yol güvenliği ile meydana gelen olaylara konu olanları, ilgili dar kapsamın genişletilmesini. Polis ve askeri okullarda okumaya hak kazanan öğrencileri yapılacak yasal düzenlemelerle dikkate almak yerinde bir uygulamalıdır. Bizim için şehit ve gazi aileleri çok büyük bir önemdedir, ahde vefa gereğince bizim parti programımızda ifade edilen ilave önerilerimizin hükümet tarafından değerlendirilmeye tabi tutulmasını istiyoruz.

1 - Şehit ve gazi aileleri icra etmek istedikleri mesleklere sınavsız şekilde alınmalı.

2 - Terörle mücadele esnasında gazi olanlara onurlu bir yaşam sürdürmek için şartlar oluşması.

3 - Mağdurların öncelikli olarak işe yerleştirilmeli, kamu hizmetlerinden yararlandırılmaları.

4 - Şehit ve gazi çocuklarının her kademedeki eğitim harcamaları devlet tarafından karşılanmalı.

5 - Faizsiz konut kredilerinden yararlanmaları için adım atılmalı.

6 - Şehit eşine verilecek bu krediden aynı zamanda şehit annesi ve babası da yararlanmalı.

7 - Şehit ailesine tanınan hak 2 kişi ile kısıtlanmamalı ve bu konu geniş tutulmalı.

Sivil şehitlik tanımlanamaları bu uygulamalara tabii tutulacakları da gündeme getirilmiştir. Hrant Dink'in de şehitlik kapsamına alınacağı ilgili bakan tarafından duyrulmuştur. Şehitlik hukuki bir terim değildir, dini bir hükümdür. Kimin şehitlik makamına yükseleceğine tayin etme lüksü kimsede yoktur. İnancımız şehitliğin hangi hallerde olacağını ifade etmiş ve bu konuda ihlassondakika sınırları kalın çizgilerle çizmiştir. Her hal ve şart altında vefat eden birisinin şehit olması için öncelikle Müslüman olması gerekmektedir. Bunlara aldırmadan AK Parti hükümetinin düşüncesizce şehit tanımını genişletme çabası Allah ve vatan uğruna şehit olan kahramanlara haksızlıktır. Başbakan Erdoğan'ın şehit yakınlarımızı ellerde ve gönüllerde yüceltmek yerine şehitlik ihlassondakika tanımıyla oynaması büyük bir gaflet ve basiretsizliktir.

Hrant Dink'i nasıl ve hangi yetkiyle şehitlik mertebesine yükselteceksiniz? Silah yada başka birşey kaçakçılığı yaparken neyin tanımı olacaktır, birilerini tatmin etmek için verilecek rüşvet değildir şehitlik. Sus payı, maddi imkanlardan yararlandırmak için peşkeş çekilecek bir vasıta olarak kesinlikle görülmemelidir. Açıktır ki rahmani kılığa girmiş siyasi nifak dinimizi, diyanetimizi ve kutsallarımızı yıpratmaktan en ufak çekinme duymamaktadır. Haç'ın gölgesini şehitliğin üzerine tutmak isteyenler titreyip kendisine dönmelidir. Tarih boyunca vatan ve millet sevgisiyle toprağımıza düşmüş ejdadımıza gerek vatan içinde gerek sınır ötesinde milli birliğimiz için Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyor, hepsini rahmetle anıyorum.

Ülkemiz iç ve dış meselelerin yükü ağır meseleleri ile uğraşmaktadır. Sürecin yönü ve işleyişi tehditlerle doludur, AK Parti hükümetinin terörle mücadele de ki zafiyeti millet ve devlet bekâsı için önemli sıkıntılara yol açmıştır. Vizyonsuzlukları, sürekli çark eden politikaları Türkiye'nin 9 yılını aşan bir zamanına mâl olmuştur. AK Parti israf ve heba olmuş yılların markasıdır, boşa kürek ihlassondakika çekmenin, düz yolda yönünü şaşırmanın ve ses çıkarmaktan başka bir işe yaramayan vızıltının kendisidir. Bunun için izlediği siyasetinde sürekli yama yapması son derece normal ve kendi tabiatıyla uyumludur. Hükümetin bölücü teröre karşı tutunduğu tutum bize bunu göstermektedir, büyük bir gürültü ve beklentiyle 2009 yılında önce Kürt sorunu olarak lanse edilen, sonra demokratik açılım olarak düzeltine ve buda yetmezmiş gibi Milli birlik ve kardeşlik projesi olarak söylenen yıkım projesi vardır.

Kürt sorunu sanaldır, sözünden geçtiğimiz yıla kadar şahit olunanlar ihlassondakika hiç bir vijdan tarafından kabul edilemeyecektir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül aynı zihniyetin değişik versiyonu olarak Gürcistan'da sözde Kürt sorununun önemine vurgu yapmıştır, ne tesadüftür ki sayın Gül yine aynı senenin Mart ayında bunu gündeme getirmiştir. Tam 1 yıl sonra Cumhurbaşkanı Gül, önümüzdeki günlerde iyi şeyler olacak diyerek yıkımı adeta müjdelemiştir, bir yanda o tarihlerde şehit verilmiş ve Kandil'den Meclis koridorlarına kadar herkes çözümden bahsetmiş, ellerin tetikten çekilmesi gerektiğine önem verildiği söylenmiştir. AK Parti hükümeti buna devleti de ortak etmiş ve kim yanına yaklaştıysa herkesi ortak etmek istemiştir. Bugün daha iyi fark edilmiştir ki yıkım projesi Mondorosçu zihniyetin aynen devamıdır. Paris konferansının hayat bulması ve yok olmamız üzerine yapılan bahislerin yeniden dirilmesidir bunlar. Başbakan Erdoğan'ın terörle mücadele sözünün etrafında ki gelişmeler bize bunu kanıtlamaktadır. AK Parti zihniyetinin eline tutuşturulan ne olduğu belirsiz güvenlik konsepti diğerlerinden farksızdır. Bu sözde 10 maddelik yeni planın ortaya çıkışında bize göre 3 gelişme etkili olmuştur' dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.